Lale KEMAL
Türkiye’nin dört bir yanı düşmanlarla çevrili aldatmacasından, 2000’li yılların başlarında tüm komşularla sorunların sıfırlanması dönüşümünü yaşayan Türk dış politikası, bugün artık yönünü şaşırmış vaziyette. İzlenen bir hayli isabetsiz ve mezhepçi politikalar sonucu, güneyde Suriye’de süregelen iç savaşın yarattığı istikrarsızlık bize sıçradı. Mısır’da gerçekleştirilen askeri darbe ile Sisi önderliğindeki cuntanın göreve gelmesine dönük eleştirilerin dozu kaçtı. İsrail ile ilişkiler kesilirken Rus uçağı düşürülünce bu büyük ticari ortağımız ve turist potansiyeli ülke ile aramız açıldı, ekonomimize etkisi yabana atılamaz cinsten. Almanya ile birlikte en fazla turistin geldiği Rusya’dan bu musluk kesildi, turizmde son 50 yılın en kötü günlerinin yaşandığı söyleniyor.
Diğer yandan, İsrail ve Mısır ile ilişkiler gergin olduğu halde el altından Ankara’nın bu ülkelerle ticaret yaptığını da biliyoruz. Cumhurbaşkanı’nın oğlunun gemilerinin de, Mısır limanları üzerinden vızır vızır yük taşımakta olduğu bir gerçek. Suriye Devlet Başkanı Esad’a karşı radikaller dahil muhalif gruplara destek nedeniyle Türk kamyonları bu ülkeden geçemez hale gelince ilişkilerin kesildiği İsrail, kamyonlara geçiş kolaylığı sağladı. Ama bu el altından yürütülen ticaretin ülke ekonomisine katkısı sınırlı oldu.
Davutoğlu’nun başbakanlık görevinden uzaklaştırılmasından sonra yerine atanan Binali Yıldırım, yeni diye sunulan ve “Dostlarını artıran, düşmanlarını azaltan dış politika anlayışından” söz eder oldu. Böylece, parti tabanına, “aslında biz komşularla iyi ilişkiler istiyorduk ama bu Davutoğlu yok mu, o bozdu ilişkilerimizi” demeye getiriliyor sanki.
İsrail ile ilişkilerin normalleşmesinin eli kulağında, birkaç haftaya bu yönde resmi bir açıklama gelir. İsrail’den üçüncü bir diplomat da Ankara’da göreve başlamaya hazırlanıyor.
Normalleşme yolundaki son pürüz diye lanse edilen İsrail ablukası altındaki Filistin Gazze’ye dair anlaşmazlığın da çözülme yolunda olduğu söyleniyor. Aslında bu noktada da bir pürüz yok; iktidarın talebinin aksine İsrail, terör yuvasına dönüştürüldüğünü savunduğu Gazze’ye ablukasını kaldırmayacak ama Türkiye’nin bu bölgeye daha fazla insani yardım yapmasını sağlayacak. İktidar da tabanına dönüp, “bakın biz ablukayı kaldırttık” algısı yaratacak. Gazze’deki insanlık dramının karar vericilerin umurunda olmadığı biliniyor.
Şimdilerde Rusya ile de ilişkileri düzeltme arayışlarına girildi. Ama zor gibi zira Rus lider Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert kişilikleri, ilişkilerin eski normal günlerine dönmesini zorlaştırıcı faktör olarak karşımızda duruyor.
Peki Başbakan Yıldırım’ın, “Daha az düşman, daha çok dost” mealindeki sözlerini, dış politikada önemli bir açılım olarak mı okumamız gerekiyor? Şu aşamada tabii ki değil. Harap edilen dış politikada büyük bir U dönüşü olması için; Esad’ın takıntı olmaktan çıkartılması, Suriyeli Kürtlerin Türkiye’nin yanına çekilmesi, Ermenistan ile ilişkilerin başlatılması gibi radikal adımların atılması gerekiyor. Büyük demokratikleşme projesi olan AB ile müzakerelerin yeniden başlaması da şart.
Şu anda dış politikada yapılmaya çalışılan; Rusya ve İsrail keza Mısır ile ilişkilerin eski normal düzeyine çekilmesi iken dış politikanın daha ziyade Saray’ın kontrolü altına girmesinden ibaret. Davutoğlu’nun dışişleri bakanlığındaki ekibinin merkezden uzaklaştırılmış olmaları da bu kontrolün sağlanmasını kolaylaştırıcı rol oynayacak.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016