İhsan DAĞI
Dün ‘vesayet devleti’ topluma, siyasete hâkimdi. Onları tanzim ediyor, denetliyordu. Peki bugün ‘yeni devlet’e karşı siyaset ve toplum daha mı özgür ve özerk?
Bu ülkede hep ‘devlet merkezli’ bir düzen egemen oldu. Devletin ‘merkezi’ konumu kah güvenlik endişeleriyle meşrulaştırıldı, kah Kemalist ideolojiyle... Devlet temel, kurucu ve başat güç olarak toplumun da bireyin de üzerindeydi.
Çok partili dönemde anayasal dayanaklara kavuşan ‘vesayet rejimi’ni demokratlar kadar dindar ve muhafazakâr çevreler de eleştirdi. Ancak devletin ‘sahipliği’ Kemalistlerden muhafazakârlara el değiştirdikçe devletin kurucu, temel ve başat güç olmasına yönelik eleştirel pozisyonlar da erimeye başladı. Dindar ve muhafazakâr kesimler artan bir düzeyde devlete karşı özerk ve mesafeli tutumlarını terk ediyor ve devletle bütünleşiyorlar. ‘Devlet-toplum kaynaşması’ olarak da resmedilen bu süreçle cumhuriyetin başından itibaren kendini devlete karşı konumlandıran büyük bir toplumsal kesim aslında özerkliğini de kaybediyor. Bu, devlet karşısında toplumun zayıflaması anlamına geldiği gibi ‘resmiyet’ karşısında ‘sivilliğin’ erozyonuna da işaret ediyor.
Toplum-devlet ilişkisinin günümüze ait en önemli meselesi bence bu; geniş muhafazakâr kesimlerin ‘sivil’ alandan (yani toplumdan) ‘resmi’ alana (devlete) geçmeleri... Birçok kişi bunu demokratikleşme üzerinden muhafazakâr ‘çevre’nin ‘merkez’e taşınması olarak okuyabilir. Doğrudur da bu... Ancak önemli olan ‘devlet’le bütünleşen muhafazakârların devlete ilişkin tutumları; devleti mi sivilleştiriyorlar, yoksa kendileri mi devletleşiyorlar? Kanaatim, ‘devlete doğru’ muhafazakâr çevreden gelen bu hareketlenmenin devletle toplum arasındaki güç dengesini devlet lehine değiştirdiği. Paradoksal görülse de ‘sivil alan’ zayıfladı. Devletin sivil alanı kontrol edebilme yeteneğinin ve istediğinin devam ettiği böyle bir durumda demokrasi ihtiyacı çok daha derin. Devlet, devşirdiği yeni toplumsal kesim ve meşruiyetle daha güçlüyse ‘dışarda kalan’ toplumsal kesimlere karşı onu sınırlayacak ‘çoğulcu demokrasi’ye ihtiyaç da o kadar büyük. Devlet hâlâ temel kurucu güç, merkezi bir değer olmaya devam ediyor. Yeni devletin toplumu belirleyici, düzenleyici ve denetleyici aygıtları da arttı. Ve bu gücüyle ekonomiye, topluma, kültüre ve bireysel tercihlere ‘müdahale’ etmeye de istekli.
Devletin toplumu yukarıdan aşağıya belirlediği bir düzenin yanlışlığı ‘belirleyici gücün’ kafasındaki modelin ‘sakat’lığından kaynaklanmaz. Bizatihi toplumsal ve bireysel alana devletin müdahalesidir kötü olan. Çünkü bu müdahaleler devletle toplum arasında ‘hiyerarşik’ bir ilişki yaratır. Kötü olan budur; böyle bir ilişkide toplum özerkliğini, kendindenliğini kaybeder. Devlete muhtaç hale gelir, onsuz yaşayamaz... Son yıllarda askeri vesayet rejimine ağır darbe vuruldu. Toplumsal meşruiyete dayanan bir siyaset alana hâkim. Ancak öyle bir hâkim ki ‘devlet gücü’ne dönüşen siyasetin toplum üzerindeki kuşatıcılığı, belirleyiciliği, tekliği bir sorun haline gelmiş durumda. Geçmişte devlete karşı siyaseti savunanların, devletleşen siyasete karşı şimdi de toplumu, toplumun özerkliğini savunmaları gerekmez mi? Gerekir elbette, ama dün siyaseti savunurken devletten ‘özerk’ olan bu insanlar ve unsurlar bugün devlete muhtaçlar. Kendileri özerk olmayınca toplumun özerkliğini de savunamazlar. Birey ve toplum devletten özerk olmalıdır çünkü varlığı devlete bağlı olan bir toplum özgür olamaz. Kaç kişi, kaç sivil toplum örgütü, kaç şirket, kaç kişi özgür bu durumda Türkiye’de?
Bana göre bir ülkede demokrasinin düzeyini belirleyen, ‘devlete muhtaç ve bağımlı insan sayısı’dır. Bugün devlete muhtaçlar ve bağımlı olanlar kimler ve sayıları ne kadar? Demokrasi düzeyimiz bu sorunun cevabında gizli...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023