Murat AKSOY
Gezi protestoları sadece ülkede değil tüm dünyada ilgi uyandırdı. Dünyanın farklı yerlerinde yapılan destek eylemleri iletişimin küreselleşmesi kadar Türkiye'nin bölgede ve dünyada 'sıradan' bir ülke olmadığını da gösterdi. Dünyanın herhangi bir yerinde olan olayı nasıl akıllı telefonlarımızdan izliyorsak, aynı şekilde dünya da bizi izliyor.
Dünyanın farklı yerlerindeki örneklerinde olduğu gibi bizde de gençler, eğitimliler olayların başrolünde yer aldılar. Tunus'ta mühendislik eğitimi olmasına rağmen iş bulmayan Bouazizi'nin kendini yakması ile başlayan değişim sürecinin aktörleri gibi bizdekiler de gençler. Sosyal medyada etkili oldular ve bir tür özgürlük talibini dillendiriyorlar. Tunus, Mısır, Libya'da henüz değişim istedikleri gibi olmasa da bir değişim süreci başladı.
Artık tarih belki yıllar sonra yeni bir 'özne'nin tarih sahnesine bu olaylarla iyice çıktığını yazacak.
Gençler sadece Kuzey Afrika'da değil, İspanya'da Indignados ile Madrid ve Barcelona'da, Yunanistan'da Syntagma Meydanı'nda, İsrail'de Rothschild Bulvarı'nda, İngiltere'de Tottenham'da, Amerika'nın Zuccotti Parkı'nda birbirine benzer amaçlarla çıktılar. Tenleri, dinleri, kültürleri farklı olsa da daha çok özgürlük, daha çok adalet, daha çok eşitlik talebinde bulundular.
EGEMENLERİN ÜZERİNDE DOLAŞAN RUH
Kısaca küreselleşme siyasal taleplerin de, onların ifade edilme biçimini de etkiledi. Tüm bu yaşananları, devlet-birey arasındaki değişim ve gerilimi, küreselleşme ile birlikte devletin ve bireyin dönüşümünü tartışan iki isim var. Duke Üniversitesi edebiyat profesörü Michael Hardt ve Otonom Hareketi'nin kuramcısı olan Antonio Negri.
2000 yılında yazdıkları İmparatorluk'ta (Ayrıntı Yayınları, 2001) ulus-devletlerin küreselleşmenin getirdiği yeni koşullara adaptasyonunu uzun uzun tartışır. Devletlerin yeni durumunda küresel egemenlik halinin devamını kuramsal olarak 'İmparatorluk' olarak tanımlarlar. Küreselleşme ile birlikte bilgi ve sermayenin seyyaliyeti, egemenliği belli sınırları olan topraktan alır, onu topraksız ve sınırsız hale getirir.
Küreselleşme bireye özgürlük alanlarının genişletebileceği alanlar sunduğu kadar devlet/ler/e de düzeni sürdürebilmesi için yeni imkânlar sunduğunu anlatırlar. Hardt ve Negri yine aynı kitapta İmparatorluk Çağı'nda bireyin yeni imkânlarının önemini sunarak İmparatorluk ile mücadele araçlarını tartışır.
İmparatorluğa karşı ortaya koyduğu en büyük güç ise 'Çokluk'tur. (Ayrıntı Yayınları, 2004) Hardt ve Negri 'Çokluk'u, özetle farklılıklarını koruyan bireylerin birliktelikleri olarak yorumluyorlar. Yani özgür, eşit ve farklı bireylerin ortaklığı.
Hardt ve Negri'nin Arap uyanışı ile başlayan İspanya, Yunanistan, İsrail, İngiltere ve Amerika ile devam eden gençlerin taleplerini seslendirdiği olaylardan sonra bir 'duyuru' yayınlar. Duyuru (Ayrıntı Yayınları, 2012) yıllar önce Seattle ve Cenova'da gençlerin küresel sermayeye karşı duruşları ile başlayan ruhun Tunus'ta Bouazizi'nin kendini yakması ile yeniden ortaya çıktığını ve tüm diğer ülkelerdeki olayların ise aynı ruhun tezahürü olarak okur ve yorumlarlar. Kitap diğerlerine göre çok küçük ama önemlidir. Gezi protestoları başladığında bu kitap aklıma geldi ve kitabı tweeterda atmıştım.
