Mehmet Ocaktan
İnsanlığın yüz yıllara dayanan tecrübelerinin sonunda elde ettiği evrensel hukuk normlarına rağmen, bugün Amerika gibi yıllardır demokrasi hikayesi yazan bir ülkenin mafyatik yöntemlerle Venezüella’ya çöküp devlet başkanını tam bir haydutlukla kaçırması insanlık için bir utanç fotoğrafıdır.
Meğer o süslü demokrasi ambalajının içinde, kaba ve hoyrat bir sopa varmış, aslında bu sopa aynı zamanda bütün egemen devletlere gösterilen bir sopadır.
Trump’ın vizyona soktuğu bu ‘haydutluk filmi’nin hukukla, insani değerlerle bir izahı yok elbette. Ama bu filmi, sadece Amerika açısından bakarak ve de yüreğimizi soğutacak en ağır kelimelerle tarif etmek de meseleyi anlamamız için yeterli olmayacaktır.
Çünkü bu meselenin bir de Maduro cephesi var… Dikdatöryal hevesleri uğruna, halkını görülmemiş bir ekonomik krize ve yoksulluğa mahkum etti. Ve ne yazık ki rakamlarla ifade edilen yoksulluk, giderek bir insani bir trajediye dönüştü.
2015’te yapılan parlamento seçimlerini Maduro kaybetti, ancak tümden denetimine aldığı yargıyı kullanarak parlamentoyu fiilen devre dışı bıraktı. Bu yeni dikdatoryal sürecin bedeli ağır oldu. 2014–2017 yılları arasında süren protestolarda, resmi ve bağımsız kaynaklara göre en az 131 kişi güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Öğrencilerin öncülük ettiği kitlesel gösteriler sert biçimde bastırıldı; ifade ve basın özgürlüğü fiilen askıya alındı. Ve sonunda devleti, vatandaşını ikna eden bir siyasal yapı olmaktan çıkarıp, bir güvenlik aygıtına dönüştürdü.
Partisinin iktidarına yönelik tehditleri savuşturmak için bölgesel hükümet seçimlerini defalarca erteledi. Siyasi muhalefetin kontrolündeki tek hükümet organı olan özel bir yasama organı için hileli bir seçim düzenledi. Bu yeni süper organ, ülkenin anayasasını yeniden yazma ve yürütme yetkilerini genişletme konusunda sınırsız yetkiye sahip oldu.
Dahası, iktidarına karşı artan halk hoşnutsuzluğunun gücünü kırmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Yargıyı tümden kontrolü altına alarak siyasi tutukluları hapse attı, basın özgürlüğünü yok etti.
Maduro’nun en büyük hatalarından biri, ülkedeki yapısal çöküşü yönetmek yerine, uluslararası yaptırımları siyasi bir kalkan olarak kullandı ve krizin bütün suçunu “dış güçler”e yükledi.
Bir taraftan baskı ve hamasetle dikdatörlüğünü güçlendirirken, bir taraftan da yeni Maduro zenginleri yarattı ve milyonlarca insan, temel gıdaya erişebilmek için Maduro’ya sadakat göstermek zorunda kaldı.
Kısaca özetlemeye çalıştığımız bu tablo gösteriyor ki Maduro, kelimenin anlamıyla Venezüella’da bir dikdatörlük inşa etti
İşte şimdi, Maduro’nun hukuku, özgürlükleri yok ederek inşa ettiği o dikdatörlüğün yıkılış sahnelerini izliyoruz. Eğer halkınızı adalete hasret bırakırsanız, bir gün eli sopalı bir deli çıkar ve ışığa yakalanmış tavşan gibi ortada kalıverirsiniz…
Ülkesinde demokrasiyi, hukuku, özgürlükleri yok ederken kendisine destek veren Rusya, Çin, Küba, İran ve Türkiye gibi dostları vardı.
Kaderin cilvesine bakın ki Trump, mafyavari bir yöntemle gece yarısı yatağından alarak Amerika’ya götürürken arkasından ağlayan kimse olmadı. Bugüne kadar insan yerine koymadığı kendi halkı bile diktatörden kurtulduğu için şimdi bayram yapıyor…
Maduro’nun Türkiye ile sıcak ilişkileri vardı, farklı zamanlarda ülkemize ziyaretlerde bulunmuştu, hatta öyle ki Diriliş Ertuğrul dizisinin setinde sanatçılarla boy boy fotoğraflar bile vermişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı görevine yeniden seçilmesinin ardından Beştepe'de göreve başlama törenine katılmış, o günün Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı duaya ellerini kaldırarak iştirak etmişti.
Ama şimdi Türkiye doğal olarak daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Bakanlar toplantısı sonrasında, Amerikan haydutluğunu değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, meseleyi "müessif bir hadise" olarak adlandırarak "Dost Venezuela'dan desteğimizi esirgemeyeceğiz" demekle yetindi.
Galiba bir gerçeğin altını çizmek gerekiyor. Özellikle demokrasi ve hukuk karnesi zayıf olan ülkeler için, Maduro örneğinde ibret verici dersler olduğu kanaatindeyim.
Dünyada yaşanan gerçekler gösteriyor ki hukukun yok edildiği, adaletin terazisinin bozulduğu toplumlarda huzuru, iç barışı sağlamak da refahı arttırmak da asla mümkün değildir.
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTransfer masası kuruldu, ama… 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"Demirtaş’a Verilen Hapis Cezası, Barış Umuduna Darbedir"... BARIŞ HEMEN ŞİMDİ ! 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünVenezuela ve sonrası… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025
22.12.2025
8.12.2025
5.12.2025
3.12.2025
1.12.2025
26.11.2025
21.11.2025