İhsan DAĞI
Gezi Parkı olaylarını doğru okumadan Tür-kiye’yi yönetmek zor. Bunun için de önce ‘komplo teorileri’ni bir kenara bırakmak gerek. Bireyi, toplumu, sorunları ve talepleri anlamaya çalışmak yerine komplo teorileri üretmek bir ‘kaçış’. Türkiye’yi yönetmek iddiasında olanlardan ‘yüzleşmeyi ve anlamayı’ tercih etmesini beklemek hakkımız.
Son günlerde Gezi Parkı olaylarına ilişkin yapılan bazı saha araştırmaları nedenleri, talepleri ve tepkileri anlamak için iyi bir başlangıç olabilir. Sözünü ettiğim araştırmalar KONDA ve Metropoll’a ait.
Bu araştırmaların verilerine dayanarak Gezi Parkı olaylarının ‘temel dinamiği’nin iktidarı değiştirmek değil, iktidarın ‘sınırları’nı vurgulamak olduğu söylenebilir. Elbette iktidar sandıkla değişir, sokak gösterileriyle değil. Sandıkta da AK Parti’nin hâlâ ezici bir çoğunluğa sahip olduğu herkesin malumu. İşte tam da bu nedenle protestocular, ‘tamam iktidar sizsiniz ama her şeyimize karışmayın’ demek istediler, ‘müdahale eden’ bir devlet değil, farklılıklara saygı duyan bir devlet isteklerini ortaya koydular.
Konda’nın araştırmasında Gezi Parkı eylemcilerine soruluyor; ne talep ediyorsunuz? İşte cevaplar; % 34 özgürlük alanlarının korunması, % 18 hak ihlallerinin önlenmesi, % 9 baskılara karşı çıkmak, % 9 hükümeti istifaya davet etmek.
Bizzat Gezi eylemcilerinin ‘talepleri,’ ortada çevre duyarlılığı kadar bir özgürlük-hak talebi ve duyarlığı olduğunu da gösteriyor. Peki bunu daha genelleştirmek mümkün mü?
Metropoll’ün son Türkiye geneli araştırması ilginç. Halkın % 50’si AK Parti hükümetinin ‘giderek daha otoriterleştiği’ni söylüyor. Halkın yarısının oyunu alan AK Parti’nin aynı oranda bir kitle tarafından ‘otoriterleşmekle’ suçlanması üzerinde özellikle hükümet çevrelerinin düşünmesi gereken bir durum. Diğer % 50 bizimle diyerek rahatlamak da mümkün değil. Çünkü AK Parti’li seçmenin de % 27’si hükümetlerinin otoriterleştikleri yönündeki algıya katılıyorlar.
Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı bir diğer nokta bazı insanların özel hayatlarına ve tercihlerine karışıldığına ilişkin ‘algı’. Bunun pratik, olgusal bir temeli yok diyebilirsiniz; ama unutmayın siyaset aynı zamanda bir algı yönetimidir. Halkın % 54’ü hükümetin yaşam biçimine ve tercihlerine karıştığı kanısında. Bu kanaat ilginçtir ki AK Parti seçmeninde de mevcut. AK Partililerin % 33’ü yaşam biçimlerine ve tercihlerine devletin müdahalesinin arttığını düşünüyorlar. Bu ne demek?
Şu demek; AK Parti seçmeni arasında dindar-muhafazakar kesimler kadar ‘laik’ bir toplumsal kesit de var. Bunlara ‘geleneksel merkez sağ’ seçmen diyebiliriz. Yani, Başbakan’ın Menderes-Özal vurgusu boşuna değil. Tabanında böyle bir kitle mevcut. Bu nedenle merkezden uzaklaşan, söylem ve politikalarıyla ‘milli görüş’ çizgisine kaymış görüntü veren bir AK Parti kendini konumlandırdığı yeri kaybeder. Her ne kadar ‘İslamcı çizgi’ bundan memnun olsa da...
Aslında hem siyasal hem de toplumsal aktörlerin Gezi olayından çıkaracağı dersler var. Geziciler küçük bir grup olabilir, ama mesele Gezi değil, ‘değişim’i anlamak, değişimin yönünü, aktörlerini ve dinamiğini doğru okumak...
Konda’nın araştırmasında Gezi Parkı eylemcilerinin profiline bir bakalım; bunlar çalışan, meslek sahibi, üniversite mezunu veya üniversite okuyan kişiler. Yaş ortalamaları 28. Herhangi bir derneğe, partiye, kulübe üye olmayanların oranı % 79. % 94’ü alana ‘örgütsel bağlantılar’la değil ‘bireysel’ olarak gelmiş. Neredeyse yarısı oy vereceği bir parti olmadığını söylüyor. Aralarında % 37’si hiç oy kullanmamış. Hâlâ oy kullanmayacağını söyleyenler % 18. % 29’u parti tercihleri konusunda hala kararsız.
Gezi Parkı olayları, sanılanın aksine marjinal grupları değil siyasette diyaloğu, katılımı, hoşgörüyü savunan ‘merkez’ hareketleri güçlendirecek. Hem ‘fiili şiddet’ hem de ‘söylemsel şiddet’ kullananlar ise ‘marjinalleşecek’. [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023