Mustafa Karaalioğlu
Merakla beklenen ABD Dışişleri Bakanı’nın ziyaretinin ardından şimdi merak konusu Washington yönetiminin Ankara’yı memnun edecek adımlar atıp atmayacağıdır. Özetlemek gerekirse biz ABD’den Menbiç’in YPG’den arındırılması ve ilk elde bu örgütün tümüyle Fırat’ın doğusuna kaydırılmasını istedik. Bu istek ABD yönetimi tarafından çok önceleri Türkiye’ye vaadedilmişti ama ne var ki sahada tatbik edilmesi mümkün olmadı. Olmadığı gibi de Afrin harekatının ardından ikinci büyük askeri hedef olarak açıklandı ve böylelikle Türkiye ile ABD arasında “Osmanlı tokadı”na varan gerilimli süreç yaşandı.
Şimdi ise başka bir atmosfere geçilmiş bulunuyor. Kamuoyuna da yansıdığı gibi Tillerson’un temasları iki ülke arasındaki gerilimi büyük ölçüde düşürdü ve hatta epeyidir mümkün görünmeyen birlikte çalışma ihtimali yeniden belirdi. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Irak, İran, Rusya, ABD ve bazı Avrupa ülkeleriyle geçmişte çeşitli anlaşmazlıklarımız olmuştur. Bunları akılla, diyalogla, konuşmayla çözdük hepimiz kazandık” diyerek hem bu görüşmeye hem de bütün diplomatik ilişkilere alan açan bir açıklama yaptı.
***
Türkiye gibi türlü güvenlik problemleriyle yaşayan ve hatta ekonomik ilişkileri için çok taraflılığa ihtiyacı olan bir ülke için doğru ve kazançlı olan yöntemin bu olduğuna şüphe yoktur.
Elbette, Tillerson’ın “görüşülebilir veya müzakere edilebilir” dediği hususları kendi yönetimine benimsetme gücü beklendiği kadar mükemmel olmayabilir. Veya bu tür ilişkilerde sık görüldüğü gibi hesaplar şaşabilir ama her durumda en az maliyetli ve hasarsız yöntemin müttefikleri kazanmak olduğuna şüphe yoktur.
Nitekim aynı günlerde sala uzlaşılamaz bir manzara arzeden Almanya ile ilişkilerde atılan adımları da önemsemek gerekiyor. Hem Almanya için Deniz Yücel’in bırakılması gibi seri adımlar hem de ABD ile ilişkilerde oluşan yeni zemin gösteriyor ki dünya gerçekleri bizi de muhataplarımızı da hızla bir değişime mecbur ediyor. Bütün bunların sakıncası olmadığı gibi doğru istikamette hamleler olduğunu belirtmek lazımdır. Neticede, Türkiye’nin müttefikleriyle diplomatik al-ver ilişkisinden dolayı bir kaybı olmadığı gibi kazancı vardır. Sadece devam etmekte olan Afrin harekatında zaman ilerledikçe daha çok desteğe ihtiyaç duyulacağı gerçeğini göz önüne alırsak, yerinde ve zamanında hamleler yapılmıştır
Ayrıca, Türkiye’nin YPG/PKK ile mücadale odaklı hale gelen Suriye politikasının devamı ve güçlenmesi için de elindeki ilişki seçeneklerinin çokluğu bir emniyet alanı yaratmaktadır. Geleneksel müttefiklerle gerilimli hale gelen buna karşılık Rusya ve İran gibi “aktüel müttefikler”e bağımlılığı zorlayan bir tablo seçenekleri daraltmaktan başka bir sonuç doğurmaz. Hem Batı ile güçlü ilişki hem de Rusya ile sahada çıkar ilişkisini birlikte yürütmek derdimize en iyi gelecek ilaç kokteylidir. Erdoğan’ın “akılla ve konuşarak çözeceğiz” dediği de esasen bundan farklı bir şey değildir.
***
Başa dönelim… ABD ile son temaslar belki bütün sorunları çözmeyecek ama sorunların çözümü için en etkili yöntem olan diplomatik diyaloğa dönüşü sağladığı için anlamlıdır. Bütün bu sürecin Ankara’nın istediği sonuçları üretmesi için de devam etmekte olan Afrin herakatının başarısı büyük bir önem arzetmektedir. Harekatın planlandığı hız ve hassasiyetlerle tamamlanması diplomatik sahada pazarlık gücünü artıracak ve hamle üstünlüğü sağlayacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025