Kurtuluş TAYİZ
Türk Silahlı Kuvvetleri’nın dışında gizli bir ordumuzun daha olduğunu öğrendik. Meclis Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı raporda, bu ordunun sayısı“yüzbinlerle” ifade ediliyor. Üyeleri sivil. Ama bir asker için gerekli olan nizami, gayrınizami bütün eğitimlerden geçirilmiş. TSK’dan ayrı silah depoları var. Üstelik kayıtdışı. Bu gizli ordunun adı Özel Harp Dairesi. Fakat faaliyetlerini rahat yürütmesi için kâğıt üzerinde adı Seferberlik Tetkik Kurulu olarak gözüküyor.
NATO merkezinden yönetilen Özel Harp Dairesi, Türkiye’de Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na bağlanmış. Daire, 1992’de Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde kurulan Özel Kuvvetler Komutanlığı’na dönüştürülüyor ancak sivil unsurları “başka” bir daireye bağlanıyor...
Aslında Türk Gladyosu’nun varlığı sır değil; kamuoyu bu yapılanma hakkında az çok bir şeyler biliyor. Sovyet işgaline karşı Batı’da kurulan bu gizli ordunun bir kopyası Türkiye’de de oluşturuldu. Tabii “Sovyet işgali” kısmı biraz kâğıt üzerinde kaldı. Türk Gladyosu daha çok “içeride” kullanıldı.Görev tanımı “geniş” tutularak toplumsal muhalefete karşı gayrınizami bir harp yürütüldü. Azınlıklara karşı geliştirilen 6-7 Eylül olayları ile Çorum ve Maraş katliamlarının perde arkasında Türk Gladyosu vardı. Gazetecilere, aydınlara, hatta başbakanlara yönelik suikastlara ve darbeleri hazırlayan pek çok toplumsal ve siyasal olaya bu dairenin adı karıştı.
Buraya kadar olan kısma kamuoyu pek yabancı değil; fakat bundan sonraki kısma dair de kamuoyu neredeyse hiçbir şey bilmiyor.
Soğuk Savaş sonrası Batı’da Gladyo deşifre edilip gizli orduları dağıtılırken bizdeki kılıf değiştiriyor. Meclis’te oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre Doğu Bloku çözülüp Sovyetler çökerken, Türk Gladyosu yeniden yapılandırılıyor; sivillerin sayısında artışa gidiliyor, ayrı bir daireye bağlanıyor, psikolojik harbi yürüten bölüm özelleşiyor, askerî unsurlar ise Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda toplanıyor.
Ve 1990’lardan sonraki tarih aralığına dair her şey karanlıkta; elimizdeki bilgiler sadece Ergenekon soruşturması sırasında açığa çıkanlarla sınırlı. Üye sayısı yüzbinleri bulan bu gizli ordunun bütününe dair henüz aydınlanmış değiliz. Zira bu yapı, TBMM’de oluşturulan ve çalışmaları takdire değer olan komisyonun raporuna göre hâlâ sır niteliğinde. Ancak ortada şöyle bir sorun var; bu devasa yapının varlığını devlet onayı olmadan sürdürmesi imkânsız.
O hâlde, askerî vesayete karşı son yıllarda yürütülen sivil mücadeleyi de gözönüne alarak sormak gerekirse; bu gizli ordunun varlığı nasıl oluyor da devam edebiliyor? Ya da faaliyetleri dondurulmuş olsa bile, bu gizli teşkilatın varlığı hakkında Ergenekon soruşturmalarını dışarıda tutarak söylüyorum neden hiçbir işlem yapılmış değil? Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı ve daha başka büyük soruşturmalara karşın, neden Türkiye’nin bir Gladyo davası yok? Ergenekon’un bizzat Türk Gladyosu olduğunu öne sürenler az değil ama o zaman da şu soruya yanıt vermek zorundalar; nerede Ergenekon’un yüzbinleri bulan gizli ordusu? Böyle bir ordu açığa çıkarıldı da kamuoyu mu bilmiyor?
Kuşkusuz Türk Gladyosu henüz açığa çıkarılmış, deşifre edilip tasfiyeye uğratılmış değil. Bunun galiba en önemli nedeni Kürt isyanının sürüyor olması. Meclis Komisyonu’nun hazırladığı raporda dikkat çeken hususlardan biri de Türk Gladyosu’nun 1990’larda Diyarbakır, Elazığ ve İstanbul’da ayrı merkezler oluşturduğuna ilişkindi. Herhalde bu gizli ordu, olası bir Sovyet işgalini Diyarbakır’da karşılayamayacaktı, değil mi?
Türk Gladyosu dediğimiz yapılanma 1990’larda Kürt isyancılarına karşı yeniden reorganize edildi. Gömülen kayıtdışı silahlar da Güneydoğu’da kullanıldı. PKK’ya karşı gayrınizami harp yürütülürken de hukuk dışına çıkıldı. Ve bugün de savaş sonuçlanmadığı için de bu yapıya, bir şekilde, ihtiyaç duyuluyor. PKK’nın ayrılıkçı yapısı da devleti, bu yapılanmanın “varlığını” korumaya, sürdürmeye zorluyor anlaşılan.
Silahları susturmayı ve barışı konuştuğumuz bugünlerde öncelikli ihtiyaç bence devletin geçmişle yüzleşmesi. Bunu yapmak için de Meclis’te bir araştırma komisyonu şart. TBMM Darbeleri ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun bir benzerini Güneydoğu’da geçmişte devletin ve PKK’nın işlediği insanlık suçlarını araştıracak kurmak gerekiyor. Bu komisyon silahların susması kadar önemli. Kürtlerin güvenini başka türlü kazanmak zor.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019