Hayko BAĞDAT
Şehirlere yağan bombalar, paramparça olmuş çocuk bedenlerinin videoları, yollara, çöllere sürülmüş, hangi yöne gideceğini karşısına çıkan gazetecilere soran panik halinde kitleler, otobanlarda infaz edilen kadınlar, erkekler, Erdoğan’a paralı askerlik yapan toplama çetelerin infazları, kafa kesenler, kimyasal silah iddiaları ile yanmış vücut fotoğrafları, cesetler, cesetler, cesetler...
“Barış Pınarı” dedikleri yayılmacı işgalin Kürt halkına uyguladığı kılıçtan geçirme harekatının dokuz günlük akışı budur. “Mola” verdikleri şey katliamdır. Beş gün içinde cesetleri gömmek, yaralılara doktor bulmak, sivil halkı alelacele bir yerlere ulaştırmak için çabalıyor insanlar şimdi.
Beş günlük süre dolmak üzere artık.
Bu hengamede, Kürtler, onlara sunulan tekliflere bir cevap vermek zorundalar. Tekmil dünya, bütün uluslararası mekanizmalarıyla seçenekleri belirledi, General Mazlum Kobane’nin önüne koydu, “haydi seç birini acele” diye bekliyor.
Peki Kürtlere bu katliam arası kısa süreçte hangi seçenekler sunuluyor?
Kürtler, “neyle ne” arasında bir karar alacaklar?
Bakalım...
Erdoğan, müttefiki Trump ile beraber çok net bir teklif sunuyor. Ateşkesi sağlayan 13 maddenden okuduğumuza göre, Kürtlerden beklentisini istikrarlı bir duruşla yenileyip duruyor: “Teslim olun” diyor...
“Türkiye’nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır” diyor...
Yani bütün öz savunmanızı, statülerinizi, kazanımlarınızı bırakın. Topraklarınızı terk edin. Oraya milyonlarca selefi getirerek topraklarınıza yerleştireceğiz. Demografik değişiklik yapacağız. Bölgeyi geri dönülemez şekilde siyasal, mezhepsel, ekonomik, sosyolojik değişikliklere uğratacağız. Kaçanlarınız rejime sığınsın. Kaçamayanlarınız çetelere kalacak. Hemen teslim olun diyor.
Peki Esad ve Putin ne diyor? Kürtlere hangi teklifte bulunuyor?
Kaynaklardan sızan bilgilere göre SDG'nin kontrolündeki bölgelerdeki devlet binalarına Suriye bayraklarının çekilmesi ve uzun vadede "Beşar Esad yönetimi altındaki Suriye'nin toprak bütünlüğüne karşı bir adım atılmaması"
SDG'nin, uzun vadede Suriye ordusunda Rusya'nın kurduğu ve finanse ettiği 5. Kolordu'ya katılması.
Yani bütün öz savunmanızı, statülerinizi, kazanımlarınızı bırakın. DAİŞ’e karşı verdiğiniz savaşı, kayıplarınızı, acılarınızı unutun. Biraz sonra size Amerikancı terörist muamelesi yapma ihtimali olan Rejim’e teslim olun. Kaderinizi ve iradenizi Esad’a teslim edin diyor...
Savaşın kaderini belirleyecek bu birkaç günlük sürede Mazlum Kobane’nin acil cevap verilmesi gereken seçenekler bunlardır işte.
Tarihsel bir yenilgi belgesine imza atması isteniyor. Kürtlerin, daha doğru dürüst bir statüye sahip olmadıkları halde burunlarına dayatılan “Sevr” maddeleri gibi sanki.
Dünya, yarım asırdır diliyle, kültürüyle, kimliğiyle, onuruyla yaşamaya çalışan, bunun için nesiller boyunca evlatlarını mezarlara veren, mahpuslarda, işkencelerden geçirilen, aşağılanan, katledilen Kürt halkına “teslim olun” diyor. Katillerinize teslim olun. Kaderinizi onların ellerine teslim edin. Demokrasi, insan hakları, kültürel haklar falan yok. Geldiğiniz noktadan 50 yıl geri döneceksiniz diyor.
Evlerinden, dillerinden, evlatlarının geleceğinden, Kürtlüklerinden vazgeçmeye zorlanan insanların hikayelerine şahit olduğumuz onlarca yılın sonrasında geldiğimiz nokta buymuş yani.
General Mazlum Kobane, teslimiyet imzası atmazsa, şehirlere yağan bombalar, paramparça olmuş çocuk bedenlerinin videoları, yollara, çöllere sürülmüş, hangi yöne gideceğini karşısına çıkan gazetecilere soran panik halinde kitleler, otobanlarda infaz edilen kadınlar, erkekler, Erdoğan’a paralı askerlik yapan toplama çetelerin infazları, kafa kesenler, kimyasal silah iddiaları ile yanmış vücut fotoğrafları, cesetler olacakmış her taraf.
Böylesi bir alçaklığın, böylesi bir ahlaksızlığın karşısında Kürt halkının yanında ve dostu olmak her onurlu insanın görevidir bence. Tarih kayda geçiriyorsa böylesi dönemleri, tarafımız belli olsun her birimizin...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024