Lale KEMAL
Cumhurbaşkanı Gül’ün, 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrasında iktidarın, kuvvetler ayrılığı ilkesini çiğneyerek yargıyı yürütmeye bağlayan, sosyal paylaşım sitelerini kapatan ve MİT’i, mevcut tartışmalı halinden de geriye götüren yasalarını onaylamış olması gerek uluslararası, gerekse ulusal düzeyde büyük hayal kırıklığı yaratmıştı.
Gül’ün, demokratik duruşunu gölgeleyen bu tasarruflarının arkasında kulislerde dolaşan çeşitli söylentiler var ancak kanıtlanmadıkça bu söylentilere itibar etmemek lazım.
Peki Gül, eli kulağında yakınlarda Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanlığına adaylığını açıklarsa, kurucusu olduğu AK Parti’ye genel başkan olarak dönebilecek mi? Ya da kendisi Köşk’e talip olacak mı? Seneye yapılacak genel seçimler sonrasında yeniden milletvekili olup başbakanlığa oynayacak mı? Gül’ün, şayet cumhurbaşkanlığına adaylığını koyarsa kendisinden sonra AK Parti genel başkanlığına getirilmesi Erdoğan’ın elinde. Erdoğan, ola ki adaylığını koyduğu cumhurbaşkanlığına seçilemezse başbakanlık görevini kaldığı yerden devam ettirebilecek. Bu durumda Gül’e, geri dönmeyi düşündüğü AK Parti genel başkanlığını neden bıraksın?
Bu soruların bazı yanıtlarına yakınlarda ulaşacağız.
Belli ki kısmen parti içindeki konumunun netleştirilmemiş olması, kısmen anti demokratik diye tanımladığı Putin-Medyedev tarzı emanetçi parti liderliği kurguları yapıldığı iddiaları, Avrupa Birliği’nin Brüksel merkezinden Ankara’ya gelen raporlarda da, Gül’ün siyasi kariyerini bitirdiği gibi iddialı yorumlara yol açıyor.
İktidarın, yolsuzluk soruşturmalarını kapatma gayretleri algısının yüksek olduğu bir arka planla anti demokratik tasarruflara girişmesine karşı gerekli demokratik duruşu sergilememekle suçlanan Gül, perde gerisinde Avrupalı konuklarına ne tür mesajlar veriyor?
Gül, geçen hafta, Ankara’ya gelen AB’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ile bir araya geldiğinde şu mealde, örneğin, Erdoğan’ı dolaylı yollardan hedef tahtasına oturtan sözler sarf etmiş:
“Türkiye’de meydana gelen son olaylar Türk demokrasisine gölge düşürüyor. Demokratik reformlara cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra olmazsa, 2015 seçimleri sonrasında döneceğimizi düşünüyorum.”
Gül, Anayasa Mahkemesi’nin, son aylarda aldığı kararlarla -ki yargıyı yürütmeye bağlayan yasayı kısmen iptal etti, Twitter yasağını kaldırdı- sergilediği tutumunun, iktidarı frenleme mekanizması olarak önemini Füle ile görüşmesinde tekrarlamış.
Füle, Türkiye’de yetkililerle yaptığı görüşmelerde, Ankara’nın son aylarda demokratik kazanımlarının çoğunu tersine çevirdiği düşüncesini yinelemiş. Füle, AB’nin görevlendirdiği bağımsız akademisyenlerin hazırladığı ve Türkiye’nin, temel hak ve özgürlükler alanında atması gereken adımları içeren yol haritasını da görüştüğü yetkililere vermiş.
Brüksel, muhalefetin ortak cumhurbaşkanı adayı eski İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, Türkiye’de artan mutsuzların oylarını toplayacağını düşündüğü iyi bir seçim olarak da görüyor.
Batılı bir diplomata göre, kimi CHP’li seçmen de, cumhurbaşkanlığına aday olması halinde kendilerince en kötüsü olarak gördükleri Erdoğan karşısında kötü, isabetsiz buldukları İhsanoğlu’na oy verecektir.
Nihayetinde Brüksel’de genel kanı, Erdoğan aday olup da Cumhurbaşkanlığı koltuğuna otursa da oturmasa da Türkiye’de yeni bir dinamik, siyasi hareketlenme olacak. Belki de Erdoğan’sız AK Parti kendisini reforme edebilecek.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016