Kurtuluş TAYİZ
Seçimler yaklaştıkça dinleme kayıtları, montaj kasetleri ve şantaj dosyaları daha fazla öne çıkmaya başladı. Muhalefet cephesi, özellikle de ana muhalefet partisi, neredeyse bütün seçim çalışmasını servis edilen bu materyaller üzerinden kurgulamış durumda. Siyasal iktidarı köşeye sıkıştıracak her malzemenin değerlendirilmesi, kullanılması çok yanlış değil elbet; ancak derin yapı tarafından servis edilen kasetlere dayanarak yapılan siyaset, muhalefetin meşru zeminden uzaklaştığına da işaret ediyor. Muhalefetin ipleri gittikçe derin bir yapının eline geçiyor. Derin devlet, muhalefet cephesini bugün AK Parti'nin oylarını aşağı çekmek için kullanıyor, yarın peşine taktığı muhalefeti sokağa çıkması için kışkırtacak, ardından da meşru hükümeti devirmek için darbeye zorlayacak…
Demokratik siyaset zemininden uzaklaşan muhalefetin sonuçta gideceği başka yer de yok. Bakın şimdiden seçimlere hile karıştırılacağı söylentileri yayılmaya başlandı. Bu, seçimler sonrasına ilişkin derin devletin planlarına işaret ediyor. Daha doğrusu paralel devletin, kontrolünü ele geçirdiği muhalefeti öyle kolay kolay boş bırakmayacağını gösteriyor. Muhalefeti seçimlere kadar kullanıp bir köşeye atmayacaklar, seçimlerden sonra da kullanmaya devam edecekler. Sırada cumhurbaşkanlığı seçimleri, sonra da genel seçimler var.
Ana muhalefet partisinin ipleri tümden cemaatin kontrolüne geçmiş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bunu gönüllü yaptığı anlaşılıyor. CHP yönetimi de maalesef buna göz yumuyor. Bunun nedeni CHP'nin siyasete yönelik dışarıdan müdahalelere bugüne kadar uzak duran bir parti olmaması. Siyaset dışı müdahaleler CHP'ye hep cazip gelmiştir. Askeri vesayet olmazsa, yargı-polis vesayeti, bu da olmazsa Mısır gibi, Ukrayna gibi darbe de olur. Sandıkta elde edemeyecekleri bir başarıyı kim sunarsa onun peşinden gitmeye hep hazırlar.
Tabii ülkedeki muhalefet sadece CHP'yle sınırlı değil; ciddi bir anti-Erdoğan cephesi oluşmuş durumda. Bu cephe ulusalcılardan solculara kadar geniş toplumsal kesimleri içine alıyor. 12 yıllık AK Parti iktidarından memnun olmayanlar geniş bir grubu oluşturuyor. Görünürde herkesin iktidara yönelik haklı eleştirileri var. Derin devlet ise bu enerjiyi, 17 Aralık'ta başlattığı darbe sürecine kanalize etmeye çalışıyor.
Muhalefetin değeri, bir ülkenin dönüşümüne yaptığı katkıyla ölçülür. Değişimi, ilerlemeyi muhalefet dinamiği sağlar. Muhalefet partileri, toplumsal itirazları siyasete yansıtır. Ancak bizdeki muhalefet, bu özellikleri taşımaktan oldukça uzak. Devleti ele geçirmeye çalışan paralel yapının peşine takılmış durumdalar. Halkın savaşını değil, derin devletin savaşını veriyorlar. Şikâyet ettikleri, haklı olarak eleştirdikleri AK Parti iktidarını komployla, entrikayla, darbeyle tasfiye etmeye çalışan derin devletin izinden gidiyorlar.
Cemaatin amacını da sanırım Türkiye'de aklı başında olan hiç kimse “temiz toplum”, “demokratik hukuk devleti” veya “yeni Türkiye” olarak açıklayamaz. Cemaatin ne kadar anti-demokrat bir yapı olduğunu bilmeyen yok. Ne kadar kıyıcı olduklarını anlamak için bugüne kadar yürütülen büyük soruşturmalara, davalara bakmak yeterli. Hâl böyleyken muhalefetin cemaatin peşine takılması ne anlama geliyor? Darbeden medet ummak değil mi bu?
AK Parti'den rahatsız olan, onu iktidardan uzaklaştırmak isteyen muhalefetin öncelikle siyasete dışarıdan yapılan müdahalelere kapıları kapatması gerekiyor. AK Parti'yle mücadelede siyaset kartını elden çıkarıp sadece darbe kartını tutmak, muhalefetin sefaletini gösterir, başarısını değil.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019