Hilâl KAPLAN
Birinci Dünya Savaşı tarihinde, Osmanlı'yı belki de en çok sarsan, Arapların bir kısmının Osmanlı'ya karşı İngilizlerin teşvikiyle ayaklanması olmuştu.
Arapların ayaklanışını, Osmanlı'nın altındaki halının geri döndürülemez biçimde çekildiğinin delili sayanlar oldu.
Ne var ki, Mekke Emiri Şerif Hüseyin ve oğulları, 'Arabistanlı Lawrence' danışmanlığında ayaklanmadan önce İttihatçılar, merkeze uzak vatandaşların aidiyet bağını daha da zayıflatan uygulamalara girişmişti bile.
İttihatçıların iktidarında, iki tehlikeli soru güç kazanarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun üzerine bina edildiği sacayağının iki hayati unsurunu, ümmet şuuru ve makam-ı hilafete biatı yerle bir etmiştir. Jön Türklerden, Sultan Abdülhamit'i deviren İttihatçılara kadar devam eden milliyetçilik damarı, Halife ve İmparatorluğa bağlı olan Araplarda bile neden milliyetçilik yapmadıkları sorusunun karşılık bulmasına güç kazandırmıştır. Ayrıca Osmanlı Halifesi'nin, Sultan Abdülhamit'in İttihatçılar tarafından zorla haledilmesi, Hilafet makamının heybetine ve kuşatıcı gücüne zarar vermiştir.
"Yönetimdekiler Hilafet'e saygı duymazken, biz neden bağlılık duyalım?" sorusu zeminbulmuştur.
Ayrıca Abdülhamit'in 'göz hapsinde' tutmak için İstanbul'a getirdiği Şerif Hüseyin'i İttihatçıların Mekke Emiri olarak geri yollaması, Hasan Cemal'in dedesi Cemal Paşa'nın 'hain' oldukları iddiasıyla Bilâd'üş Şam'daki Arapların önde gelen dini ve kanaat önderlerini infaz veya tehcir ettirmesi (ki Araplar ona 'kan dökücü' anlamında 'El-Saffah' lâkabını takmışlardır), "İngilizlerle işbirliği caiz değil de, Osmanlı'nın yaptığı gibi Almanlarla işbirliği caiz mi?" minvalindeki sorular eşliğinde bir kısım Arap kamuoyunun 'Bu bizim savaşımız değil' itirazlarını yükseltmeleri, 1916'da Arap isyanını başlatan Mekke Şerifi Hüseyin ve benzeri Bedevi liderlerinin İngilizlerle işbirliği yapsalar da yapmasalar da yerlerinden ve belki kellerinden edilecekleri korkusu, Ve modern devlet aygıtına evrilirken halkın hayatına daha fazla müdahil olan Osmanlı İmparatorluğu'nun gittikçe merkezîleşen politikalara kayarak yerel halkların arzu ve taleplerine hitap edilmemesi, Arapların İstanbul'daki temsili azalırken, Bilâd'üş Şam'a Arap olmayan, kimisi üstenci yöneticilerin atanması gibi sebepler sıralanabilir.
Tüm bunlara rağmen, savaş boyunca Osmanlı ordusunda Devlet-i Aliyye/ Hilafet için savaşan Arapların sayısının isyancılardan oldukça fazla olduğunu hatırda tutmakta fayda var.
Şerif Hüseyin ve oğullarına, İngiliz Yüksek Komiseri Henry McMahon vesilesiyle para, silah, büyük ve bölünmemiş bir Arap İmparatorluğu'nu yönetmeleri vaat edilmişti. Hüseyin kendisine, 'İngilizler halihazırda her yerde kolonileşerek halkları bölüp köleleştirerek yönetiyorlar, bize neden bölünmemiş bir Arabistan'ın anahtarını versinler?' diye sormuş muydu bilinmez ama mantık bu kadar içler acısıydı işte.
Nitekim İngilizler, Şerif'e söz verdikleri Suriye'yi, bir ay önce gizlice imzalanan Sykes-Picot Anlaşması'nda Fransa'ya vereceklerini taahhüt etmişlerdi bile. Bir yıl sonra da, yineŞerif'e söz verdikleri Filistin'i ise, Balfour Deklarasyonu ile Siyonist Yahudilere taahhütetmişlerdi. Neticede, savaş sonrası Suriye ve Filistin'de kimin hâkimiyeti geçti dersiniz?
Cidde'deki Osmanlı Kışlası'na ya da Taif'teki Osmanlı Birliği'ne yapılan saldırılardan sonra Osmanlı bayrağı indirilerek, göndere Sykes- Picot anlaşmasıyla Ortadoğu'yu cetvelle bölen diplomatlardan biri olan Mark Sykes'ın tasarladığı Arap İsyanı bayrağının çekilmesi, Arap isyanlarının 'özgün'lüğü noktasında bir fikir verebilir belki de.
Devam edeceğiz inşallah.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019