Münir AKTOLGA
Bu durumda tabi önce Vahap Coşkun’u okumanız gerekiyor!..
Vahap Coşkun'un tesbitlerine katılmamak mümkün değil... ama bütün yaşanılanlara rağmen PKK çevrelerinden halâ „devrimci halk savaşı“ vb. gibi 20. yüzyıl Kalıntısı devrim anlayışına ve şiddete yönelik seslerin yükselebilmesinin -milliyetçilik ve 20. yüzyıl kalıntısı bir „solculuğun“ ötesinde- onlara cesaret verecek başka nedenlerinin de olması gerekir…
Tamam açık, etki-tepki ilişkisi!.. ve PKK da, varlığını -Türk jakoben ikizleri gibi- bu ikilemde, yani şiddetin tırmandırılmasında buluyor, bunu biliyoruz; ama bir nokta daha var ki, o da dış dinamik olarak ABD politikalarıyla -Trump faktörüyle- ilişgili!..
Daha önceki bir yazıda, hem Türkiye’yi elde tutabilmek açısından, hem de Suriye politikaları açısından, bir süre sonra ABD’nin pekala PKK’ya „silah bırakma“ yönünde baskı yapabileceğinden bahsetmiştik!.. Görülüyor ki, gelinen noktada bu artık çok zor!.. Çünkü işin içine şimdi bir de Irak faktörü girdi!..
Son günlerde Irak ve İran’da olup bitenleri izliyorsunuzdur sanırım… Bunları burada tekrarlamayacağım… Ama bakın, Irak'ta olup bitenlere dikkat edin, eğer yarın Irak'ta İran yanlısı şii güçler ağır basmaya balarsa, o zaman 20. yüzyıl kalıntısı ABD politikaları açısıdan geriye tek bir alternatif kalacak: Kendi politikalarının uzantısı olarak kullanabilecekleri bir "Kürt kartına-açılımına" destek olmak!.. Ne demek istediğim anlaşılıyor sanırım!.. PKK içinde halâ kör bir şiddet anlayışına yönelik seslerin yükselebilmesinin altında güvendikleri başka faktörlerin de olması gerekir diye düşünüyorum!..
Bu durumda ortaya ilginç bir tablo çıkıyor:
Bir yanda, şiddet yanlısı 20. yüzyıl kalıntısı milliyetçi-solcu fanatik bir PKK çizgisi (ve tabi onun Türk destekçileri) + etki-tepki prensibine göre bunun vazgeçilmez gıdasını -varoluş koşullarını- oluşturan Siyah-Beyaz Türk jakoben milliyetçi anlayışlar + anti İran ve „İsrail'in güvenliği“ gerekçesine dayanan, gene 20. Yy. kalıntısı bir ABD politikası!..
Diger yanda ise, Türkiye'nin ve Ortadoğu'nun bütün demokrasi güçlerinin demokratik işbirliğine dayanan „tarihsel bir uzlaşma“ platformu... İş buraya doğru gidiyor...
Tabi burada, önümüzdeki süreçte, Türkler’i ve Kürtler’i çok büyük sorumlulukların beklediğinin altını çizmemiz gerekiyor... Türkler'in, bir an önce jakoben Devletçi milliyeti yeni Osmanlıcı siyasetin etki alanından çıkmaları ne kadar acil bir görev olarak ortada duruyorsa, Kürtler'in de yarın ABD nin önlerine koyacağı, göz boyayıcı, rüşvet yerine geçecek öneriler -Kürtler’i, „Dimyad’a pirince giderken evdeki bulgurdan da edecek“, ya da, „yağmurdan kaçarken doluya tutulacak bir noktaya“ getirecek öneriler- karşısında o kadar uyanık olmaları gerekiyor…
Ne demek mi istiyorum? Örneğin ben, daha önce, Barzani'nin Kuzey Irak'taki bağımsızlık Referandumu’nu -önerisini- demokratik bir talep olarak desteklemiştim. Onların bu yöndeki taleplerine prensip olarak gene karşı değilim ama, böyle bir talep şimdi yeniden, bu kez ABD destekli olarak, ABD’nin yeni politikalarının bir gereği olarak gündeme getirilirse -ki buna hiç şaşırmayın- o zaman işler değişiyor tabi!..
İşte tam bu noktada Kürtler’in sorumluluğu daha da büyüyor, büyüyecek... Ya geleceklerini ABD -ve İsrail- politikalarına bağlayarak, eski "zayıf halka" teorilerinin peşine takılıp kısa vadeli „devrimci“ çıkar hesapları yapacaklar, ya da, bütün bir Ortadoğu'yu kapsayacak şekilde yeni demokratik politikalar oluşturabilmeye -bu yönde yeni ittifaklar içinde yer alabilmeye- doğru adımlar atacaklar...
Kısacası, önümüzdeki süreçte Türkler’i ve Kürtler’i zorlu bir imtihan süreci bekliyor!.. Türkler, kendi içlerindeki milliyetci-Devletçi-yeni Osmanlıcı-fetihçi anlayışlarla hesaplaşırken, Kürtler’in de 20. yüzyıl kalıntısı bir "devrimci halk savaşı"vb. gibi şiddete yönelik milliyetçi-„solcu“ hayallerle daha açık bir şekilde hesaplaşmaları -aralarına mesafe koyabilmeleri- gerekecek...
Evet, bu noktada HDP çok önemlidir, ama onları da bu yeni süreçte önemli görevler bekliyor... Çünkü, onların da bir an önce, zhinlerindeki eskiden kalma -Türk yoldaşlarıyla ortak olan- 20. yüzyıl kalıntısı "solcu" anlayışları temizleyerek, nasıl bir dünyada yaşadığımızı unutmadan demokrasi mücadelesine yönelik daha cesur ve kararlı politikalar üretebilmeleri gerekiyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.11.2024
9.11.2024
31.07.2024
3.06.2024
9.04.2024
20.07.2023
18.07.2023
17.07.2023
20.06.2023
18.06.2023