Kurtuluş TAYİZ
İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nca MİT yöneticileri hakkında başlatılan soruşturma, MİT-KCK ilişkisini ülke gündeminin birinci sırasına yerleştirdi. Ancak bu konudaki tartışmalar, daha çok, siyasal çekişmeler gölgesinde sürüyor. Hangi amaçla veya çıkar hesaplarıyla gündeme gelmiş olursa olsun MİT’in, Kürt hareketiyle kurduğu çetrefilli ilişkiden doğan pisliklerini örtbas etmeye kimsenin hakkı yok.
Zaten cin şişeden çıktı bir kere; yüzleşmekten ne kadar kaçınırsak kaçınalım MİT’le ilgili iddialar artık kamuoyunun önünde; bunu görmezden gelemeyeceğimiz gibi, devlet içindeki siyasal çekişmelere de kurban edemeyiz.
Bir taraf, Oslo görüşmelerini bahane ederek, bundan kendisine siyasete müdahale etme payı çıkarabilir; iktidar da buna dayanarak, MİT içindeki pislikleri tümden örtmeye çalışabilir. Şimdi olan biraz bu; iktidar, “siyasete müdahale” gerekçesiyle MİT’in üzerine tümüyle yasal bir sır perdesi çekiyor. Bundan sonra MİT’e dokunmak neredeyse imkânsız hale gelecek. Bu doğru mu? Eğer doğruysa bugüne kadar askere yönelik suçlamaları nereye koyacağız? Hangisi yanlış?
Savcıların iddialarından başlayalım: “KCK yapılanması MİT’in gözetiminde tamamlandı. MİT gerek doğrudan temaslarda gerekse örgüt içindeki ajanları aracılığıyla elde ettiği saldırı ve eylem talimatlarının önlenmesi ve engellenmesine yönelik harekete geçmedi. Örgütün silahlı eylemlerine ve yapılanmasına göz yumuldu.”
MİT’in Kürt örgütleri içinde istihbarat toplama ve bilgi edinme görevinin olmasını anlamak mümkün, bu işlerin dünyanın her yerinde aşağı yukarı biraz böyle yürüyor. Ama MİT-KCK arasındaki ilişki anlaşılan bunun çok ötesine taşmış. Basına sızan bilgilere bakılırsa KCK, neredeyse MİT’in yedeğinde çalışan bir örgüt durumuna getirilmiş.
BDP lideri Selahattin Demirtaş’ın Küçükçekmece’de molotofkokteyli atılan bir otobüste yanarak can veren Serap ile ilgili gündeme getirdiği iddianın dehşet vericiliğine bakın; Demirtaş, “Serap’ı KCK’ya sızan MİT’çiler mi yaktı” diye soruyor. Kulislerde kulaktan kulağa dolaşan benzer biçimde onlarca dehşet hikâyesi var. Halkalı’daki polis servis aracına yönelik bombalı saldırı. Bir alışveriş merkezini yakmak.. uzayıp gidiyor bu liste. Hepsinde MİT parmağı olduğu öne sürülüyor.
KCK’nın kuruluşunu MİT’in teşvik ettiği de iddialar arasında; kulislerde MİT’in PKK’yı legalleştirme projesinin bir ayağı olarak KCK’yı keşfettiği söyleniyor. Bu bana PKK’nın kuruluşunda MİT ile Öcalan’ın karşılıklı olarak birbirlerini kullandıklarının hikâyesini hatırlatıyor. KCK projesinin özü şudur; Kürt siyasetini tek çatı altında toplamak. Bu Öcalan’ın da işine geliyor, MİT’in de işine geliyor. Öcalan ve PKK Kürt siyasetini tekeli altına alıyor, MİT de, kurulan yeni örgütün tartışılmaz tek liderini zaten İmralı’da markaj altında tutuyor. Yıllardır KCK’nın yasalaşmaya çalışan PKK olduğu dillendirilip duruldu. Kulağa hoş gelen bu sözlerin arkasında galiba biraz da gizliden gizliye MİT’in KCK’ya yeşil ışık yakması yatıyor. Kürt siyasetinin çoğulculaşamamasının altında da yine MİT’in Kürtleri “tek elden kontrol etme arzusu”nun payı var. Hatta şu da ileri sürülebilir; bugüne kadar PKK’nın muhaliflerini temizlemesine devlet yardımcı oldu. PKK’nın Doğu ve Güneydoğu’da tek başına hükümranlığını hayatın olağan akışı içinde anlamakta zorlanıyorum, bunu daha çok dışarıdan müdahalelere, yani “sihirli ellere” bağlıyorum. Devletin Kürt siyasetini “tek çatı altında” görme, yönlendirme isteği PKK’yı daha fazla öne çıkarmaya neden oldu. MİT’in bugüne kadar normalde işi PKK’yı bölmeye çalışmak olmalıydı. Yani dünyanın her yerinde bir istihbarat örgütünden böyle bir çalışma beklenir; ama bizim ülkemizde MİT, sanki PKK’nın bölünmemesi için çalışmış.
Geçen yazımda da belirttim; PKK, Cumhuriyet öncesi döneme uzanan Kürt meselesinin, günümüzde silahlı ve siyasal varlık bulmuş biçimi. Türkiye’nin Kürt sorunu gibi büyük bir sorunu vardır. PKK ve BDP gibi Kürt örgütlerinin geniş bir tabanı söz konusudur. Ancak sırf böyle diye, KCK ve MİT arasında “istihbarat” ötesi “derin” bağlantı görmezden gelinebilir mi? Kürtler, son gelişmelerden dolayı büyük bir hayal kırıklığı içindeler. Kürt siyaseti bunu görmeye yanaşmıyor ve işine gelmediği için de –belki de gücü olmadığından– KCK-MİT ilişkisini sorgulayamıyor. KCK lideri Karayılan “İçimize bir kaç MİT ajanı sızmış olabilir” demekle yetinirken, BDP’li Kürt siyasetçiler “eskiden beri söylenir böyle şeyler” diyerek sorunu geçiştirmeye çalışıyorlar. Kürt siyaseti bunu geçiştirse bile hayat geçiştiremez, bu gerçeği de yaşayarak anlayacaklar.
Kürt halkı elbette büyük bedeller verdi; evlatlarını dağlarda kaybetti, siyasetçilerinin çoğu hapiste.Ama Kürt siyaseti “kirlendiğini” kabullenip bir “temizlenme” mücadelesi vermek zorunda değil mi? Hiç mi “yeni başlangıç” yapma iradesi gösteremeyecekler? Bunun için yapmaları gereken sadece demokratik siyasetin sınırlarını iyi belirlemektir. KCK gibi illegal yapıları reddetmeliler. Yoksa devlet içindeki derin yapıların yedeğine düşmekten kurtulamazlar.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019