Hilâl KAPLAN
Referandum öncesi Ak Parti, anayasa değişikliği paketinde en çok "12 Eylül'le yüzleşmek" temasını ön plana çıkarmıştı. Darbe döneminde idam edilen gençler anılmıştı, yapılan işkenceler mağdurlar tarafından dile getirilmişti, gerçekleştirilen hukuk ihlalleri hatırlatılmıştı.
Yıllar yılı 12 Eylül'ün en büyük mağduru olduğunu söyleyen solun büyük kısmı bu gelişmelerin hepsine burun bükerek baktı. Ak Parti'nin halkı aptal yerine koyduğu, yüzleşme denilerek martaval okunduğu, zaman aşımından ötürü davanın hiçbir zaman açılmayacağı, solun bu tuzağa düşmeyeceği gibi bir sürü 'çok bilmişlik' taslandı. Bu yüzden sandığa gittiklerinde oy pusulasında Kenan Evren'le aynı yere mührü bastılar...
Ne var ki kendini halktan daha akıllı, ilerde ve aydınlanmış gören sol kesim yanıldı. Ak Parti verdiği sözü tuttu. Referandumdaki yasa değişikliklerinin ima ettiği hukukî gelişmelerin arkasında duran bir siyasî irade gösterdi. 12 Eylül iddianamesi geçtiğimiz hafta kabul edildi. Yani 12 Eylül davası görülecek; Evren ve Şahinkaya yargı karşısına çıkacak.
Fakat bazı solcular, şimdi de ellerinden geldiğince davayı sulandırmaya, önemsiz göstermeye, tahfif etmeye çalışıyorlar. Örneğin sol kimliği olan bir gazetede bile bu önemli gelişme manşet olamadı, alt başlıklarda kayboldu. Atılan başlıklardan da istihza eksik edilmedi. Davayı önemsiz göstermenin bir yolu da iddianameyi başarısız göstermeye çalışmaktan geçiyor. Buna dair de iddianamenin Evren'i çok mutlu ettiğini iddia edecek kadar izan yoksunu yazılar çıktı mesela...
İddianameye yönelik eleştirilere gelmeden, 13 Eylül 2010 sabahı 12 Eylül darbecileri hakkında suç duyurusunda bulunmaya Beşiktaş Adliyesi'ne gitmiş kişilerden biri olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na teşekkür etmek isterim. Bu ülkenin son otuz yılını heba etmiş, hâlen çözmekte bocaladığımız pek çok sorunun müsebbibi bir dönemle yüzleşmeye vesile oldukları için...
Sol'dan gelen eleştirilere baktığınızda, davanın sadece iki sanığı olması öne çıkıyor. Ancak bu eleştiriyi yapanlar sanırım sadece eski bir Genelkurmay Başkanı'nı değil, aynı zamanda eski bir Cumhurbaşkanı'nı sanık sandalyesine oturtacak olan yargının, dönemin sıkıyönetim komutanları, olağanüstü hal valileri, vb.den çekinmeyeceğini hesaba katmıyorlar. Ayrıca şu anda hâlen darbe mağdurlarının suç duyuruları toplanıyor ve bunlar üzerinden de ek davaların açılması bekleniyor. Darbenin baş müsebbiplerinden hayatta olanların sanık olarak seçilmesi, hem bu davanın ilk ve en önemli ayağının ivedilikle gerçekleştirilip nihayete erdirilmesi hem de yıllardır arzu edilen o sembolik beklentinin (Evren'i sanık sandalyesinde görmek) bir an önce karşılanması açısından isabetlidir.
Sol'un Ak Parti'nin öncülük ettiği her adıma bu kadar düşmanca ve üstten bakan bir tavırla yaklaşmasının altında yatan sosyo-psikolojik nedenlerin başında Ak Parti'nin "sağ" gelenekten bir parti olarak görülmesi yatıyor. "Sağ"ın beraberinde getirdiği çağrışımların başında da şüphesiz mütedeyyinlik geliyor. İster CHP ister diğer sol kesimler olsun, "sağ" her dâim hor görülen, her koşul ve şartta karşı çıkılması gereken bir "radikal kötü" olarak konumlandırıldığından Ak Parti'ye bakışta da bu yerleşik önyargının hâkim olduğunu tahmin etmek güç değil. Bu minvalde bazı solcuların yazdıklarının alt metninde "Ak Parti kim ki 12 Eylül'le yüzleşecekmiş" ya da "12 Eylül'le yüzleşilecekse, onu da biz yaparız" üstenciliğinin var olduğunu görmek zor değil.
Bunun yanı sıra, solun CHP'den mülhem "halk için, halka rağmen" zihniyetiyle hareket etmeye devam ettiği de aşikâr. Solun kendisini halktan daha iyi bilen konumda görme hastalığıdır ki 12 Eylül referandumunda halkın "aptalca", kendilerininse öngörülü bir zekâyla davrandıklarını sanmalarına sebep teşkil etmiştir. Hâlbuki referandumda solun hitap etmesi beklenen gelir düzeyi ve eğitim seviyesi düşük kesimlerin ezici çoğunluğunun "evet" dediği ve 12 Eylül iddianamesinin kabulüyle beraber geniş halk kesimlerinin haklı çıktığı göz önünde bulundurulursa, solun halkın da siyasetin de nabzını tutmaktan ne kadar aciz olduğu bir kez daha rahatlıkla anlaşılabilir.
Referandumda "yetmez ama evet"çi olan EDP VE DSİP gibi sol partileri istisna tutarak söylemek gerekirse, solun bu ülkede hangi sonuç alıcı muhalefete imza attığı cevaplanması gereken acı bir soru ve eksiği hissedilen büyük bir boşluk olarak karşımızda duruyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019