Mustafa PAÇAL
Bu yıl yaza girmeden önce, içeride Kürt sorununun çözümü, yeni anayasa ve demokratikleşme tartışmaları gündemin ilk sıralarında yer alıyordu.
Dışarıda ise Suriye sorunu tartışılıyorken, mayıs sonu itibarıyla, Gezi eylemleri bu gündemi birden bire değiştirdi.
Haziran ayı boyunca Gezi tartışmaları tüm medyada pik yaptı. Bu tartışmalarda liberal demokrat çevreler kendi içinde ayrıştılar ve Müslüman demokratlarla aralarında var olan etkileşim azaldı.
Yetmez, Müslüman demokratlar da kendi içlerinde, ayrılık noktalarına varan tartışmalar yaşadı. Yaşamaya devam ediyor.
Cemaat’in tek örgütlü yapısı olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın, hükümet çevrelerine ve hükümeti destekleyen cemaatlere karşı, basın yoluyla yapmış olduğu açıklama, oldukça manidardı.
Vakıf, bu açıklamayla Gezi olayları ile Cemaat’in arasında kurulmak istenen kimi bağlantılara cevap veriyor ve suçlamaların asılsız olduğunu söylüyordu.
Başbakan bu açıklamanın, basın üzerinden yapılmasını “doğru” bulmamıştı. Yani Başbakan bu açıklamasıyla “basın üzerinden değil, oturup konuşmalıydık” demek istemişti. Oturup konuşmak, Cemaat’in önde gelenlerinin aklına mutlaka gelmiştir. Geçmişte de oturulup konu ve sorunlar mutlaka konuşulmuştur. Ancak bu sefer konu ve sorunlar basın üzerinden, kamuoyuna bu şekilde açıklanmak istenmişse, bu davranış en azından “aramızda oturup konuşulacak kadar samimiyet kalmadı” diye anlaşılır. Öyle de anlaşıldı diye düşünüyorum.
Bu gelişmeler ışığında bence, liberal ve Müslüman demokratlar arasındaki tartışma ve ayrışmanın en kritik noktasını “Başbakan, demokratikleşme için hâlen bir umut olabilir mi” sorusu oluşturuyor.
Bu aynı zamanda bir güven sorunu tartışması anlamına da geliyor.
Bu soruyu sadece içerideki siyasi ve sosyal çevreler sormuyor.
ABD, AB ve bölgedeki ülkeler de bu soruyu soruyorlar.
Önce Filistin liderliğinde El Fetih’e karşı Hamas’a verilen destek, İsrail ilişkilerinde ‘van minut’ ve Mavi Marmara olayı. Suriye’ye muhalefet üzerinden müdahale politikası ve Mısır’daki darbeye karşı aşırı ideolojik reaksiyon gösterme gibi yaklaşımlar, bizi dünyada “değersiz kalabalık” yapının dışına çıkaran nedenlerden bazılarını oluşturdu.
Başbakan’ın son ABD ziyareti, Türkiye’nin bölge politikalarının neden, yerinde ve uygun politikalar olmadığını müzakeresi ile geçti. ABD ile Mısır üzerinden ortaya çıkan gerginlik ise devam ediyor. AB ilişkilerinde ise Türkiye, adeta aday bir ülke gibi değil de, neredeyse üçüncü dünya ülkesi gibi davranıyor. AB’den sorumlu olacak bakan, AB’nin dağılacağı kehanetinden tutun da, yakında çökeceğine kadar, AB’ye rahmet okutacak açıklamalarda bulunuyor.
Bu gelişmelere göre Başbakan, Türkiye’yi nereye götürüyor tartışması, hem Avrupa’da ve hem de bölge ülkelerinde devam ediyor.
Pazartesi günkü Taraf’ta Tuğba Tekerek’in “eski monşer” İlter Türkmen’le yapmış olduğu söyleşide Sayın Türkmen’in, hükümetin izlediği dış politikalar için “çatapat” politikalar tanımını yapması ve Türkiye’nin dış politika hatalarından kimi örnekler verdikten sonra “Bizim en önemli problemimiz içeride; Kürt meselesi, dış politika açısından da bu böyle” demesi, işin özetiydi.
Sayın Başbakan bu hâliyle, içeride demokratikleşme sorunu ve bölge ülkeleriyle ilişkilerin normalleşmesi ile Avrupa, ABD ilişkilerinde, bugünkü durumuyla, üzerinde var olan umutları zayıflatmıştır.
Yeniden bir umut hâline gelmesi daha çok kendine bağlı gözükmektedir.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020