Murat AKSOY
Önümüzdeki hafta17-18 Temmuz'da CHP olağan kurultayını toplayacak. Bu kurultay ile birlikte Kemal Kılıçdaroğlu lider olarak 4. Kurultayına katılacak. Bu kurultay, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendi CHP'sini inşa kurultayı olacak görünüyor.
Kılıçdaroğlu bu CHP'yi bir süredir içten içe inşa ediyor. Partinin Kürt sorununa çözüm konusunda attığı adım "Yeni CHP" konusunda bir milat. Bu açılım, Yeni CHP'nin ilk siyasi adımıdır. Devamının gelip gelmeyeceğini, gelecekse nasıl geleceğini önümüzdeki hafta hep birlikte göreceğiz. Şu anda CHP'de yaşanan süreç, tırtılın kelebeğe dönüşüm süreci olan koza dönemi. Bu kozadan çıkacak kelebeğin rengini ve deseninin önümüzdeki hafta net biçimde göreceğiz.
Görünen o ki, koza içinde sert mücadeleler yaşanıyor. Mücadele bu kez daha temelde partinin ideolojik fayları üzerine. Bir tarafta Kılıçdaroğlu'nun hedeflediği "kontrollü" bir değişim, diğer tarafta bu değişime karşı olanlar var.
CHP'de yaşanan ideolojik farklılaşmanın ortaya çıktığı en somut adım partinin Kürt açılımında ortaya çıktı. MYK'da bile pek çok ismin bu girişimden açıklanana kadar haberi olmaması durumu yeterince açıklıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'yi sosyal demokrat bir partiye dönüştürmeye çalışıyor. Yeni CHP'yi bu temelde tanımlıyor. Kürt sorununun çözümü için başlattıkları girişimi de bu kontekse oturtuyor.
Kılıçdaroğlu'nun bu süreçte en büyük sıkıntısı bu değişimi birlikte olduğu hiçbir çalışma arkadaşını kaybetmeden yani olabildiği ölçüde "kontrollü" ve az zararla yapmak istemesinde. Burada sorun yakın çevresinde değil, PM ve Meclis grubunda.
Aralarında ideolojik, ilkesel hiçbir ortaklığı olmayan isimler PM'ye girdi ve milletvekili seçildi.
Kılıçdaroğlu'nun MYK'daki rotasyonları, PM listesindeki rahatsızlığın bir göstergesi. Bu durum önümüzdeki hafta buna son verecek görünüyor.
Meclis grubunda ayrışma ise kendiliğinden oluyor. 25-26 Şubat'ta yapılan iki olağanüstü kurultayda çıkan tablo partideki ayrışmanın açık ortaya çıktığı resimler oldu.
Çünkü gerek PM'de gerekse Meclis grubunda bu değişime sert muhalefet edenler var. CHP'deki değişimi klasik rotadan Kemalizm'den Atatürkçülükten sapma olarak görenler var.
Kendisiyle yaptığımız söyleşide mealen; "Eski CHP'nin laiklikle, Yeni CHP'nin ise sosyal demokrasi ile anılacağını" söyledi. Bu ciddi bir kırılma.
Bu açıdan bakıldığında değişim çok açık. Çünkü halen CHP'nin PM'sinde, Meclis grubunda, delegeleri arasında "sosyal demokratlığı" kendisi için "zul" sayanlar var. Bugünlerde bu isimlerin açıklamaları kamuoyunda daha çok yansıyacak. Bu ayrışmanın yararlı olduğunu not etmekte fayda var.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin değişmek zorunda olduğunu biliyor. Bildiği bir diğer gerçekse; partinin değişmezse marjinalleşeceği.
Kendisiyle önceki hafta yaptığım söyleşide Yeni CHP'yi; "Yeni CHP mazlumların, yoksulların, mağdurların partisi olmak durumundadır. Sorunlu vatandaşların partisi olmak durumundadır. Biz meseleyi böyle koyduk ortaya. Son iki yıldır halkın yanında, yoksulun, mağdurun yanında hep CHP oldu. Olmaya devam edecek. Van depremine biz gittik, Suriye sınırında biz dolaştık. Uludere'ye biz gittik. Urfa'da biz varız. Bu kadar halkın yanındaysak, iddiamız mağdurların partisi olmaksa, hem söylemimizi hem de programımızı sosyal demokrat bir çizgiye getirmek zorundayız. Yeni CHP, evrensel anlamda sosyal demokrat bir parti olacaktır. Parti içinde bunu hazmedemeyenler için yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Kurultay'a da, yeni PM listesine de bu yansıyacak." sözleri ile tanımladı. Bu sözler, hem CHP'nin yeni dönemini hem de partideki değişim çabasını yeterince gösteriyor.
Bu sözler aynı zamanda partideki değişime direnenlere de yolu gösteriyor.
Eğer haftaya yapılacak kurultayda Kılıçdaroğlu kendi PM'sini oluşturursa, değişeme direnenler yol ayrımına gelecekler. Ya değişecekler ya değişime sessiz kalacaklar ya da ayrılacaklar.
Bakalım partideki değişim vitrine nasıl yansıyacak?
Değişim kontrollü mü olacak yoksa sert mi?
twitter:@murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018