Melih ALTINOK
Öncesi de var, anlatacağım. Ama ben onu son olarak YSK eliyle ülkenin yangın yerine çevrilmeye çabalandığı o netameli günlerde Diyarbakır’dan fırlayıp “Çok kötü şeyler olacak. Kürtler hükmünü verdi” kışkırtmalarını yaptığı günden beri yok sayıyorum.
Çünkü bu hanımefendi de fazlasıyla “ölümüne” konuşuyor. E ben de elalemin çocuğunu “bir garip barış” için ölüme azmettirenlerden hiç ama hiç hazzetmiyorum.
Ancak Öcalan’ın ikide bir “Biz halkı tutamıyoruz, kitle patlama noktasındadır” dedikleri için eleştirdiği Kürt siyasetçilerin prototipi olan bu hanım, Yasemin Çongar’a yazdığı mektubunda “ve hatta Melih Altınok’u da” okuduğunu söyleyince bir iki çift laf etmek farz oldu.
O bize yazılarında Diyarbakırlıların deyişiyle “çaxtırmadan” göndermelerde bulunuyormuş ama ben açıkça adını vereyim. Evet, PKK hümanizminin son sırsız aynası BDP Van Milletvekili Aysel Tuğluk’tan söz ediyorum.
Öncelikle, kariyerindeki en önemli olay “Romalı bir komutanın kızıyla evlenmesi” sayılan Tacitus’un “Kötü bir barış, savaştan daha berbattır” sözünün altına, Aiskhylos’un “Savaşın ilk şehidi hakikattir” aforizmasını yazabilme “medeni cesaretini” gösteren bu hanımefendin nezdinde “analiz ve kurgularında ciddi boşluklar olamayan” makul gazeteci sayılmadığım için çok mutlu olduğumu belirteyim.
Mektubuna gelince. Tamamen sanal bir zeminde, hedef göstermeler ve aşağılamalarla dolu metninde, PKK’nin cinayetleri şuracıkta dururken hareketi çözüm iradesinin “kadri bilinmemiş peygamberi” ilan eden Tuğluk, Habur’un ve MİT-PKK görüşmelerinin mimarı Ak Parti’yi “Kürtleri öldürüp intihar süsü vermeye çalışan” neo İttihat Terakki ilan ediyor.
Tercümesi; hükümet reformlarda yeterince tez canlı olmadığı için PKK genç kızları, genç oğlanları öldürüyor, havaya uçuruyor. Bizlerse PKK devlet olmadığı “halde” onu eleştiriyoruz. Bu yaptığımız da eşittir insafsızlık ve Kürt halkına karşı vefasızlık.
Üzerinde fazla durmaya gerek olmayan, nerden baksan tutarsız bir savaşçı pragmatizmi manifestosu işte.
Yeni de değil. Zira diğer savaşçıların yanı sıra Tuğluk’u “da” okuyanlar çok iyi biliyorlar ki, hanımefendi muhtelif aralıklarla Radikal İki’de boy gösterir. Ve somut güncel gelişmeler üzerinden, Kürtlerin tek ve meşru temsilcisi saydığı eli sopalı hareketini cilalamak için bir demokrat için utanç vesikası “çaxtırmalar” yapar. Tabii ki aralara Gothelerdenmötelerden alakalı alakasız aforizma parçaları atmayı ihmal etmeden.
Örneğin bir gün (ki o bir gün 27.05.2007’dir. Köfteyi çaxtınız değil mi? Ya, Cumhuriyet mitingleri dönemi) çıkar “Sevr travması ve Kürtlerin empatisi” başlıklı yazısında şunları der:
“Türk halkı tekrar Sevr tehlikesine benzer bir durumla karşı karşıyadır.” Ardından Misak-ı Milli sınırlarını, Ak Parti’ye karşı kurulacak ittifak için Türk ve Kürt halklarının ‘ulusalkucaklaşmazone’u ilan eder. Demokratlardan ve Müslümanlardan yeğ tuttuğu “Kemalist aydınlara düşen görevleri” de sıralamayı ihmal etmez elbette; hem de olağanca samimiyetiyle.
Aralık 2007’de ise sanırsam milliyetçilik kötüdür demeye çalıştığı yazısında Türk ulusalcılar gibi Barzani’nin yönetiminden “Kuzey Irak’taki oluşum” diye söz eder. Tarihin en büyük katliamlarından birinde gazlanan Kürtlerin onurlu mücadelesinin kazanımlarını, ABD emperyalizminin acı meyvesi sayar.
Yetmez, “Kürt egemen sınıfları bu topraklarda olup biten her pisliğe şu veya bu oranda katılmışlardır” der. Kimdir bu Kürt egemen sınıfları? Yo yo BDP’li bazı “ağalar” değil tabii ki. Şaka gibi ama, PKK hegemonyasını reddeden “yalnız ve bir başına” Kürtlerdir sözünü ettiği.
İşte “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız” diye söylenen Türk faşistleri gibi, “Kürtler acıyı da onuruyla yaşar” türünden vecizlerle konuşmayı pek bir seven bu hanımefendinin “kürdiliği” bile böyle amorf bir şeydir.
Kendisi ülkedeki reform sürecine karşı, yani demokrat Türk ve Kürt halklarına karşı beş benzemezle örgütlenen Cumhuriyet mitinglerine moral destek sağlamakla meşgulken, aklınca aşağılamaya çalıştığı bendeniz aynı tarihte tüm dönekliğim ve yandaşlığımla “farkındayız tehlikelisiniz” (12 Nisan 2007 / Birgün) başlıklı yazılar yazıyordum. Ve diyordum ki:
“TİT’çişinden MİT’çişine, Kerinçeğinden Perinçsizine tüm Kuvvacılar, omuz omuza verip sanal bir tehlikeye karşı kurşun dökecek Ankara sokaklarında.”
Ne diyelim...
Pazar günü HerTaraf sayfasındaki muhteşem yazısında “Kiralayacakları eve, yürüyecekleri yola, Allah’ın selamına bile ipotek koyan eli kanlı bir örgütün ve ondan özgürlük veya yeşiller hareketi devşirmeye kalkanların” oyununa gelmeyeceklerini haykıran Emine Uçak Erdoğan gibi milyonlarca cesur, vicdanlı Kürt var.
Evet, can almak için sıkılan kurşunun adres soranının da sormayanının da “şerefesiz” olduğunu düşünen biz demokrat Türklere ve Kürtlere genç ölümleri dert oldu.
Hiç umudum kalmadı gerçi ya, politik katillere güzelleme düzmeme cesareti gösteren bağımsız ve demokrat Kürtlerin savaşçılara yazdığı açık mektuplar da bir dahaki denemenizde size ders olur umarım.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019