İbrahim Kahveci
Murat Çetinkaya’dan sonra Murat Uysal da Merkez Bankası başkanlığı görevinden Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görevden alındı.
1. Murat’ın neden görevden alındığını yine Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladığı için biliyoruz. Erdoğan Mayıs 2019’da Grup toplantısında bu görevden almayı şu şekilde izah etmişti
“Şimdi sistem değişince TCMB (Başkanını) görevden alma yetkisini de aldık. Ve böylece önceki Merkez Bankası Başkanını görevden aldık, çünkü laf dinlemiyordu adam; görevden aldık. Ve yeni arkadaşımızla yola devam ettik, dedik ki bak böyle böyle... Faiz oranlarını düşüreceğiz. Çünkü faiz bir ülkenin kalkınmada en büyük zulümdür; yatırımları durdurur, istihdamı durdurur, üretimi durdurur, rekabet gücünüzü ortadan kaldırır ve sizin büyümenizi de engeller. Şimdi bu adımlar atılınca ve hava değişti; işte bakın enflasyonda tek haneliye düştük.”
Bu görevden almanın gerekçesinde bazı dikkat çeken noktaları yeniden belirtelim:
1- Faizlerin düşürülmesi açısından laf dinlemiyordu.
2- Yüksek faiz en büyük zülümdür.
3- Enflasyonu düşürmek faizi düşürmekle sağlanır.
Bu görüşler Ülke yönetiminin başı olan ve tabiri caiz ise herkesi görevden alma ve herkesi göreve atama yetkisi olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a aittir.
Sn Erdoğan bu görüşleri çerçevesinde 2013 yılından itibaren Ali Babacan ile ters düşmüştür. Sonrasında Mehmet Şimşek ile ters düşmüştür. Bu iki isim hakkında örtülü ve açık şekilde çok ağır görüşler belirtmiştir. Tabiri caiz ise kendilerini FAİZCİ olarak tanımlamıştır.
Acaba Merkez Bankası Başkanını iki kez görevden alıp, yeni Başkan Naci Ağbal bu göreve getirildiğinde faiz artışı olursa kim FAİZCİ olacaktır?
2013 yılından beri Türk Milletine karşı Erdoğan tarafından söylenen sözler, suçlanan faizciler ne olacaktır?
Cumhurbaşkanı Erdoğan FAİZCİ BAŞKAN atadı mı denilecektir?
İşte o yüzden ve sayamadığım bir çok nedenden dolayı yeni MB Başkanı Naci Ağbal faiz artışı seçeneğini kullanamaz diyorum.
Kullanırsa bizatihi kendisini o göreve getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşlerini ve geçmiş suçlamalarını çöpe atmış olur.
O nedenle faiz dışı argümanlarla para politikasını sürdürmek durumunda kalacaktır.
BERAT ALBAYRAK NE MESAJ VERDİ
Merkez Bankası eski Başkanı Murat Uysal yumurta fiyatlarının dahi kur artışına bağlı arttığını açıklıyordu. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise isteseler kuru düşürebileceklerini söylüyordu.
Aslında Merkez Bankasının (Para Politikası Kurulu) 22 Ekim faiz toplantısında faizler arka kapıdan artırıldı. Şu anda tabela faizi 10,25 olmasına rağmen fiili faiz yüzde 14,00’ü geçmiş durumda.
O toplantıda ve toplantı sonrasında verilen mesajlar sürekli faizlerin artırılması gerektiği yönündeydi. Bu mesajlar Berat Albayrak dışında elbette verilmiyordu.
O zaman sorun nerede çıktı? Elbette “Faiz-enflasyon teorimizde” ya da yukarıda izah ettiğimiz Murat Çetinkaya’nın görevden alınma gerekçesinde...
Şunu unutmayalım: 2017 parasal genişleme sonrasında da benzer faiz-kur sarmalı yaşanmış ve Merkez Bankası nihai öne geçme hamlesini Berat Albayrak göreve geldikten sonra yapabilmiştir.
Şimdi hata nerede yapıldı? Faiz indirim sürecinde çok hızlı gidildi ve negatif faizle tasarrufların dövize akışına yol açıldı. Fakat burada şunu da unutmayalım: Hatayı gören ve önlem almaya çalışan kim olursa onlar da görevden alınıyordu. Nitekim Murat Uysal’ın da başına bu geldi. Makuliyet sınırına gittiğinde görevi de bitti.
Bu sonuçla şu soruyu soralım: Acaba Türkiye’de kısa algılar dışında ekonomide genel düzelme olur mu?
Ben cevap vereyim: Kimse boşuna beklemesin.
Yazıma Cemile Bayraktar’ın ABD seçimleri hakkında ki yazısından bir alıntı ile son vermek isterim:
“İktidarlar, siyasi elit, yönetici kadrolar kitlelerin düşünmeden hareket etmesini sağlamak için ekonomi ve güvenlik gibi temel olgulara yaslanırlar. Ekonomi kitlelerin en temel önceliği olduğu için “ekonomik vaat” kitleyi/seçmeni mevcut siyasi yapıya ileriye yönelik bağlar. Güvenlik ise kitlelerin en temel önceliklerinden bir diğeri olduğu için genellikle ırka dayalı, milliyetçi söylemli güvenlik siyaseti kitleleri harekete geçirmek, ikna etmek ve hatta problemlerin üzerini örtmek için günü kurtarma amaçlı kullanılır. Bu iki temel siyasi pratiğin uygulanması için ortaya konan en önemli harç da “kutuplaştırma”dır. Dolayısıyla ekonomik refah vaadiyle uyutulan, güvenlik endişesiyle korutulan ve kutuplaştırma ile hipnotize edilen/gaza getirilen kitle artık mantıkla değil de duygularla hareket edeceği için daha kolay yönlendirilebilir bir hale gelir. “
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026