Kurtuluş TAYİZ
Papaz Brunson’un hapishaneden çıkarıldığı gün ABD Başkanı Trump aceleyle ve biraz da telaşla Türkiye’ye karşı “ekonomi savaşı”nın düğmesine bastı. Mike Pence, kameralar önünde “Başkan Trump adına konuşuyorum” dedikten sonra Türkiye’ye dönük yaptırım tehdidinde bulundu. Ardından Trump, sosyal medya hesabından Mike Pence’i doğrulayarak bir dizi yaptırımdan bahsetti.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu aleyhinde aceleye getirildiği anlaşılan kararlar alındığı açıklandı. Türkiye’nin çözüm arayışlarına karşı Beyaz Saray, “Papaz’ın eve dönmesi” şartını koşarak görüşmeleri çıkmaza soktu. Son bir haftada ABD’nin bastırmasıyla Türk lirası dolar karşısında ciddi değer kaybına uğradı. En son dün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yeni ekonomi modelini açıkladığı sırada Trump’dan zaman ayarlı bir twit daha geldi. Trump’ın sözleri tam olarak şöyle: “Türk lirası çok güçlü dolarımız karşısında hızla değer kaybederken çelik ve alüminyum tarifelerinin ikiye katlanmasına onay verdim. Alüminyum şimdi yüzde 20, çelik yüzde 50 olacak. Türkiye’yle ilişkilerimiz şu anda iyi değil.”
Bu sözlerin “düşmanca” bir nitelik taşıdığına şüphe yok. Ancak burada önemli olan ABD Başkanı’nın Türkiye’yi neden hedef aldığı sorusudur? Bu sorunun doğru ve eksiksiz cevabına ihtiyacımız var.
Kuşkusuz akla gelen ilk yanıt Papaz Brunson meselesi. Gazeteler, televizyon yorumcuları iki ülke arasındaki bu krizi büyük ihtimalle “Papaz krizi” olarak adlandırılacak. Her zamanki yüzeysellikleriyle!
Ne var ki işin özü hiç de böyle değil. Bunu anlamak için Türkiye’yi tehdit eden ABD Başkanı’nın iplerinin kimin elinde olduğuna bakmak yeterli. Ankara’dan tam olarak ne istediklerini böylece daha iyi anlayabilir, bu krizin asıl sebeplerini doğru kavrayabiliriz.
Türkiye’yi hedef alan güç Trump’a Kudüs’ü İsrail’in başkenti yaptıran güçtür. FETÖ’yü besleyip büyüten, PKK/PYD’ye binlerce TIR silah ve mühimmat gönderen de aynı güç. Ankara’ya iki sebeple saldırıyorlar.
Birincisi, Ankara’nın Suriye politikası.
İkincisi ise büyüme ve bağımsızlık yolunda alınan “milli karar”dır.
ABD’nin Ortadoğu politikası, özellikle de Suriye planı ciddi bir açmazla karşı karşıya. Ankara’nın, Suriye’ye müdahil olması, sınırlarımızı ilgilendiren harita değişikliğine karşı çıkması dünya siyonizminin uzun yıllardır hesabını yaptığı, hayalini kurduğu ve bununla da sınırlı kalmayıp milyarlarca dolar akıttığı “Ortadoğu projesi”nin da tıkanmasına neden oldu. ABD’nin Ortadoğu projesi Ankara’dan kaynaklı olarak tıkanma noktasına geldi. Türkiye, Rusya ve İran’ın Suriye konusunda ortak hareket etmesi, bu topraklara dönük kanlı senaryoları sınırladı. Türkiye, Rusya ve İran’ın aynı günlerde ABD’nin hedefi olması tesadüf değil; siyonist çetenin 11 Eylül saldırılarıyla beraber kurguladığı Ortadoğu projesi, bu devletler yüzünden çökmek üzere.
Ankara’nın büyüme ve kalkınma yolundaki istikameti, bölgesel güç olma yolundaki kararlılığı, ekonomik zincirlerinden kurtulma girişimi, bu son saldırı dalgasının diğer önemli bir sebebi. Ankara, ülkemize vurulan “ekonomi zincirleri”nden kurtulmakta kararlı. Bölgede Osmanlı etkisi yaratan yeni bir aktör doğuyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da Başkan Erdoğan’ın damadı olması hasebiyle değil, Türkiye’yi finans kapitalin boynumuza vurduğu zincirlerden kurtarma yönündeki kararlılığa ve -daha önemlisi- bağımsızlıkçı bir ekonomik programa sahip olması nedeniyle hedef alınıyor.
“Yeter ki dolar yükselmesin, boynumuza vurulan zincirlerle yaşamaya razıyız” diyenlere söyleyecek çok söz yok. İşler hiçbir zaman böyle yürümez. Millet olarak paniğe kapılmadan hareket etmek zorundayız; çünkü bu işin sonunda Batı’nın boynumuza vurduğu ekonomi zincirlerinden başka kaybedeceğimiz bir şey yok. Bu arada “dolar yükseldi” diye gürültü yapanların dolar istifçileri olduğunu da unutmayın. Bu kesimler, Batı’ya uzanan zincirin birer halkası zaten!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019