Hasan CEMAL
Evet öyle, 46 yıllık gazetecilik hayatımda kaç kez vatan haini ilan edildiğimi unuttum gitti.
Yazdığım köşe yazılarından, kitaplardan, gazete yöneticisi olarak bazı konularda sergilediğim tutumlardan dolayı vatan haini de,CIA ya da KGB ajanı da ilan edip durdular.
Hatta 2005’te biri, benim ‘cellatlığı’ma bile talip olmuş, gazetesinin birinci sayfasından şöyle yazabilmişti:
“Günün birinde İstiklal Mahkemeleri yeniden kurulsa, Hasan Cemal’in hakkında idam cezası verilse, cellatlığına ilk talip olacak kişilerden birisi ben olurum.” (*)
‘Komünist, bölücü, mürteci, hain, paralelci…’
Bu memleket böyledir.
Belirli konularda ‘devlet klişeleri’nin dışına çıktın mı, ‘resmi tarih’in yalanlarına boş verdin mi, ‘devlet büyükleri’nin nasırına bastın mı, beynini devletin içi boş sloganlarının emrine vermeyi reddettin mi -ya da zülfüyâre dokundun mu- damgayı alnına vuruverirler:
Hain!
Aman komünist derler, aman bölücü derler, aman mürteci derler ya da -bugünün modasıyla aman paralelci derler- ve hain ilan edilirsin, korkutmacası bitmek bilmedi.
Bu kırmızı çizgilerin çerçevesini çizdiği linç kampanyalarıyla, dava ve hapislerle Türkiye’de özgür düşünce, eleştirel düşünceöteden beri sindirilmek, boğulmak istendi.
Siyasal iktidarların bakış açılarını sorgulamak bu ülkede her zaman tehlikeli bir işti, bugün de tehlikeli olmaya devam ediyor.
‘Erdoğan iktidarı’nın ağzından vatan haini sözü hiç ama hiç eksik olmuyor.
Bir gün Cumhurbaşkanı, bir gün Başbakan, hoşlanmadıkları görüşlere yönelik hainlik damgasını bol kepçe dağıtıp duruyorlar.
Erdoğan’ın son ‘hain’i İhsan Yılmaz
Bu açıdan çarpıcı bir örnek daha var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yazarı, bir konuşmasından dolayızavallı hain ilan ederek şöyle dedi:
“ABD'de Türkiye'yi, sürekli imam hatip okulları açıyor, alkolü yasaklıyor diye aslı olmayan ithamlarla, iftiralarla karalayan, kendi ülkesine bu iftirayı atacak, bu ihaneti yapacak kadar alçalan zavallı hale gelen hainler var.”
Bu hain, Fatih Üniversitesi öğretim üyesi İhsan Yılmaz. Today’s Zaman gazetesinde köşesi olan Yılmaz, kendisini şöyle savunuyor:
Geçmişin otoriterlerini militaristlerini nasıl analize tabi tuttu isek, bugünün iktidarını da analiz etmek, eleştirmek hakkımız.
Benim üzerimden Hizmet Hareketi’ni şeytanlaştırmaya çalışıyorlar.
Ben AKP’ye asla cihadist ya da El Kaideci hiçbir zaman demedim. İslamcı bile demedim, neo-Kemalist de demedim.
2011 sonrası AKP’ye Kemalo-İslamist dedim.
Kemalistlerin Türkiye’de dindarlara ve başkalarına yaptıkları eziyetleri, devlet gücü ile onları dönüştürmeye çalışmasını anlatıyor ve AKP’nin de benzer şeyleri dini bir görüntü ile yaptığını izah ediyorum.
Buna da Kemalo-İslamist diyorum.
Hem Türkçe, hem İngilizce böyle çok yazı yazdım, konuşma yaptım.
Herkesi imam yapıyorlar falan dediğim de yok.
Anlatmaya çalıştığım, kâğıt üzerinde olmayan ama pratikte insanların şikâyet ettikleri, meslek lisesi olarak çoğunlukla imam hatip açılıyor olması ve pratikte öğrencilere seçenek bırakılmıyor oluşu.
Sistemin tercih yapmayanları otomatik olarak kendileri istemeseler de imam hatibe yönlendirdiğini söylemeye çalışıyordum.
İmam hatip açılmasına değil, devlet eli ile insanların istekleri rağmına buraya kayıt ettirilmesine itiraz ediyorum.
Yeni imam hatipler talep ve ihtiyaç varsa açılır.
Ancak, devlet, zaten kurulu başka okulu, velilerin rızası olmadan bir gecede imam hatibe çevirirse, bu bazı insanlara din adına eziyet etmek olur ve sevdirmek yerine nefret ettirirsiniz.
Alkol ile ilgili hakkımda söylenenlere gelince…
Erdoğan’ın dini bu işe karıştırmasına itiraz ediyorum.
Ve bu kadar tecrübeli bir siyasetçinin bu konuda İslam’da yasaktan bahsetmesinin basit bir hata olmayacağını, toplumu germe planının parçası olduğunu düşünüyorum.
“Camide içki içtiler” ve “Kabataş’ta başörtülü bacıma saldırdılar” yalanları ile birlikte düşünün tüm bunları.
Koskoca Başbakan, “dinin yasakladığı” lafını kullanınca, bu ülkede biz dindarlar bundan rahatsız olmasak da (çünkü alkol evet haramdır), bu ülkede milyonlar rahatsız olur, ülke gerilir, iç barış zarar görür.
Erdoğan, bu cümleyi 2005’te kurar mıydı?
Erdoğan’ın dilinin, İslamcı bir dile evrildiğini söylüyorum.
Bence İslamcılık, İslam’ın siyasete alet edilmesidir.
İslamcılık, iktidarı ele geçirip, toplumu devlet gücü ile dindar yapmanın ideolojisidir.
Bu hem dine zarar verir (bugünlerde olduğu gibi), hem de insanları riyakâr yapar.
İran’da yapılan bunun bir türüdür.
Türkiye, elbette İran’dan pek çok açıdan farklıdır, ancak İslamcılığın tepeden inmecilik gibi, dini siyasete alet etmek gibi bazı ortak noktalarını her yerde gözlemlemek mümkündür.
“Türkiye İranlaşıyor” diye bir sözüm hiçbir zaman olmadı.
Orası gibi otoriterleşiyor ama henüz o aşamada değil diyorum.
Türkiye’nin asla İran olmayacağını ben yıllarca anlattım ve anlatıyorum zaten.
‘Havuz medyasının beni linç etmesine cevabımdır’
Görüşünü beğenmeyip ‘hain’likle
suçlamak, hedef göstermek
Doç. Dr. İhsan Yılmaz’ın uzun yazısından bazı bölümler böyle.
Görüşlerini beğenir ya da beğenmezsiniz.
Ama kalkıp onu ‘hainlik’le suçlarsanız olmaz.
Hele bunu, onun ağzından çıkmayan bazı gerçek dışı sözlerle yandaş basında bir linç kampanyası haline getirirseniz…
Hedef gösterirseniz…
Yine olmaz.
Ne mi olur?
Demokrasinin bazı temel değerleri hiçe sayılmış olur.
Türkiye’nin demokrasi sularından nasıl hızla uzaklaşmakta olduğunun bir göstergesi daha sergilenmiş olur.
Demokrasinin geçerli olduğu hiçbir ülkede vatan haini, hainsözcükleri cumhurbaşkanlarının, başbakanların ağzından böylesine uçuşmaz havada…
Ne yazık!
* Hasan Cemal, 1915: Ermeni Soykırımı, Everest Yayınları, sayfa 6.
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024