Lale KEMAL
Davutoğlu, Başbakanlık makamına atama usulüyle gelmiş olsa bile son seçimlerde partisinin oylarını yüzde 49,5’e çıkarmayı başarmıştı. Yine de bu yetmemişti, tam biat etmeliydi. Bir iki söylem farklılıklarına rağmen ediyordu da aslında. Ne varki Saray için hayati önemdeki başkanlığa geçiş konusunu ‘demlemeye’, yani zamana yayacağını açıklayarak 20 aylık başbakanlık görevinin sonlandırılmasının fitilini ateşlemişti. Ve Başbakan Davutoğlu’nun bir süredir beklenen sonu, bir AKP’li vekilin kaleme aldığı şüphesi kuvvetli internette açılan ‘Pelikan Dosyası’ ile getirildi. Pelikan, Davutoğlu’nun Saray’ın memnuniyetsizlik duyduğu icraatlarına dair konuları detaylarıyla açıklıyordu. Hatta Davutoğlu ve çevresinin adeta ‘bir istihbarat ağı’ kurularak dinlenmiş olduğu izlenimini de güçlendiriyordu. Örneğin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüşmeleri gibi.
Davutoğlu, 22 Mayıs’ta olağanüstü kongreyi toplayarak başbakanlığı ve parti başkanlığını bırakacağını açıkladığı önceki günkü basın toplantısında, bu ayrılığın ‘kendi tercihi değil, zaruret’ olduğunu alenen söyledi. Ne var ki, tarihteki yerini, en azından ‘vuruşarak çekilmişti’ dedirtecek cinsten alma fırsatını kaçırdı. Twitter’daki ‘sendika.org’ adresinin de isabetli tanımlamasıyla, Davutoğlu görevden uzaklaştırılmasıyla ilgili “Kendine övgü, refiklere sitem, Erdoğan’a biat” niteliğinde bir ‘veda hutbesine’ imza atmakla yetindi.
Gazetelerin aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir grup AKP’li vekil ile yaptığı görüşmede, ‘işin uzaması’nın Davutoğlu’nun yerinde kalmaya devam etmesinin daha zararlı olacağını söyledikten sonra devamla dokunulmazlıkların da (yani özellikle HDP’li vekillere ait olanların) kaldırılması gerektiği yolundaki bilinen görüşünü yinelemiş.
Erdoğan’a atfedilen bu bilgilerin doğruluğunu adeta teyit edercesine konuşan AKP’ye tanıklık eden deneyimli bir siyasetçi şöyle diyordu görüşmemde: “Davutoğlu’nun sonunu getiren esas mesele, Erdoğan’ın istediği gibi Türkmenistan usulü otoriter başkanlık sistemine geçişi sürüncemede bırakması.” Dolayısıyla aynı kaynağıma göre, Erdoğan’ın etrafındaki çember daralıyordu ve kuşatma altındaydı. Başkanlık sistemine geçişi hızlandırmalıydı, böylece Davutoğlu’nun gidişi operasyonunu öne aldı.
Başkanlığın önünü tıkamakta olan bu daralan çember neydi? Örneğin Yargıtay, gelecek hafta MHP’li muhaliflerin 15 Mayıs kurultayının önünü açacak bir karar alır, (Şu sıralar aksi karar için Yargıtay üzerindeki baskıyı düşünmek istemiyorum), dokunulmazlıklar da Meclis’te kaldırılmazsa başkanlık işi zora girebilirdi. Zira, muhaliflerin kurultayı gerçekleştirmesi, yenik düşen Bahçeli liderliğindeki MHP’nin başkanlığa vereceği desteğin buharlaşması anlamına geliyor. Keza, dokunulmazlıkları kaldırılmayan HDP, Meclis dışı kalmayacak ve yine başkanlığa anayasal değişiklikle geçiş de matematiksel olarak mümkün olmayacak.
Davutoğlu’na yapılan erken operasyonla, AKP’li Aydın Ünal’ın ifadesiyle, artık fiilen yarı başkanlığa geçildi. Benim ifademle ‘zaman kazanıldı.’ Kurultaya kadar Davutoğlu görevde kalsa bile Saray’ın artık tam hakimiyet kurduğu AKP, fire vermeden HDP’yi Meclis dışında bırakacak dokunulmazlıkların kaldırılmasını sağlayabilir. Vekillikleri düşecek HDP’lilerin illerinde ara seçime gidilir. Böylece AKP, başkanlığı öngören anayasal değişikliği referanduma götürecek en az 330 milletvekiline ulaşır.
Dokunulmazlıklar kaldırılmayıp MHP’li muhalifler de kurultay yapabilirlerse Davutoğlu’nun gidişiyle hız kazanacak kötü gidişatın belki önüne geçilebilir. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vererek demokrasiye darbe vuran CHP de, Genel Kurul’daki oylamada bu yanlışından dönerek en azından intiharını önlemiş olur.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016