Mehmet Ocaktan
Amerikan Başkanı Donald Trump, bütün dünyada kafasına göre bir ‘haydut düzeni’ kurma konusunda bütün imkanlarını seferber etmiş bulunuyor. Korkarım bu gidişle dünyayı ateşe vermekten de çekinmeyecektir.
İkinci kez başkan seçildiği günlerdeki, “Kanada bizim eyaletimiz olmalı, Grönland bizim olmalı” benzeri saçma sayıklamalarını hepimiz hatırlıyoruz. Ama sonra gördük ki bunlar, sadece ön sayıklamalarmış…
Esas bu deliliğin arkasında, hiçbir uluslararası hukuk, kural tanımayan ‘haydut düzeni’nin ipuçları gizliymiş.
Önce Gazze’de çocukları, bebekleri, kadınları katleden soykırımcı Netanyahu’ya sınırsız destek vererek soykırıma ortak oldu. Hatta öyle ki aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Kahire toplantısında liderlerin gözlerinin içine baka baka “İsrail bizim silahlarımızla öldürdü” diyerek katliam ortaklığı ile övünecek kadar çılgınlığı göze aldı.
O gün bir tek yürekli lider çıkıp, “soykırıma destek vermek insanlık suçudur” deme cesaretini gösteremedi.
Galiba Trump o gün, gölgesinden korkan liderler topluluğuna bakarak içinden, “ben bu dünyada canımın istediği her ülkeyi işgal edip, kafama göre takılabilirim” diye karar vermiş olmalı.
İşte deliliğin son sınırında dolaşan bu adam, şimdi vites yükselterek Venezüella’ya saldırdı ve devlet başkanı Maduro’yu yakalayarak Amerika’ya götürdü. ABD Adalet Bakanlığı, Maduro ve eşi Flores’in "narko-terörizm" ve "kokain sevkiyatı" gibi ağır suçlardan yargılanacağını duyurdu.
Şu utanmazlığa bakar mısınız, Trump Amerikan basınına yakalama anını anlatırken, "Operasyonu TV şovu izler gibi izledim. Maduro ve eşi yatak odalarından sürüklenerek alındı. Maduro son anda pazarlık yapmaya çalıştı. Ben 'hayır' dedim. Dünyada bunu yapabilecek başka ülke yok" diyerek yapılan haydutlukla övünebiliyor.
Dünya hiç böyle bir utanmazlığa sahne olmamıştı, düşünebiliyor musunuz bebek katillerine destek olmaktan zevk alan, uluslararası hukuku yok sayarak bağımsız bir ülkeyi işgal etmekle övünen bir deli bütün insanlığın hayatı üzerine adeta kumar oynuyor.
Açıkçası ben de ülkesinde kurduğu kapalı rejim yüzünden özgürlükleri kısıtlayan, halkını ekonomik sefalete sürükleyen Maduro ve benzeri otokrat liderlere şiddetle karşıyım. Dolayısıyla Maduro’yu sevmeyebilirsiniz, böyle kapalı bir rejimden nefret de edebilirsiniz ama bütün bunlar, Amerika dahil hiçbir ülkeye Venezüella’ya saldırma hakkı vermez.
Trump’ın sınır tanımayan saldırganlığı gösteriyor ki bütün bir insanlık ailesi olarak hepimiz tehlikedeyiz. Kabul etmesi zor olsa da ‘haydutluk rejimi’ karşısında ne yazık ki bu partiyi kaybettik.
Maalesef bu durumun en büyük sorumluları Batılı ülkeler ve İslam ülkeleri… Çünkü Trump, Netenyahu denen tescilli katile destek verirken hepsi sustular, hatta susmakla da kalmayıp ona destek oldular. Şimdi Trump, bunları hepsini sıraya dizip tehdit etse kim ne diyebilir ki…
Açıkçası Trump’ın, bundan sonra özellikle bölgemizle ilgili yapabileceklerini düşündükçe endişelenmemek mümkün değil. Mesela yarın çıkıp, “Suriye’de yeni bir yapı oluşturuyoruz, SDG, IŞİD’in yok edilmesinde bize büyük bir destek verdi, Türkiye SDG’den uzak dursun” derse, nasıl bir politika izleyeceğimizi bilen var mı?
Böyle bir durum karşısında iktidarımız çıkıp, “Ey Trump burası Venezüella değil, sakın Suriye’ye karışma, işine bak” diyebilecek mi?
Umarız bu adamın kafasında, bizi de zora sokacak böyle felaket senaryoları yoktur. Çünkü ilk döneminde, Türkiye’ye karşı sergilediği hasmane tutumun ülkemiz için neye mal olduğunu çok iyi biliyoruz…
Başkasını bilemem ama ben, şu günlerde Amerikalı şair Allen Ginsberg’in ‘Amerika’ şiirini tekrar tekrar okumak istiyorum.
/Amerika her şeyimi verdim sana, şimdi bir hiçim
17 Ocak 1956 ve iki dolar yirmi-yedi sent.
Kendi kafam bile destek değil bana.
İnsanlarla savaşı ne zaman sona erdireceğiz Amerika?
Al şu atom bombanı kıçına sok.
Kafam bozuk, Amerika, bir de sen üstüme varma,
Kafam yerine gelene dek şiir miir de yazmayacağım.
Söyle bana Amerika ne zaman melekleşeceksin sen?
Ne zaman anadan doğma olacaksın
Ne zaman bakacaksın mezarlıktan Amerika?/
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanMahallemizin ‘iftar çadırı’ndan sahneler 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci“Kamuoyu önünde konuşmayın” 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDindarların ‘ahlak’ problemi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyanın cehenneme çevrilmesi mi isteniyor; savaş buna yarar… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezCDS priminin anlattıkları 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYÖcalan’dan ‘Kardeşlik Hukuku’ Çağrısı 28.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolDin ve laiklik 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYıkımın eşiğinde yeni bir dünya düzeni 27.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025