Lale KEMAL
Kürt meselesine silahsız çözüm makyajı dökülünce amacın, bu tarihsel sorunu çözmek değil, başkanlık sistemini tesis etmek için gerekli matematiksel çoğunluğu Kürtlerin desteğiyle almak olduğu ortaya çıktı.
Ne zaman ki HDP, “Seni başkan yaptırmayacağız,” dedi işte o zaman bu partinin itibarsızlaştırılması süreci de başlatıldı. 13 yıldır anamuhalefet görevini yürüten CHP değil ama HDP, Türkiye'de yalnızca Kürtleri değil tüm demokrat kesimleri kucaklayan gündemiyle 7 Haziran seçimlerinde, yüzde 10 barajının çok üstüne çıkmakla kalmayıp kökü çok daha eskilere dayanan MHP ile vekil sayısını bile eşitlemişti.
MHP liderliği ne yaptı? Haziran seçim sonuçlarının daha mürekkebi kurumadan koalisyon kurmayacağını ilan edip, AKP'nin, tekrarladığı kasım seçimlerinde yeniden tek başına iktidara gelmesini sağladı. Sağladı sağlamasına ama hem oylarının önemli ölçüde AKP'ye kayması hem de seçmenin koalisyon iradesini hiçe sayma pahasına. HDP de barajın üstüne çıktı ama haziran ivmesini yakalayamadı, matematiksel oyunu bozduğundan kasımda oyları düştü.
Kasım sandığının en büyük kaybedeni MHP'de aylardır sular durulmuyor, lider Bahçeli'yi olağanüstü kurultayı toplamaya ikna edemeyen muhalif kanat mahkemelik oldu.
Bu noktada sorulması gereken şu; MHP demokrasi mi arıyor? Belki Meral Akşener başkanlığında bir MHP, ülkenin demokratikleşmesine katkı sağlayabilir ama bir yere kadar. Türkiye'nin özlemini duyduğu gerçek bir hukuk devletini tesis edecek, mevcut kötü gidişatı durdurabilecek potansiyele sahip değil bu parti, kimi zaman doğası gereği zararlı olan aşırı milliyetçi ideolojisi nedeniyle.
MHP'nin varoluş nedeni, Kürt meselesini çözmemek üzerine kurulu. Eh bu görevi de artık iktidar partisi üstlendi, “Senden daha milliyetçiyim,” diyor.
HDP'ye gelince; Meclis dışına itilerek tabanının bu yasama organında temsilini kaybetmesi gibi Türkiye açısından büyük riskleri barındıran gelişmelere ilave izlediği kucaklayıcı siyasetinin dolayısıyla yıldızının parlamasını açıkçası PKK da kıskandı.
Ankara'da PKK'nın kolu TAK'ın üstlendiği katliam eylemini kınayan HDP Eş Başkanı Demirtaş'ın, partisinin terörle arasına mesafe koyan politikaları silahlı kanat nezdinde de rahatsızlık veriyor.
Profesör Ümit Cizre, İngiltere merkezli Open Democracy için 24 Şubat'ta kaleme aldığı yazısında şu önemli tespitleri yapıyor:
“HDP, PKK'ya destek verdiği gerekçesiyle milletvekilliği dokunulmazlıklarının kaldırılması ya da partinin kapatılması riskiyle karşı karşıya. PKK şiddetinden dolayı huzursuz olan HDP'nin Türk seçmenleri, parti ile aralarına mesafe koyuyorlar. (Çatışmaların yarattığı yıkım ortamı nedeniyle) fiziksel olarak ayakta kalma mücadelesi veren bölgedeki Kürt taraftarları ise HDP'nin, mağduriyetlerini giderici önlemlerin alınmasında zayıf kalmasına kızgınlar.”
Cizre, diğer yandan, HDP'nin yeni küresel imajından rahatsız olduğu izlenimi veren PKK'nın, bölgede ‘oyun değiştirici', bir rol kazanmakta olduğuna işaret ederek, “Dolayısıyla, HDP'nin PKK'dan bağımsız etkin bir Kürt yanlısı gündem yaratmasının zayıf olduğu söylenebilir.” diyor.
Ne var ki Cizre'nin de vurguladığı üzere, yine de çözüm sürecinin yeniden başlatılması -ki bu yönde ümitler çok zayıf- halinde HDP'nin, görüşme masasına oturacak ve anlaşmazlığın insani ve entelektüel yönüyle Kürt hareketini temsil edebilecek tek hareket olduğuna vurgu yapıyor.
Ankara ve PKK arasında sıkışan HDP, tüm kesimleri kucaklayan haziran ivmesini yeniden kazanabilirse çıkış yolu bulabilir. Milliyetçilik söylemi gibi varoluş nedenini AKP'ye kaptıran MHP'nin işi çok daha zor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016