Murat AKSOY
34. CHP Kurultayı'na "demokrasi ve değişim" adını vermiş. Kabul etmeliyiz ki, bu iddialı bir adlandırma. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini zaman içinde göreceğiz.
Ancak 27-28 Mayıs 2010'daki 33. Olağan Kurultay ile kıyaslandığında bazı konularda CHP'nin ilerleme gösterdiği çok açık. İki yıl önceki kurultaydaki kalabalık ve kargaşadan eser yok. NTV'den Oğuz Haksaver, iki yıl önceki kurultayda mikrofon azizliğine uğramış ve mealen, "Kurultay yapmayı beceremeyenlerin ülkeyi de yönetemeyeceğini" söylemişti. O kurultayın üzerinden 4 kurultay geçti. Son kurultayın daha profesyonel olduğuna kuşku yok.
Salonda kurultayın yapılmasından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak herşeyimizle ilgilendi ve çıkan sorunların giderilmesi için her şeyi yaptı.
SALONDA ERGENEKON YOK
Salona baktığımızda iki yıl öncekine gördüğümüz bir diğer farklılık ise pankart ve flamalardaki büyük değişim. İki yıl önce afiş ve pankartlarda öne çıkan Kemalizm, Atatürk, Deniz Gezmiş, 1968 vurgusu, bu kurultayda yerini "özgürlük", "değişimi devrimciler yapar", "özgürlüğün ve halkın partisiyiz", "baskı ve zulüm düzeni CHP ile bitecek", "çözüm CHP'de" gibi sol/siyaset odaklı mesajlara bırakmış. Atatürk'ün 1927, İnönü ile Bülent Ecevit'in 1966'daki kurultayda çekilmiş resimleri salonun dört köşesinde yer aldı.
Yine iki yıl öncesinde temel bir fark ise Ergenekon izlerinin silinmesi. İki yıl önce sahnede gösterilen videolarda Haberal ve Ergenekon tutukluları yer alırken, bu kurultayda ne o görsellerden ne de sloganlardan eser yoktu. Balbay ve Haberal sadece kurultay açılışında gönderdikleri mesajlarla yer aldılar.
BAYKALCILARIN DEVRİ BİTTİ
Salondaki mesajların ne anlama geldiğini sorduğum İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, "Kurultay salonundaki mesajların seçilmiş, sol ve siyaset içerikli olduğunu" söyledi. Salıcı ekledi; "Yarın (bugün) yapılacak PM seçimi önemli değişim yaşanacak, CHP iyice solcu olacak. Bir yıldır bunun için uğraşıyoruz."
Bir başka parti yöneticisi ise "il ve ilçe kongrelerimiz Baykal ve Sav'cıları temizlemekte geçti ama başardık" dedi.
Peki Salıcı'nın ve diğer parti yönetecisinin bu açıklamalarının ipuçlarını Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında görebildik mi?
Ne yazık ki, hayır. Her zaman olduğu gibi gene kafası karaışık bir Kılıçdaroğlu gördük. Çok şey söylemek isteyen ama söyleme cesareti olmayan lider havasındaydı.
Konuşmasında, ne demokrasi felsefesinden behsetti ne de değişimin içeriğinden.
Kılıçdaroğlu konuşmasında değişimden bahsetti ama yaptığı değişimin değil, pozitivist ilerlemeciliğin tanımıydı.
Oysa dün Milliyet'te Fikret Bila Kılıçdaroğlu'nun çalışma masasında Sencer Ayata'nın önerdiği dünyadaki en iyi 10 yazarın sosyal demokrasi kitaplarından bahsetmişti. Bunlardan 7'si masasında, 3'ü halen basılıyormuş.
Eminim ki, Türkçe'ye çevrilmiş 7 kitapta (Sosyal Demokrasi Dönemi -Sheri Berman-, Siyasetin Önceliği -Sheri Berman-, Kapitalizm ve Sosyal Demokrasi -Adam Przeworski-, Küresel Güney'de Sosyal Demokrasi -Richard Sandbrook ve arkadaşları-, İktidarda Sosyal Demokrasi -Wolfgang Merkel-) demokrasi felsefesi ve değişim üzerine epeyce tanımı vardır. Görülen, Kılıçdaroğlu, bu kitapları gençlere öneriyor ama ne yazık ki kendisi dersine yeterince çalışmamış olduğudur. Belki kurultayda rakibi olmadığı için belki de kurultay sonrasına hazırlandığı için.
En başta 34. Kurultay'a adını veren "demokrasi ve değişim"den eser göremedik. Ne Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında ne de salondaki havada.
Kemal Kılıçdaroğlu 1993'te Cem Boyner'in YHD Başkanı iken sık sık kullandığı "sistemden beslenenler, sistemi değiştiremezler" sözü geldi. Kılıçdaroğlu kurultay konuşmasında benzer şeyi ifade etti ve "Sistemden beslenenler, değişime karşı çıkar" dedi.
Boyner de haklı, Kılıçdaroğlu da haklı. Ama Kılıçdaroğlu'na şunu da hatırlatmak gerekiyor; "Statükodan beslenenler, siyasetin devletten topluma geçmesine karşı çıkar".
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından sonra özellikle "yaşlı" CHP'lilerin -örnek İsa Gök ve Yüksel Çakmur- konuşmasına sanırım en çok Kemal Kılıçdaroğlu kızıyordur. Çünkü bu söylem ve tarz Yeni CHP'nin değil, Kemalist CHP'nin söylemleridir. AK Parti'ye siyasetle rakip değil, ötekileştirme ile karşı çıkan siyasetin dilidir. Oysa Kılıçdaroğlu AK Parti'yi düşman değil siyasi rakip görüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018