Hilâl KAPLAN
12 Eylül rejiminin "armağan"larından olan ve her siyasî iktidarın muhalefetteyken karşı çıktığı, iktidar olunca benimsediği bir kurum olan Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK), geçtiğimiz hafta 30. yılını doldurdu. YÖK'ün bağlı olduğu kanuna göre üniversiteleri şu kurallar çerçevesinde "nizam"a sokması gerekiyor:
(1) ATATÜRK İnkılapları ve ilkeleri doğrultusunda ATATÜRK milliyetçiliğine bağlı,
2) Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini taşıyan, Türk olmanın şeref ve mutluluğunu duyan,
(3) Toplum yararını kişisel çıkarının üstünde tutan, aile, ülke ve millet sevgisi ile dolu,
(4) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren öğrenciler yetiştirmekle yükümlüdürler.
Ayrıca kanunda bu amaca ulaşmak için öğrencilerin geçirilmesi gereken torna sistemi şu "ana ilkeler doğrultusunda planlanır, programlanır ve düzenlenir" denilerek tarif ediliyor:
a) Öğrencilere, ATATÜRK inkılapları ve ilkeleri doğrultusunda ATATÜRK milliyetçiliğine bağlı hizmet bilincinin kazandırılması sağlanır.
b) Milli Kültürümüz, örf ve adetlerimize bağlı,kendimize has şekil ve özellikleri ile evrensel kültür içinde korunarak geliştirilir ve öğrencilere, milli birlik ve beraberliği kuvvetlendirici ruh ve irade gücü kazandırılır.
Bu uzun ama gerekli girişten sonra YÖK'ten en az öğrenciler kadar rahatsız olan Genç Siviller'in mevzuyla alakalı bildirisinden bir kısmı paylaşmak istiyorum:
"Üniversiteler sadece meslek edindiren kurumlar, robot mühendisler, ülke ekonomisinin çarklarını yetiştiren "öğrenim" kurumları ve Ar-Ge tornaları değil özgür ve özgür düşünen bireyleri teşvik eden ve onların önünde yeni ufuklar açan, "özgürlüğün" öğretildiği değil solunduğu kurumlardır. Aynı şekilde bir ülkenin özgür düşüncenin ve düşünsel zenginliğinin teminatlarıdır. Amerika az çok Harvard, Almanya az çok Heidelberg, İngiltere'de az biraz Cambridge-Oxford'dur. ABD az çok değil epeyce Vietnam'a karşı çıkan üniversiteliler ve kampüslerdir. Ulkeler o ülkenin aykırı, muhalif, üstelik sözünü sakınmayan, acıtan kampüsleri kadardır. O kampüslerin renkliliği, zenginliği ve açıklığı ülkelerin içini ferahlatır.
Oysa, maalasef Türkiye'de zaten devlet kurumu mimarisi ve estetiğinde inşa edilmiş üniversiteler siyasi, kültürel ve sosyal olarak çorak ve öğrencisini de çoraklaştıran ve güdükleştiren garnizonlardan ibarettirler. Sadece siyasi olarak değil her bakımdan hoşgörüsüz, kültürel yeknesaklığı dayatan, bildik doğruları empoze eden prangalardır. Mevcut YÖK'ün ve YÖK'ün büyük sorumluluk sahibi olduğu üniversitelerin bilimsel ve ahlaki açıdan içler acısı hali "dünyanın yükselen ekonomilerinden" biri olduğunun içi boş bir şekilde tekrarlandığı bir ortamda bu ülkenin utancıdır.
12 Eylül'ün cisimleşmiş hali YÖK'ü bu haliyle ve bu misyonuyla umarız yeni sivil anayasada görmeyiz. Sivil ve özgürlükçü üniversitelere, cıvıl cıvıl ve özgür kampüslere kavuşmak hayaliyle son 30 yılın rahatsız öğrencileri olarak bu 6 Kasım son olsun son diyoruz...."
Yeni anayasa tartışmaları birkaç maddeye kilitlenecek bir süreç değil; aynı zamanda devletin yeniden yapılanmasını sağlayabilecek bir süreçtir. Bu yüzden 12 Eylül rejiminin kalıntılarını devlet yapısından nasıl temizleyeceğimizi de hesaba katarak bu tartışmayı sürdürmekte fayda var. Yoksa daha çok "Nice yıllara YÖK" demek zorunda kalabiliriz, benden söylemesi...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019