Lale KEMAL
Kaderin cilvesi mi bilinmez, ama hem Erdoğan hem de hedefindeki Beşar Esad, önümüzdeki yıl cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyorlar. Daha doğrusu Suriye Devlet Başkanı Esad, yakın müttefiki başta Rusya sayesinde vatandaşlarının kanı pahasına iktidara tutuna tutuna bugünlere geldi ve “Görevi bırakmıyorum, cumhurbaşkanlığı seçimlerine gireceğim,” dedi bir Arjantin gazetesine verdiği demeçte. Böylece Esad, bir yandan dünyaya bir yandan da Türkiye’ye meydan okurken Ankara’da, bu diktatörün hemen gidici olduğu üzerine kurulan oyun planı çöktü.
Suriye’de, mart ayında ikinci yılını deviren iç savaş, Reyhanlı’daki bombalı saldırıyla birlikte Türkiye’ye ciddi bir güvenlik ve ekonomik tehdit olarak yansımaya artarak devam ediyor. Türkiye’ye akın akın gelen Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan il ve ilçelerdeki vatandaşlar adeta saatli bomba gibi, her an patlamaya hazır.
Cumhurbaşkanı Gül’ün Reyhanlı ziyaretine eşlik eden yetkililer, Suriyeli mültecileri barındıran diğer il ve ilçeler gibi Reyhanlı’da da durumun hiç iç açıcı olmadığına dikkat çekiyorlar. Mülteci akını ile birlikte ilçenin nüfusu 60 binden 90 bine çıkınca dolayısıyla su, sağlık gibi altyapı hizmetleri bu doluluğu kaldıramaz olmuş. İlk başta paralı iken ilçede ev kiralayan Suriyeliler fakirleşince çareyi ucuz işçi olarak çalışmakta bulmuşlar. Ne var ki işgücü piyasasını bu anlamda olumsuz etkiliyor olmaları ilçedeki gerilimi tırmandırmış.
Daha da trajik olanı, artık paraları biten Suriyelilerin kadınlarını, kızlarını para karşılığı sattıkları ya da imam nikâhı ile para karşılığı evlendirdikleri çokça ortaya atılan bir iddia ve bu durumun halkı iyice öfkelendirdiği belirtiliyor.
Vatandaşların, Reyhanlı patlamalarına giden süreçten sorumlu tutup hedef aldıkları bir kesim Suriyeli mülteciler iken diğeri de Başbakan Erdoğan.
Reyhanlı saldırısından sonra sokağa dökülen halk, Suriyeli muhaliflere destek vererek Türkiye’yi, Suriye’nin açık hedefi hâline getirmiş olmasından dolayı Erdoğan’a yüklendiler.
10 yılı aşkın bir süredir başbakan olan Erdoğan’ı, belki de ciddi prestij kaybına uğratacak ve siyasi hesaplarını altüst edecek bir olay olarak artık Suriye krizi karşımıza çıktı.
Liderliğinde, Türkiye’yi, nispeten iyi bir noktaya getiren Erdoğan, isabetsiz Suriye politikaları yüzünden, Cumhurbaşkanlığına seçilme şansını daha da önemlisi ekonomiyi riske atmış bulunuyor.
Erdoğan’ın, Esad ile anlaşmazlığını kişisel bir çatışma havasına dönüştürmüş olması yüzünden, Ankara kulislerinde, “Erdoğan mı yoksa Esad mı önce gidecek,” yorumları yapılmaya başlandı.
Başbakan, diplomatik esneklik gösterip politikalarını Esad’ın hemen gidiciliği üzerine kurmaktan vazgeçer, mülteci sorununun yol açtığı travmaları acele ortadan kaldıracak tedbirler alırsa yitirmekte olduğu prestijini geri kazanır.
Fidan senaryoları, Kurtulmuş’un şansı arttı
Erdoğan’ın, Suriye krizindeki açmazdan Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu sorumlu tuttuğu Ankara’da sıkça konuşuluyor. Bu yüzden, güçlü bir başkanlık sistemini arkasına alıp Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması hâlinde yerine Başbakanlığa Davutoğlu’nu getirme planlarından artık vazgeçtiği, ABD gezisinde yanında götürdüğü Numan Kurtulmuş’u, bu koltuk için düşündüğü kulislere yansıyan bilgiler arasında. Kurtulmuş’a ise, sonradan gelip, büyük pastayı kapacağı endişesiyle parti içinde tepkinin büyük olduğu söyleniyor.
Erdoğan’ın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ileride Dışişleri Bakanlığı’na getirmesi olasılığının ise yüksek olduğu konuşuluyor.
Suriye krizi Türkiye’de yeni siyasi dengelere gebe... Ama ara dönem sonrası geleceğin başbakanı Babacan olursa hiç şaşırmayın. Gül’ü de yabana atmamak lazım.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016