Hüseyin GÜLERCE
Önceki günkü Bakanlar Kurulu’nda dershaneler konusunda, sağduyu galip geldi ve büyük bir yanlıştan dönüldü.
Yanlışa dur denildi ve dershanelerin, öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin görüşünün alınması noktasına gelindi. Allah aşkına en başta yapılması gereken bu değil miydi? Bunu en başta yapsaydınız, şu kadar kırıcılık, gönül yıkma, tedirginlik, endişe yaşanmasaydı olmaz mıydı? Gezi olaylarının ilk iki gününde de böyle olmadı mı? İlk gün gelen yargı kararına tepki gösterildi ama sonra o karar, meselenin çözümü için can simidi oldu. “Yargı kararını bekleriz, bizim lehimizde çıksa bile plebisite gideriz, halkın dediğini yaparız…” denilince tepkiler soğutuldu. İçişleri Bakanı Sayın Güler, birkaç gün önce Meclis’te aynen şunları söyledi: “Gezi olaylarında kavrayamadığımız yerler var mı evet var, kavrayamadık. Hatta olayların arkasında uluslararası güçler ve çözüm sürecinin baltalanmasına kadar varan bir arayış olduğunu belirtmek isterim.”
Dershanelerin kapatılma teşebbüsünde de aynısı var. Yanlış durdu ama hata devam ediyor. Sayın Arınç, konuyu yeniden değerlendireceklerini ama “hükümetimizin kararı doğrudur, yeterince anlatamadık herhalde…” diyor.
Anlatılan ve anladığımız şu. Eskiden eğitim sisteminde aksaklıklar vardı. Çocuklarımız başarılı olamıyordu. Dershaneler bir ihtiyaç olarak doğdu. Çok da faydalı oldular. Ama şimdi hükümet çok yatırım yaptı, sistemdeki aksaklıklar giderildi. Artık eğitimi sadece okullar vermeli. İlave tedbire ihtiyaç yok. Velilere de gereksiz masraf yaptırılmamalı.
Sayın Arınç’ı çok seviyor ve sayıyorum. Keşke bu yaklaşımı o savunmasaydı. Derslikler, sıralarla ilgili aksaklıklar giderildi, ancak sistemin özündeki aksaklık aynen devam ediyor. Yılların eğitimcisi olarak söylüyorum, Sayın Bakan’ın ve Sayın MEB Müsteşarı’nın yaklaşımları; okulu, öğrenciyi, dershaneyi, kursu zerre kadar bilmediklerini ortaya koyuyor. Sayın Bakan ve müsteşarının yaklaşımı, öğretmenlerde, öğrencilerde, velilerde şaşkınlık, hayret ve üzüntü ile karşılanmaktadır.
İki şey söyleyeyim. Dershaneleri özel okula ve açık liseye dönüştürmek, bu konuları hiç bilmeyenleri heyecanlandırabilir ama eğitimcileri asla ikna edemez. Çünkü dershanelere 2 milyon öğrenci gidiyor. Özel okula çevirirseniz bunların -devlet teşvik de verse- ancak 100 bini o liselere gider. Yani 1 milyon 900 bin öğrenci yine dershanelere ihtiyaç duyar. Dershane ücretlerinin 5 katı olacak o ücreti velilerin çoğu da veremez. İkincisi, dershane ihtiyacı, okullardaki takviye kursları ve Halk Eğitim’deki kurslarla karşılanacakmış. Sayın Bakan ile müsteşarının haberi yok herhalde. Bu denendi ve milli eğitimin en büyük fiyaskolarından biri oldu…
Eğitim sisteminde, A’dan Z’ye sağlıklı, verimli, üniversite ile senkronize hale getirecek köklü değişiklikler yapılmazsa, okullar arası kalite eşitliği sağlanmazsa, eğitim ezberden kurtarılmazsa, dershane ihtiyacı asla azalmaz.
Bunlar yapılsa bile, zeki, çalışkan, başarılı öğrencilerin girmek istediği fakülte kontenjanları toplam 35-40 bin civarındadır. Türkiye genelinde hukuk, siyasal, en iyi mühendislikler, tıp, işletme için toplam 25 bin kontenjan varken, buraları da 200-300 bin öğrenci tercih ederken, özel ders ve dershane ihtiyacı hiçbir zaman ortadan kalkmaz.
Ne olur meseleye hisle, bu kurumları itibarsızlaştırma önyargısıyla yaklaşmayın. Olan çocuklarımıza oluyor. Herkesin birbirini kırması, üzmesi, üslup kaymaları da cabası…
Yazarlar
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019