Hasan CEMAL
Özel mülkiyete ve rekabete dayalı kapitalizm ideal bir sistem mi?
Elbette hayır.
Yapısında adaletsizlik var.
Eşitsizlik var.
Gelir dağılımında hakçalıktan uzak.
Dayanışmaya boş veriyor.
Doymak bilmeyen ‘kâr açgözlülüğü’ krizlere ebelik yapıyor.
İşsizlik ve yoksulluk yaratıyor.
Pazar ekonomisi böyle bir mekanizma.
Sosyal sözcüğüyle, ‘sosyal devlet’le, ‘refah devleti’yle bir hayli ehlileştirilmiş olsa da, insanlık ‘kapitalizmin illetleri’nden bugüne kadar bir türlü kurtulamadı.
Peki ya demokrasi...
İdeal bir sistem mi?..
Bunun yanıtı da hayır.
Kapitalizm nasıl ‘ekonomik rekabet’le işlerlik kazanıyorsa, çok partili demokrasi de ‘siyasal rekabet’e dayanır.
İkisi genellikle iç içedir.
Biri olmadan diğeri olmaz.
Ya da biri, zaman içinde, diğerini doğurur.
Evet, kapitalizm ve demokrasi...
İkisi de ideal olmaktan uzak.

Diğerleri tutmadı...
Ama ikisinin yerine de yeni bir düzen, daha iyi bir alternatif sistemçıkmadı bugüne kadar.
Bir ara çıktığını sandık.
Lenin’in, Stalin’in Sovyetler Birliği...
Mao’nun Çin’i...
Ho Şi Min’in Vietnam’ı...
Pol Pot’un Kamboçya’sı...
Ya da Humeyni’nin İran İslam Devrimi...
Olmadı, hiçbiri tutmadı.
Buna karşılık ekonomik ve siyasal rekabet, kapitalist ve demokratik düzenlerde kendi kendini yenileme yolunu açık tuttu.
Bu düzenlerde sistem, ara sıra da olsa kendi kendini reforme edebildi.
Bir çerçeve çizdi.
Oyunun temel kurallarını belirledi.
Hiç kuşkusuz ideal değildi her şey.
Ama kapitalizm ve demokrasi diyorsan, oyunu kuralına göre oynamak gerekiyordu.
Bu durum, özellikle Berlin Duvarı’nın 1989’da çöküşüyle birlikte çok daha belirgin hale geldi.

Yunanistan oyuna arkasını mı dönecek?
İşte, Avrupa Birliği de böyle bir çerçeve.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında pazar ekonomisiyle, çok partili demokrasi ve hukuk anlayışıyla oyun kuralları belirlenmiş bir yapı...
Elbette reddedebilirsin.
Hayır, ben bu oyunda yokum diyebilirsin.
Sırtını dönebilirsin.
Ödeyeceğin bedeli de göze alarak, kendine yepyeni bir yol da çizebilirsin.
Hepsi olabilir.
Ve sıra güncel soruda:
Yunanistan şimdi böylesine radikal bir yol ayrımında mı?..
Bu kadarına ihtimal vermiyorum.
Aleksis Çipras liderliğindeki Syriza’nın Yunanistan’ı bu kadar kritik bir kavşağa getirmiş olabileceğini sanmıyorum.
Yunan halkı, pazar günü ezici bir çoğunlukla AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’den oluşan ‘Troyka’nın ‘kurtarma planı’na hayır diyerek hem Yunanistan’ın, hem Avrupa’nın önünde gerçekten yeni bir sayfa açmış oldu.
Bu yeni sayfada neler yazılacağı ise henüz belirsiz.
Ama Başbakan Çipras kazandığı zafer sonrasındaki ilk açıklamasında, Avrupa’dan kopmak gibi bir niyetleri olmadığının altını çizdi ve ‘Troyka’yla, yani Yunanistan’ın alacaklılarıylakurtarma planı konusunda yeniden pazarlık masasına oturabileceğini belirtti.
Ne kadar gevşetseler de kemer sıkma, kemer sıkmadır!
Pazar akşamından beri Başbakan Çipras’ın eli güçlenmiş durumda.
Ülkesinin borç ödeme koşullarını yumuşatabilir, ‘kemer sıkma’yı gevşetebilir.
Ama nereye kadar?
Kritik soru bu.
Acı reçete ne kadar tatlandırılabilir?
Örneğin, Almanya’da bu yakınlarda yayımlanan bir anket, kamuoyunun yüzde 87’sinin Yunanistan’a daha özel bir muameleyapılmasına karşı...
Diyelim ki, yeniden masaya oturuldu ve kemer sıkma daha bir gevşetildi.
Ama ancak gevşetilebilir.
‘Acı reçete’nin özü yine değişmez.
Kemer sıkma yine kemer sıkma olarak kalır.
Peki, Aleksis Çipras burada ne yapar?
Yüzde 60’a, bazı iyileştirmelerle ‘acı reçete’yi kabul ettirebilir mi?
Ya da ne haliniz varsa görün deyip, önce Avro’dan, sonra daAB’den çıkar mı?
Şimdilik bu iki seçenekten başkası gözükmüyor.
Her ikisi de çok zor.
Özellikle Yunan halkı için ölümlerden ölüm beğen gibi...
Her ikisi de, ekonomiyle siyasetin önünde büyük bir kargaşanın, ana baba günlerinin kapısını ardına kadar açabilir.
Syriza’yla sola savrulan Yunanistan, bu kez Altın Şafak faşizmine doğru savrulabilir, demokrasisi tehlikeli sulara çekilebilir.
‘Devlet adamları’ aranıyor
Yunanistan’da siyaset sınıfının yakın geçmişte kötü bir sınav verdiği konusunda kuşku yok.
Değirmenin suyu meselesini hiç ciddiye almadılar. Ülkelerini imkânlarının ötesinde yaşatabileceklerini sandılar.
Ya da briç kulübünde pişpirik oynanamayacağı gerçeğini yıllar yılı görmek istemediler.
Bugün gelinen noktada, hiç kuşkusuz ‘Troyka’nın da hataları, dayatmaları oldu.
Ama bundan sonrasında, borçlarının üstüne yatan bir Yunanistan’a yeni bir kıyak çekilmesi gibi bir örneğin yaşanmasına AB’nin, hele Almanya’nın izin vermesi uzak ihtimal.
Böyle bir gelişmenin, halen kemer sıkma politikaları sürecini ite kaka yaşamakta olan İspanya, Portekiz ve İtalya’ya kötü emsal oluşturacağı düşünülüyor.
Bu bakış açısı, AB ile Almanya’yı bir ölçünün ötesinde yine katı bir tavra itebilir mi?
Kısacası:
Her ihtimal var.
Ne yazık ki öyle.
Yunanistan’ı bugünkünden çok daha büyük acıların kucağına düşmekten kurtaracak olan ‘devlet adamlığı’dır.
O devlet adamları acaba var mı iki tarafta?..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024