Hasan CEMAL
On yıl geçti!
Ne yazık ki acılar bitmedi, yaralar kabuk bağlamadı.
Senin dava bile geçen bunca yıla rağmen bir türlü bitmek bilmiyor.
Katillerin, anlaşılan o ki, devletin kapkaranlık dehlizlerinde yitip gitmesi istenmekte...
Hazin olan birşey daha var, bu da biraz benimle ilgili:
Eli kolu bağlı olmak...
Çaresizlik duygusu da diyebilirsin.
Ara sıra, bugün olduğu gibi yeri geldiğinde, artık pek öyle okunduğunu da sanmadığım yazılar yazmak bana acıklı geliyor.
Buza yazar gibi birşey...
Çünkü değişen birşey olmuyor, bu yaşamakta olduğumuz zor zamanlarda...
Sevgili Hrant;
Bu yakınlarda Nice'teydim.
Epeyce kulağını çınlattık.
Kaç yıldır hapiste olan sevgili Sevan Nişanyan'ı da sordular, yoksa unuttunuz mu onu diye...
Ben de dedim ki, Aslanlı Yol isimli son kitabı elimin altında ama daha başlayamadım okumaya...
Sizin Noel günü, 6 Ocak'ta St. Marie Kilisesi'nde ayine katıldık. Küçük çocukların org eşliğinde söyledikleri ilahiler çok güzeldi, bir o kadar da hüzünlüydü.
Sonra hep birlikte Bansamian okulunda öğle yemeği yedik.
Genç bir adam duduk çaldı, genç bir kadın Sarı Gelin'i söyledi.
Gözlerimiz doldu.
Videoya çektim, sevgili Rakel'e gönderdim.
Sevgili Hrant;
Duduku ve Sarı Gelin'i ilk defa sen toprağa verilirken, kabir başında dinlemiştim.
Bir yıl sonra 2008'in eylül ayı olmalı, Erivan’da bir gece Amberin Zaman’ın evinde, (sevgili Amberin'e de, 'milli güvenliğe tehdit' diye gazeteciliği yasakladılar) hiç unutmam, Civan Gasparyan önüne senin büyücek bir fotoğrafını koyarak çalmıştı Sarı Gelin'i, yüreğimize işleyen o duduğuyla.
Duygu fırtınası içinde dinlemiştik.
Kökleri Anadolu'ya, Muş'a uzanan Civan Gasparyan, “Çıplak geliyor, çıplak gidiyor insan bu dünyaya... Bundan kimse kurtulamıyor. Bu dünyada iyi ulus, kötü ulus yok, iyi insan, kötü insan var” demişti.
O hüzünlü Erivan akşamı kadehlerimizi senin için kaldırmıştık.
Sevgili Hrant;
Yine zor zamanlardan geçiyoruz.
Ruhum öylesine sıkıntılarla yüklü ki...
Senin sevdiğin, seni seven çok insan ya hapiste, ya sürgünde.
Demokrasi, hukuk, özgürlük hak getire...
Öyle bir anayasa geliyor ki, halkoylamasından da geçtiğinde, tek bir adam tüm iktidar dizginlerini eline geçirerek tepemize oturmuş olacak.
İfade özgürlüğü boğuluyor.
Hapishaneler doluyor.
Kürtler şeytanlaştırılıyor.
Soykırım yeniden tabulaştırılıyor.
Garo Paylan’ın Meclis kürsüsünden yaptığı ve içinde soykırımgeçen konuşması üzerine kıyamet koptu.
Rezil diye nitelediği anayasa değişikliğinden vazgeçilmesini isteyen sevgili Garo'nun, “Çoğulculuğu soykırım ve katliamlarla kaybettik" sözü de Meclis tutanaklarından silindi, üstelik kendisine üç birleşimlik bir ceza verildi.
İnsanın içini acıtan bu olayla ilgili Karin Karakaşlı'nın 'Belge' başlıklı güzel yazısının bazı satırları şöyle:
Garo Paylan’ın konuşmasına
karşı birleşen o linç cephesi...
AKP, CHP ve MHP de soykırım
kelimesini kullanamayacağıma
dair zelil açıklamalar yaptılar.
Mahalle baskısı da diyebilirim.
Vekiller alkış kıyamet destek
verdiler.
Linç ortamı vardı.
Demek ki neymiş?
Anayasa değişir, tarih
değişmezmiş.
Yıllardır haykırıp duruldu ya,
“hani belge, hani belge” diye.
Aradığınız o meşhur belge, Garo
Paylan’ın tutanaktan kazıdığınız
konuşmasında.
Kaydına tahammül edemediğiniz o
beyanın yerindeki boşluktadır
o belge....
Biz susalım, boşluk konuşsun.
Sevgili Hrant;
19 Ocak'ta, perşembe günü seni sevenler, demokrasi, hukuk, kardeşlik ve özgürlükten yana olanlar, yine AGOS'un önünde toplanacağız.
Bir zamanlar sen de tarihe dokunurken ateşle oynadığının farkındaydın.
Bu ülkede tarihe dokunmanın, yalanda yaşamayı reddetmenin, aklı özgürleştirmeye kalkışmanın ne kadar netameli, tehlikeli bir zanaat olduğunu elbette biliyordun.
Ama her şeye rağmen son derece kararlıydın, taşları yerinden oynatmak konusunda.
Akıllar özgürleştikçe, geçmişin acılarının bir daha yaşanmayacağından, bu toprakların sonunda trajedilere doyacağından kuşkun yoktu çünkü.
Tarihin, bu memleketi artık paçalarından çekemeyeceği bir dönemin önümüzde açılması için taşları yerinde oynatmaya gayret ettin sonuna kadar...
Hiç merak etme.
Biz de senin gibi, taşları sonuna kadar yerinden oynatmaya kararlıyız sevgili kardeşim....
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024