Mete Yarar
TSK ve MİTin bölgeyle ilgili yapmış olduğu analizlerde yanılmadıklarını yaşananlarla bir kez daha gördük.
Analizlerinde yer altına tünellerle gizlenmiş ve koruganlarla çevre savunması yapmış bir terör örgütüyle karşılaşmayı bekliyorlardı. Açıkçası bu konuda yanılmadılar.
Bölgede bulunan terörist sayısında da yanılmadıklarını gördük. Daha harekatın başında etkisiz hale getirilen terörist sayısı bin 500’e ulaştı. Tanksavar silahları ve havanla saldıracakları bekleniyordu, aynen öyle oldu.
***
Harekatla ilgili bilinmeyen tek şey arazinin ne kadarlık bir güvenlik gücüne ihtiyacı olduğuydu. O da yaşandıkça görülüyor. İhtiyaç başka bölgelerdeki uzman personel ile karşılanıyor.
Hangi ülkelerin nasıl hainlik yapacakları da biliniyordu. Beklendiği gibi aynı hareketleri yaptılar. Açıkcası bilinmeyen onların hareketleri değil bizim ne yapacağımız. Bu sefer karakutu olan biziz.
Silahlı Kuvvetler’in nereye kadar gideceğini ve sözde müttefiklerimizle ilişkileri nasıl konuma sokacağımızı bu kez onlar merak ediyorlar.
Çünkü ellerinde bizi kısıtlayabilecekleri fazla enstrüman yok. Olanları da bir defada harcamak istemiyorlar.
Bu kez Türkiye’nin elinde masaya daha kuvvetli oturmasını sağlayacak enstrümanlar var.
Öncelikle ABD’nin karşısında kuvvetli bir iktidar, Suriye sorununu çözmek için ortak mutabakata varan bir halk, operasyon ihtiyacını kendi savunma sanayisinde milli çözümlerle halletmiş bir ordu, Suriye’de yardım faaliyetleri icra etmiş ve başarıya ulaşmış bir modeli olan sivil toplum örgütleri, kendi icrasını yapabilen bir MİT Dış Operasyon Dairesi ve özgüven kazanmış ÖSO var.
Yani bu sefer çantası kabarık olan Türkiye.
İncirlik ve Kürecik ayrıca DAEŞ koalisyonu içindeki pozisyonunu daha kullanmamış bir Türkiye duruyor ABD’nin karşısında.
Zaman zaman Türkiye İncirlik’i kapatsın ve NATO’dan çıksın diye halkımız haklı serzenişlerde bulunuyor.
Ben bu konuda biraz farklı düşünüyorum. Bu konuyu anlatan çok güzel atasözlerimiz vardır. ‘Bir kavgada cebinde kaç tane taş tuttuğunu söyleme, ayrıca hepsini bir anda da harcama’ derler.
Türkiye, İncirlik ve Kürecik gibi konuları daha olayın başında kapatırsa kendi kozlarını ortadan kaldırmaya başlar. Türkiye bu kararları ani olarak vermeyecek kadar kadim bir devlet. Zamanı geldiğinde kapatma kararını verecek kadar da güçlüdür.
Bu nedenle Zeytin Dalı’nda Afrin’e girilmesin ve ABD üsleri hemen kapatılsın demek Türkiye’nin elinden kozları almakla eşdeğerdir.
***
Eğer Afrin’e girilmesin teklifini ana muhalefet yaparsa, PKK varlığını bölgedeki şehir üzerinden sürdürmek için hazırlık yürütebilir. Bu söyleneni de dünya kamuoyuna servis eder. Bu konuşmalar masada karşı argüman olarak önümüze konabilir.
İncirlik’in konumu da buna benzerdir. Koalisyonun içinde olduğumuz sürece, neler olup bittiği konusunda bilgi sahibi olup bazı oldu bittileri baştan engelleyebiliyoruz.
Geçmişle ilgili hep sahada kazanıp masada kaybediyoruz diye hayıflanıp üzülürüz. Bugün ise sahada ve masada kazanmaya başladık. Bunu da çantanın kabarık olmasından yapabiliyoruz.
Bizler şehitlerimizin kanlarının bedelini almak istiyorsak önce onu yapanları cezalandırmalı ve şehitlerimizin bize kazandırdıklarını kalıcı hale getirmeliyiz.
Ülkenin dik ve onurlu duruşu hepimize ilham kaynağı oluyor. Geri hatta olan insanlarımız da hep beraber milli seferberliğin gereğini yapıyorlar.
Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.
Yazarlar
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2018
25.06.2018
21.06.2018
18.06.2018
14.06.2018
12.06.2018
11.06.2018
7.02.2018
4.02.2018
31.05.2018