Lale KEMAL
Hükümetin, demokratik reformlardan büyük U dönüşü yapıp, yönünü baskıcı bir yönetim anlayışına çevirmekte olduğunun ipuçlarını, TSK'nın, seçilmişlerin denetimi altına girmesi projesini yarım bırakmasıyla almaya başlamıştık.
TSK'nın, siyasetten el çektirilmesi, özerk yapısının sonlandırılması, seçilmişlere hesap vermesi gibi orduların demokratik sivil denetime tabi kılındığı çağdaş bir ülke olmanın gerekleri bir kenara bırakılmaya başlanmıştı. Yerini, göz boyama niteliğinde palyatif tedbirlere bırakmıştı. Yasalara aykırı olarak ama fiilen genelkurmay başkanının, örneğin, masanın başında, başbakanın yanındaki sandalyeye oturarak YAŞ toplantılarına başkanlık etmesi gibi çift başlı uygulamalar kaldırılmıştı.
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ifşa olduğu 2013 Aralık'ını takip eden aylarda TSK-AKP fiilî ittifakının, üst düzey bir AKP'linin, darbe teşebbüsü davalarını, hiçbir hukuki karşılığı olmayan sözde ‘Paralel Yapı'nın üzerine yıkıp, bu yapının kumpası olduğunu açıklamasıyla temellerinin atıldığına tanık olduk. Sonrası zaten, Balyoz davasının yeniden görülmesi ve nihayetinde tüm sanıklara beraat verilmesiyle çorap söküğü gibi geldi. Mahkemenin, ‘darbe teşebbüsü yok' demeyip, ‘delil yetersizliğinden' verdiği beraat kararlarına savcılığın bazı kişiler yönünden itirazda bulunduğu ve bu sürecin henüz sonuçlanmadığını bu vesileyle not edelim. Yine bu vesileyle, ister darbe teşebbüsleri eski sanıkları olsun isterse 2013 sonrası soruşturmaya tabi tutulan ya da hapse atılan pek çok polis, savcı, gazeteci, bürokrat, işadamı her kim olursa olsun adil yargılanma haklarının ellerinden alınmış ya da alınıyor olmasının bir hukuk devletinde kabul edilemez olduğunu da hatırlatalım.
Defalarca yazdım, 2013 Aralık sonrası yaşananlar, yol açtığı pek çok hukuk dışılıklara ek olarak ordunun yeniden siyasete çekilmesinin de önünü açtı.
En nihayetinde CHP'den Barış Yarkadaş, 2013 ittifakı konusuna siyasi kimliğiyle geçen yıl 28 Aralık günü Halk TV'deki konuşmasında katıldı ve Ergenekon tutuklularının cezaevinden çıkmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yapılan anlaşmanın sonucu gerçekleştiğini savladı.
Yarkadaş, devamla, şöyle diyordu:
“Erdoğan 17-25 Aralık dosyalarının kapatılması, askerin arkasında durması karşısında Kürt politikasında değişikliğe gitmiştir. Burada bir takas yapılmıştır. İlişkinin başı oraya dayanır. Onlar Ergenekon tutuklularını bırakmıştır, bunun karşılığında Fethullah Gülen operasyonuna destek verilmesi için de söz alınmıştır.”
Yakın tarihin, ordu-hükümet ilişiklerini kavramak için, yerinden yönetimi sağlayacak, terör sorununu çözecek devrim niteliğindeki AKP imzalı, 2014 tarihli kamu yönetimi reform yasasının tozlu raflara neden bırakıldığını (Eser Karakaş, “AKP'yi ne zaman askere aldılar?” Zaman, 04.01.2016) sonrasında da 2013 mutabakatını ya da ittifakını iyi analiz etmek gerekiyor.
NOT: Geçen yıl 30 Aralık günü yayımlanan, “ODTÜ'nün IŞİD uyarısı,” başlıklı yazıma, bu üniversitede okuyan bir okurumdan gelen eleştiri yazısını, özetle sizinle paylaşıyorum: “ODTÜ'de 5 yıldır okuyan ve namaz kılan ve açıkta namaz kılıp hak talep etmeyi yanlış bulan bir bireyim. ODTÜ mescitlerinin niceliğini değil niteliğini yetersiz buluyorum. Bakın eğer çok küçük olan hazırlık mescidi dolu ise ki birkaç kişi ile hemen doluyor (hazırlıkta okuyan öğrenci sayısı 3.000) ODTÜ'de hazırlık binaları ile en yakın mescit arası yaklaşık 10 dk sürmektedir. Hazırlıkta okuyan öğrenciler ders araları 10 dk olan bir sistemde nasıl olacak da hem mescide kadar gidip gelip hem de namazlarını eda edebileceklerdir?... O sırada mescitte bulunan veya gidip gelen bazı kişiler evet belki de IŞİD sempatizanı olabilir ama hak hukuk diye sürekli sesini yükselten bir grubun, ODTÜ Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), herkesin kullanımına açık bir mekanı basması ve yargısız infazla kaba kuvvetle iş çözmeye kalkışması ne kadar doğrudur?
Ben de kesinlikle bu yaşanan olayın siyasete alet edilmesini yanlış buluyorum, gayet tabii okul rektörlüğü bu işi tatlıya bağlayabilecek kapasiteye ve gayrete sahiptir zannımca. Kesinlikle IŞİD meselesine dikkat çekmemiz ve bunu tüm toplum olarak ele almamız gerekiyor. Bunu da mescit ihtiyacı üzerinden olan tartışmadan yola çıkarak yapamayacağımızı düşünüyorum. Mescit ihtiyacı başka bir olaydır.”
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- IŞİD’den mesaj var; ‘Oksijenimi kesme topyekûn savaşırım’
2.02.2016 - Brexit istismarı çabuk başladı
25.06.2016 - Dış politikada Saray dönemi
18.06.2016 - Askere yasal zırh ve CHP
11.06.2016 - “Mercedes’ini yakacak babayiğit var mı?”
4.02.2016 - 6,5 milyon pasaporta vizesiz Avrupa!
28.05.2016 - ‘Şehir savaşlarına’ hazırlıksız yakalandılar
14.05.2016 - Ara seçim zorlanacak
7.02.2016 - Amerikalı ne diyor, bizimkiler ne anlıyor?
30.04.2016 - Bir garip ‘askeri casusluk’ operasyonu
24.04.2016
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları














































emir
cemaati eleştirirken kibar kibar eleştirin yoksa kapıya koyarlar maazallah.. bir de: hükümet seçilmiş meşru bir iktidardır. Cemaat ne peki? nasıl yanyana koyar da kavgaları ve itişmeleri "normal"miş gibi anlatırsınız. geçmişte askerin pozisyonunun yerini almış galiba cemaat ve amberin hanım bunu rahatlıkla kanıksamış...
muharremt
benim anlamadığım burokrasi de dürüst insan sever insanlar yapılanmazsa o zaman geçmişte olduğu üzere inananları stadyumlara tıkalım diyen ergenekoncularmı yapılanacak.iktidarında bu yapılanmadan eğer varsa gurur duyması lazım.sonuçta ülke yi tek başına yönetmek mümkün değilki tabiki burokrasi olacak. ama sonuç itibarıyla kimin elinde olmanın önemi büyük .halka saygı duyanlar bu ülkede belli.birde halktan nefret edenler belli.burası iki kutuplu bir ülke buda 1000 senede geçse değişmez.