Hayko BAĞDAT
Ajanslara yine bir haber düştü:
“ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, gündemine aldığı Ermeni soykırımı karar tasarısını oy çokluğuyla kabul etti.
Dış İlişkiler Komitesi’nde oylanan tasarıya 12 olumlu, 5 olumsuz 1 de çekimser oy çıktı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jean Psaki, Senato Dış İlişkiler Komitesi’ne gelen 1915 yılı olaylarıyla ilgili Ermeni tasarısıyla ilgili soruyu yanıtladı:
‘Uzun süreden beri pozisyonumuz, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ölümlerine yürüyen veya katledilen 1,5 milyon Ermeni’nin kaybedilmesinin yasını tutma ve (bunu) tarihi gerçek olarak tanımaya yöneliktir. Bu korkunç olay, 20. yüzyılın en kötü zulümlerinden biri olarak sonuçlandı ve ABD, bunun Ermeni halkı ve Ermeni kökenliler için hala ciddi bir acı olarak kalmaya devam ettiğinin farkında. Bunun ötesinde başka bir yorumum olmayacaktır.’” (www.ccnturk.com)
Ne hissettiniz okuyunca?
Öfke?
Haksızlığa uğramışlık?
Batı’nın geleneksel riyakâr tavrına karşı hayal kırıklığı?
Ben ne hissetmeliyim okuyunca?
Mutluluk?
Katledilmiş halkımın hatırası adına umut?
Türkiye’de kararın yaratacağı tepki için kendi adıma endişe?
Her şey bir Hollywood filmi gibi arkadaşlar.
Bir korku edebiyatı içindeyiz sanki.
Anlatayım.
Güzel, müstakil, geniş bir eve taşınan ailenin hikâyesi bu.
Bir adam, bir kadın ve iki küçük çocuk büyük bir sevinçle yeni bir hayata başlamanın heyecanındadır film başlarken.
O evde varolan sorunların çözümü kolaylaşacak, adam arzu ettiği çalışma odasına kavuşacak, kadın uzun zamandır hayal ettiği sükûnet ortamını bulacak, çocuklar için ise bahçede iki sevimli salıncak hazır edilecektir.
Yeni ev şans getirecek, aile son dönemde yaşadığı tüm sıkıntılardan kurtulacaktır.
Tüm izleyenler olarak o aileyi tutarız biz.
Bunun bir korku filmi olduğunu unutur ailenin gündelik hayatının detaylarına dalar gideriz.
Fakat sonra olmaması gereken bir şey yaşanır.
Evden uğultular gelmeye başlar.
Gittikçe daha çok duyulur hâle gelen uğultular.
Sonra siluetler belirmeye başlar sağda solda.
Gaipten gelenin yarattığı başa çıkılamaz bir huzursuzluk kaplar evin her yanını.
Çocukları korkutur.
Kadın çocuklarını korumak isterken iyice bozar psikolojisini.
Adam çaresizlikten artık daha öfkeli, daha saldırgan birine dönüşmüştür.
O sesi susturmak isterler.
Silah edinirler.
Yardım çağırırlar.
Fakat o ses susmaz.
Filmin bir aşamasında daha önce açılmamış bir çekmeceden bir fotoğraf çıkar ortalığa.
O evin eski sakinlerinin bir fotoğrafı geçer ailenin eline.
Soruştururlar.
O evde cinayet işlenmiştir.
Ve evin bodrumunda usulsüzce gömülüdür hâlâ maktulun bedeni.
Anlamaya başlarlar.
O ses onları korkutmanın değil, katli için adaletin peşindedir.
Bir de teamüle uygun bir mezardır talebi.
Belki evin yeni sakinlerini korumak da ister sonsuzluğa teslim olmadan evvel.
Katil serbesttir çünkü ve yeni cinayetler işlemesine hiçbir mani yoktur.
Belki o sesin sahibi de korkuyordur uzun zamandır.
Sonra o sesi tutmaya başlarız hep beraber.
O evin yeni sakinlerinin biran önce duymaya başlamasını, anlamasını, hem kendilerine hem maktulun hatırasına yardımcı olmasını isteriz.
Evlerimizin bahçesinde bir mezar taşı görmek istemeyiz hiçbirimiz elbette.
Fakat ceset zaten bodrumdaysa yapacak ne kalır geriye?
Türklerle Ermenilerin hâli böyle işte.
O sesi susturmak için yeni cinayetler işlemek sadece kafamızdaki uğultuyu çoğaltıyor.
Oysa dinlemeli artık onu.
Çok şey istemiyor.
Adalet, usulüne uygun bir mezar taşı, belki de bir Fatiha...
Twitter:@haykobagdat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024