Kitabın içindekiler bölümü bile fazlasıyla öğreticidir. Bayrağı devral ile açılış yapan kitap daha sonra bütün bu süreçlerde özne olarak ortaya çıkanları; borçlandırılanlar, medyalaştırılanlar, güvenlikleştirilenler ve temsil edilenler.
Gezi üzerine yazdığım analizlerde sürekli olarak sosyolojik değişimi görmeye ve bunun toplumsal nedenlerini ve geleceği nasıl etkileyeceğini anlamaya çalıştım. Meydana çıkanların zihinsel dünyalarının dünyadaki diğer gençlerden farklı olmadıklarını gördüm. Gençler, Son 10 yıl içinde AK Parti'nin sağladığı demokratikleşme ortamına rağmen daha fazla özgürlük, adalet ve eşitlik istiyorlar. Özel alanlarını korumak istiyor, onun sınırlandırılmasına karşı çıkıyorlar. AK Parti'ye siyaseten alternatif olabilecek bir siyasetin yol haritasını çiziyorlar.
Bu ruhu meydanlara çıkanlar içinde meşruiyetlerini ve siyaset algılarını bir tür siyasetsizlik olan AK Parti ve Erdoğan karşıtlarının anlaması mümkün değil. Onlar bildik sloganlarla, eski ezberlerle devam edeceklerini sanıyorlar. Uyguladıkları vandalizmle haklı taleplere gölge düşürdüler.
ÇOKLUK SİYASETİNİ ARIYOR
Ama daha çok özgürlük, daha çok adalet ve eşitlik isteyenler, özgürlüklerine müdahale olduğunu düşünenler hala kendileriyle konuşulmayı bekliyor. Korku, endişe ve kaygıları yersiz olabilir belki ama ikna edilmeyi bekliyorlar. Çünkü onlar Hardt ve Negri'nin ifade ettiği 'çokluk'un içindekiler.
Pek çok kişi için Hardt ve Negri'nin bu kitaplarını modern Komünist Manifesto olarak anlıyor. O halde Menifesto'nun sonunu güne uyarlayarak bitirelim. 'Çokluk'un içindekilerin zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yok. Bir dünya var kazanacakları. Bütün 'çok'lar birleşin!'
twitter.com/murataksoy
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- 43 günün kısa hikâyesi
8.02.2019 - Siz bu satırları okurken ben…
23.11.2018 - Hangi devlet sivilleri sever?
20.11.2018 - Yerel seçim sadece yerel seçim değil
16.11.2018 - Sosyal medya politik bir mezarlık mı?
13.11.2018 - Hatırladınız mı geçen ay ne olmuştu?
10.11.2018 - Şimdi değilse ne zaman?
6.01.2018 - Dini dinbazlardan* kim kurtaracak?
3.01.2018 - Kılıçdaroğlu: 'Dünyanın tüm demokratları birleşmeli'
30.10.2018 - Laik Türk’ten Sünni Türk’e üst kimlik
26.10.2018
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































hatice gündoğdu
allahım sen şu chp ye fırsat veme ülkemizi kötülere bırakma yarabbim darbe olmasın darbe olmasın ülkemtü durumdan kurtullsun allahım başbakanla fetullah gülenide birbirinr düşürdüler ya allah sizi kahretmesin pis hainler
Ad Soyad Giriniz...
allahım inşallah darbe olmaz ülkemiz iyiye gider yarabbim nolur sen büyüksün o pis chp ye fırsat verme allahım
deniz kurtaran
CÇok güzel ozetlemissiniz.aslında darbe olmasını istiyorum.madem gençler darbe ortamı.in veya erdoğan siz bir ortamın başbakanına rahatça küfür ettikleri bir ortamdan daha özgür olacağını dusunuyorlar o.halde olmalı.bizler zaten rahat batan bir toplumuz ve şimdi ki nesil kendi kişisel ideolojilerini toplumun mutluluğunun üstünde tutuyorlar
deniz kurtaran
CÇok güzel ozetlemissiniz.aslında darbe olmasını istiyorum.madem gençler darbe ortamı.in veya erdoğan siz bir ortamın başbakanına rahatça küfür ettikleri bir ortamdan daha özgür olacağını dusunuyorlar o.halde olmalı.bizler zaten rahat batan bir toplumuz ve şimdi ki nesil kendi kişisel ideolojilerini toplumun mutluluğunun üstünde tutuyorlar