Lale KEMAL
Esasen Amerikan Savunma Bakanı Chuck Hagel, ocak ayı sonlarına doğru Türkiye’ye ilk ziyaretini yapmayı planlıyordu.
Ne var ki, çok önceden planladığı ziyaretinin birkaç hafta öncesinde ortaya çıkan 17 Aralık yolsuzluk olayı, dönemin Amerikan elçisinin, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından istenmeyen adam ilan edilmesi çağrısı ve yaklaşan 30 Mart yerel seçimleri, iç politika malzemesi olarak kullanılacağı endişesiyle Hagel’in o tarihteki ziyareti iptal edildi.
Ancak IŞİD terör örgütünün, Suriye’den sonra haziran ayında Irak’a girip bu ülke topraklarını işgal etmesiyle gelişen olaylar, ulusal çıkarları, Ortadoğu bölgesindeki müttefikleriyle ilişkilerini muhafaza etmesi gerekliliğini dikte ettiren ABD’yi Türkiye ile yeniden yakınlaşmaya itti. Uzunca süredir, Erdoğan’ın da bizzat itiraf ettiği üzere telefonlarına çıkmayan ABD Başkanı Barack Obama, geçen hafta Galler’de düzenlenen NATO toplantısında cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Erdoğan ile uzunca bir görüşme yaptı. Savunma Bakanı Hagel’i önceki gün Ankara’ya gönderdi.
Obama’nın, NATO zirvesi sırasında, IŞİD ile mücadele için kurulmasını öngördüğü 10 koalisyon ülkesi arasında tek Müslüman ülke Türkiye. NATO’nun bölgedeki tek üye ülkesi olması, Ankara’nın bu koalisyon içinde yer almasını dikte ettiriyor.
Ne var ki, IŞİD’in, geçen haziran ayının başından bu yana rehin tuttuğu aralarında Musul başkonsolosunun da bulunduğu 46 kişiyi misilleme olarak öldürme endişesi Ankara’nın, bu terör örgütüne karşı mücadelede aktif olarak bir koalisyon içinde yer almasını engelleyici bir faktör.
Ancak IŞİD, Ankara’nın önemli bir ihmali sonucu Türkleri rehin almamış olsaydı dahi Türkiye’nin, bu örgüte karşı verilecek savaşta aktif bir rol alması beklenmiyordu. Zira Ankara, masada oturmayı ister ama risk taşıyan görevlerde pasif kalmayı tercih eder, tıpkı ABD’nin 2003 Mart’ında koalisyon güçleriyle Irak’ı işgalinde devre dışı kalmış olması gibi. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, boşuna, TSK’ya, gelişmiş ülkelere göre yetersiz olan muharip güç sayısını artırması gerektiğini söylememişti.
Ankara’nın IŞİD’e karşı oluşturulması planlanan koalisyona lojistik destek sağlaması, yani koalisyon uçaklarının İncirlik üssüne inmesi, askerlerin burada mola vermesi ve gıda, giyecek gibi stok yapmalarına izin vermesi beklenebilir. Ancak Ankara, örneğin, bomba yüklü uçakların yani savaş uçaklarının saldırı amaçlı silahlı bir şekilde üslerinden kalkışına izin vermez.
Diğer yandan, ABD’nin, IŞİD ile mücadelesinde Ankara’dan asıl beklentisi, bu örgüt mensubu yabancı savaşçıların Türkiye toprakları üzerinden Suriye’ye geçişlerine yönelik son aylarda aldığı önlemleri daha da sıklaştırması.
Her ne kadar, ABD’nin, IŞİD’e karşı kurulmasını öngördüğü koalisyon ortakları arasında bulunmasalar da, bu örgüte karşı savaşında gerçek ve sessiz ortaklarının Irak ve İran ve şimdi olmasa bile yakınlarda Suriye rejiminin olması beklenebilir.
ABD’nin bazı müttefikleri koalisyon ortakları olarak görünse de Washington işleri bizzat yürütmeyi ister ve IŞİD’e karşı mücadelesinde zaten bu örgüt mevzilerine karşı hava akınları düzenlediği Irak’ın hükümeti ile yakın işbirliğinin devamı kaçınılmaz. ABD’nin, Irak’taki Şii yönetimine desteği bilinen İran ile alenen olmasa da perde arkasında IŞİD’e karşı savaşında bu ülke ile işbirliği yaptığını bilmek lazım. Keza, IŞİD mensuplarının Suriye’de de bulunuyor olması nedeniyle Şam yönetimi ile Washington arasında ortak düşman gördükleri bu örgüte karşı işbirliği beklenebilir.
Yazarlar
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016