Lale KEMAL
Diyarbakır 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı garnizon sahasına girip göndere çekili Türk bayrağını indirenin kim olduğunu bilmiyoruz, bilsek de fark eder mi?
Belki PKK’lı belki de değil ama bu eylem ile varılması istenen amaç; Türkiye’nin bayrak hassasiyetini kullanıp, şiddeti tırmandırmak, kaşımak, zaten kırılgan olan çözüm sürecini sonlandırmak. Nitekim, bayrak olayının üzerine atlayan, örneğin, MHP lideri Devlet Bahçeli, bayrağı gönderden indireni vurmadığı için askere en ağır dille yüklendi. Genelkurmay Başkanı ve üs komutanını, onurlu ve erdemli olmaya dolayısıyla istifa etmeye çağırdı. Söz konusu TSK mensuplarına, “istifa etmezseniz onursuz ve erdemsizsiniz,” demeye getiren Bahçeli, acaba askerlere bu şekilde ağır ifadelerle yüklenerek bir nebze olsun kışlasına çekilebilen orduyu yeniden siyasete çekmek, yeni darbelere zemin hazırlamak ve yeniden şiddet ortamına çağırdığının farkında mıdır, bilmiyorum. Bu parti, ordu içinde eski günleri aratmayacak biçimde astların üstlerine karşı kıpırdanma içinde oldukları duyumlarını almıyor mu?
MHP’de belli ki, ordunun asli görevi olan yurt savunmasına odaklanması için atılan yasal adımlar öfke patlamasına yol açmış, terörizmle mücadelede, çoğunun ölümüyle sonuçlanan hatalı bir uygulamayla acemi erlerin kullanılmasında bir sakınca görülmemiş, ama bayrağı gönderden indiren göstericinin, Bahçeli’nin ifadesiyle, “alnı çatından devrilmesi hak ve helalmiş.” Bu eyleme izin verenler ise erdemsizmiş.
Oğullarını, bulundukları mevkilerini kullanarak, çatışma bölgelerinde askerliğe göndermeyen dolayısıyla evlat acısı çekmenin ne olduğunu bilmeyen asker ve sivil tuzu kuruların hezeyanlarının, keşke bu ülkede alıcısı, var ise de azınlıkta olsa, ama değil.
Bu aynı parti, bir gün olsun, ülkelerin demokratikleşmesinde, hukuk devletinin tesisinde olmazsa olmaz kural olan ordunun siyasi iradeye tabi kılınması için bir tek cümle sarf etmedi, partisinin de temsil edildiği parlamentonun, asli işlevlerinden biri olması gereken TSK’nın denetimi mekanizmasının çalıştırılması için talepkar olmadı.
Uludere’de, 34 vatandaşın, kendi ülkelerinin F-16 jetleri tarafından PKK’lı sanılıp bombardıman altında tutulup öldürülmesi gibi vahim olay karşısında istifa müessesesinin çalıştırılması için baskı kurmayanların, bilinçli bir şekilde ülkenin yumuşak karnı haline getirilen bayrağın indirilmesi meselesinde TSK’ya ağır dille yükleniyor olmaları çifte standarttan öteye gidemez.
Eğer bu ülkede, Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si, Ermeni’si, Yahudi’si, Roman’ı hangi din, mezhep ve etnik gruptan olursa olsun kimliklerine, değerlerine saygı göstermeyip, bizzat ötekileştiren güçlü bir damar varsa ve bu damarların siyasi uzantıları bugün bayrak hassasiyetini istismar ediyorlarsa bilesiniz ki, asıl bu grup, ne ülkenin demokratikleşmesini ne de Kürt sorununun çözümünü istiyordur. PKK içinde, bölgede ve uluslararası çevrelerde de çatışmaların devam etmesinden türlü şekillerde nemalanan gruplar var. Türkiye’deki fikirdaşlarıyla ortak paydaları, çözümsüzlüğü yani şiddeti yeniden piyasaya sürmektir.
İktidar gücüyle yolsuzlukları örtmezse ayakta kalamayacağını gören hükümetin ise demokratikleşmeyi beraberinde getirecek olan Kürt sorununu çözme iradesinin giderek azaldığı ve uzatmaları oynadığı görülüyor.
Sonuçta, bayrak üzerinden yapılan açıklamalar, yıkıcı siyasetin bir aracı olarak karanlık günleri getirme tehlikesi taşıyor.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016