Hilâl KAPLAN
En koyu milliyetçisinden, en benim diye demokratına,
En Atatürkçüsünden, en anarşist takılanına,
En yeşilcisinden en kapitalistine,
En Aydınlıkçısından en Tarafçısına kadar geniş bir kesimin tek bir derdi var: Erdoğan sorunu.
Onlara göre memlekette Kürt sorunu mu varmış, 30 yıldır kan gövdeyi götürüyormuş, Erdoğan'ın başta olması kadar mesele değil.
Memlekette Alevi meselesi varmış, on yıllarca çok acılar çekilmiş, geç de olsa devlet adım atacakmış; sorun değil. Erdoğan başta, onu n'apacağız?
Memlekette bir köy nüfusu kadar Rum kalmış, onların da Ruhban Okulu 1971 muhtırasından beri ilk kez açılacakmış, mesele değil. Erdoğan hâlâ Başbakan, sonbahar da ısınamadı gitti?
Sorun ne paketin kendisi, ne içeriği ne de açıklanma usülüdür; sorun ülkedeki demokratikleşme iradesini temsil eden siyasî merkezin hâlâ Erdoğan ve partisi olmasıdır.
Sorun, yukarıdaki toplumsal meselelerin her birinde ve daha fazlasında demokratikleşme adımını atacak olanın, aylardır hakkında diktatör yakıştırması yapılan lider olmasıdır.
Yıllardır demokrasi diye dilinde tüy bitenlerin, paket daha açıklanmadan, içeriğine burun bükmelerinin tek anlamı bu hınç ve kaybetmişlik duygusudur.
'Memleket demokratikleşecekse, onu da biz yaparız' diye böbürlenenlerin 'oyun dışı' kaldıklarını kabul edemeyişleridir.
***
Paket, çözüm sürecinin bir parçası mı?
Paketin açıklanma tarihi, 30 Eylül 2013. Geçtiğimiz sene, yine 30 Eylül'de gerçekleşen kongresinde Ak Parti, '2023 vizyonu' çerçevesinde hayata geçirileceği açıklanan 63 maddeyi ilan etmişti. Paketin içeriğinde, o 63 maddenin önemli kısmının olacağını biliyoruz. 30 Eylül 2012'de çözüm sürecinin 'ç'si ortada yokken açıklanmış maddeler olduğu için paketin sırf çözüm süreciyle ilgili olduğunu söylemek mümkün değil.
Ayrıca içeriğin Alevi meselesdinden başörtüsüne, askerî eğitimden azınlık haklarına kadar geniş bir alanı kaplıyor olması da sırf çözüm süreciyle ilgili olduğu intibaını yanlışlar nitelikte.
Üstelik Kandil'in Eylül başında çekilmeyi durdurduğunu açıklaması da, hükümetin 'PKK'ya taviz verdiği' yolundaki argümana karşı da elini kuvvetlendirdi. Zira PKK sayesinde değil, bilakis PKK'ya rağmen yapılan reformlar olduğu algısı güçlenmiş oldu.
Tüm bunlara ek olarak, paketin çözüm sürecinden bağımsız olduğunu iddia etmek de naiflik olur. Demokratikleşme, adı çözüm olan sürecin vazgeçilmez bir parçası olduığuna göre, bu paketin adım adım hayata geçirilmesi sürecin gidişatına da müsbet yönde etki edecektir.
Kapalı kapılar ardında mı hazırlandı?
Kapalı kapılar metaforu, sanki kirli ve gizli bir iş yapılıyormuş efekti vermesi bağlamında kullananaların işine geliyor olabilir.
Ancak paketin içeriğine dair sızan konuların zaten kamusal alanda on yıllardır tartışıldığını, bizzat Başbakan'ın Âkil İnsanlar raporlarından istifade ederek bu pakete şekil verdiğini söylemesini ve konuyla ilgili tüm STK'ların benzer talepler içinde olduğunu göz önünde bulundurursak, kapı arkasında yapılacak pek bir iş kalmıyor.
Kaldı ki paket en nihayetinde bugün açıklanıyor. Bundan sonra da tartışılacak. Meclis Genel Kurulu'na gelene kadar da milletin temsilcileri istişare edecek ve en nihayetinde onlar karar verecek. Eğer can sıkıcı olan meclis çoğunluğunun Ak Parti'de olmasıysa, işte ona 'Demokrasi acıtır'dan başka denebilecek bir şey yok maalesef.
Neden paket; her şey tek bir torbaya konuluyor?
Bugüne kadar Ak Parti başörtüsü meselesine el attığında 'Ya Alevi meselesi?'; Kürt meselesine el attığında 'Başörtüsünü unuttunuz' dendi. 'Demokratikleşme bir bütündür, parçalarına ayrılamaz' diye de eklendi. Şimdiyse hemen her meselemizi ele alan bir paket söz konusuyken 'torba' sıfatıyla küçümsenmeye çalışılıyor. Onyıllardır hakları devlet tarafından gasp edilenlerin acelesiyse büyük ama onların umrunda değil.
Üstelik paket halinde açıklanacak olan maddeler, paket halinde değil, tek tek mecliste oylanacak. Yani tek bir 'torba' içinde oylanmayacak. 'Ya hep beraber, ya hiçbirimiz' diye sokakları inletmeyi bilenler, bu kadarcığı da akıl etseler hiç fena olmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019