İhsan DAĞI
Bayram ve savaş... Birlikte düşünmesi zor kavramlar. Kardeşlik, teslimiyet, paylaşmak duyguları nasıl olup da düşmanlık, isyan ve imha eylemlerine dönüşebiliyor?
Hem bayram yapmak hem de savaşmak… Bu çelişkili durum aşılabilir mi? İslam dünyasının birçok yerinde hem bayram var hem de savaş. Suriye son yıllardaki en acılı bayramını yaşıyor. Şehirler havadan bombalanıyor, siviller katlediliyor, insanlar canlarını kurtarmak için bölge ülkelerine sığınıyor. Halep’in görüntüleri içler acısı…
Savaş, medeniyetin sonu demek, medeniyetin ve insanlığın… Böyle bir ‘son’da bayram ne anlam taşır, bilemiyorum. En azından bayramda ‘öldürme’ler dursun diye çabalıyor diplomasi. Belki duracak Esad’ın savaş makinesi birkaç gün ve direnişçiler de susacak. Bu gerçekleşse bile Suriye’de ‘bayram’ olacak mı? Sanmam. Bayram, savaşın bitmesinden başka bir şey değil.
Böyle bir durumda her ateşkes bir fırsattır. Üç-beş can kurtulur. Ama asıl mesele, ateşkesi ‘sürekli’ hale getirebilmek. Silahların susması, bayramın gerekli kıldığı ‘muhasebe’ aklın ve vicdanın ‘geri dönmesi’ni sağlarsa bir mucize gerçekleşmiş demektir.
Türkiye de bayramda rahat değil. Allah’a şükür Suriye’deki kaosla kıyaslanabilir bir durumda değiliz. Ama bizde de toplumsal gerginlikler ve hatta çatışmalar bayram arası vermiyor.
Tuhaf bir 29 Ekim tartışması gündemde. Bir yandan ‘çifte bayram’ ilanları verip, öte yandan bayramın ‘sivil’ ayağını zapturapt altına almak doğru değil. Kimliği ve ideolojisi ne olursa olsun, ister Kemalist ister ulusalcı insanları serbest bırakın. Bayram kutlamalarını devlet tekelinde tutmak, ‘biz zaten kutluyoruz, herkes bize katılsın’ yaklaşımını dayatmak yanlış. ‘Sivil’ kimliği, mesajı ve hedefiyle iktidar olan bir partiye bu yakışmaz. İsteyen istediği ve algıladığı gibi bayramını kutlasın. Geri çekilmesi, kısıtlanması gereken bir 29 Ekim kutlaması türü varsa o da ‘devletin resmî kutlaması’ olmalı. Bırakın siviller kutlasın bayramı, devlete ne?
Öte yandan bir de ‘açlık grevleri’ konusu gündemde. 700’e yakın BDP ve PKK’lı cezaevlerinde açlık grevi yapıyor. Çoğu sağlıkları için kritik eşiği geçmiş. Sağlıkları tehlikede. Bu açıkça bir ‘toplu intihar girişimi’. Örgütlü bir eylem, amaç ve talepler de siyasal. Örgüt çatısı altında ve siyasal bir amaçla insanların ‘bedenleri’ üzerinden bir eylem yapmalarını asla onaylamam, doğru bulmam. Bunu yüce bir fedakârlık, büyük bir kahramanlık olarak görenler olabilir. Bence insanları, içeriği ne olursa olsun ‘davalara’ kurban olmaya çağırmak doğru değil.Ama her durumda ölüme giden bu süreç ‘ikna’ yöntemiyle, empatiyle, diyalogla durdurulmalı.
BDP Genel Başkanı ‘gerekirse hep beraber ölürüz’ demiş. Hayır, ‘hep beraber’ ölmezsiniz, ölenler bu eyleme katılan insanlar olur sadece. Yazık, ‘hep beraber ölürüz’ diyerek insanları ‘gaza getirmek’ etik değil.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bayram öncesi Sincan Cezaevi’ni ziyaret ederek bazı eylemcilerle görüşmesi olumlu. Eylemciler ‘ölüm oruçları’nı bitirmek için üç şart öne sürüyorlar. İmralı’ya tecridin kaldırılması, anadilde savunma hakkı ve anadilde eğitim. Bu taleplerin ilk ikisi zaten gündemde. Bırakın tecridin kaldırılmasını, Öcalan’la ‘müzakere’ye bile hükümet yeşil ışık yakıyor. Anadilde savunma hakkı da hükümetin gündeminde. Yakında bu imkânı getiren yasa değişikliğinin Bakanlar Kurulu’na getirileceğini Adalet Bakanı ifade etti.
Sorun şu; bu konularda olumlu gelişmeler olması ihtimali bu kadar yüksekken ölüm oruçlarının sürmesi ve sonuçla ölümlerin olması, ölümlere tepki olarak eylemlerin konulması süreci tam tersi istikamete çevirebilir. Yani hem mahkumlara yazık olur, hem de olumlu gelişmelerin önü tıkanır. Talepler samimiyse ölüm oruçları bitirilmeli. Mahkumları ikna etmek bu aşamadan sonra BDP’ye düşer. Bayramın tadını daha fazla kaçırmayalım.
Her şeye rağmen bütün Müslümanların Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Kurbanların insanlar olmadığı zamanları görürüz inşallah...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023