Mustafa PAÇAL
Başbakanların siyasi ve toplumsal sorumluluğu oldukça yüksek olmalı mı?
Mesela toplum içindeki her türden farklılıkları barış içinde birarada yaşatmak, azınlık da olsa farklı olanların hak ve özgürlüklerini çoğunluğa karşı korumak gibi öncelikli sorumlulukları olmalı mı?
Bu sorulara kimse hayır diyemez.
Ama bizim başbakan bu türden sorumluluklarının pek farkında olamıyor.
Son olarak Başbakan, öğrenci evlerinde kızlı erkekli kalınmasını diline doladı. Hem de daha Meclis’te kimi kadın milletvekillerinin türbanla oturumlara katılmasının toplumda yarattığı “haklara saygı” havası sürmekteyken, bunları söyleyiverdi ve Meclis’e türbanla girilmesinin yarattığı bu demokratik havayı ânında dağıtıverdi.
Bizim başbakan sanki “tek adam sendromu” yaşıyor, ucunun nereye gideceğini fazlaca hesap etmeden hemen her konuda kendince “racon” kesiyor.
Tüm bunları yaparken yeri geldiğinde anayasayı, gelmediğinde de dinî ölçüleri referans olarak kullanıyor. Başbakan’ın etrafındakiler ise kâh yeri geliyor Bülent Arınç gibi tepki gösteriyor, kâh Başbakan’ın söylediklerini onaylıyorlar veya kılıf bulmak için akla karayı seçiyorlar. Ama nafile, işe yaramıyor.
Bazen de, bir din uleması olduğu iddia edilen Hayrettin Karaman adlı kişiler de bu ortamları fırsat bilerek “İslam’ı temel referans alan bir demokratik düzeni” çare olarak gördüğünü söylüyor, yetmiyor “çoğunluğun inançları için azınlığın inançlarından vazgeçmesini, yoksa mahalle baskısının, değerleri çiğnenen çoğunluğun hakkı olacağını” tehditkâr biçimde savuruyor.
Bizde, modern zamanların toplumsal yönetim biçimi olan demokrasinin, din referanslı olanının da, olacağını bu vesileyle anlamış oluyoruz.
Oysaki biz, din kurallarına dayalı bir toplumsal yönetim yöntemi olamayacağını, tarihte bedeli acı şekilde ödendiği için, onun yerine laik demokrasinin konulduğunu biliyorduk.
Konuya dönecek olursak...
Bu ülkede öğrenci evlerini sorun hâline getirerek, özel hayatın korunması gibi en temel insanlık hakkının ihlal edilmesini hiçe sayan bir başbakanın gündeminde, aslında gençlerin bilinen onca sosyal sorunları olmalıydı.
Kalitesiz eğitim, işsizlik ve sosyal sorunlar gibi.
Sosyal verileri açısından, kendisi gelişmekte olsa bile gelişmemiş ülkeler kategorisinde bulunan Türkiye, eğitim kalitesi bakımından 33 OECD ülkesi arasında sondan üçüncü bulunurken, eğitim bütçesinin son on yılda üçe katlanmasıyla övünen hükümetin, eğitim kalitesinin artırılması için yapısal yatırımlarda geride kalması ortada iken ve eğitim sorunu gündeme bile getirilmiyor.
İşsizlik en çok gençlerin arasında yaygın olan bir sosyo-ekonomik sorun.
Gençler arasında işsizliğin yüzde 20’lerin üzerinde olduğu bilinirken, hâlen mesleki eğitim, endüstri ve istihdam arasında, sonuçlarının işsizliği azaltmasına yarayan bir ilerleme sağlamamışken, yaşları 16 ile 35 arasında istihdam edilen gençlerin ise çalışırken yaşadıkları sosyal sorunlar; kayıtsız, kuralsız ve sosyal güvencelerden yoksun çalışma koşullarını düzeltmek, nedense Başbakan’ın gündemine bir türlü girmezken, acaba öğrenci evlerine kamuoyunun ilgisini çekmeyi, bu sorunları maskelemek için mi yapmış olduğu insanın aklına gelmiyor değil.
KOBİ’lerin birer sosyal sorun alanı olduğunu bundan önceki yazımda yazmıştım.
Bu nedenle; Sayın Başbakan öğrenci evleri için “ahlaka aykırı” şeyler oluyor diyeceği yerde, esas ahlaksızlığın, vicdansızlığın ve yasa tanımazlığın kol gezdiği KOBİ’leri denetleyerek gereğini yapsa, başbakan olarak gençlere karşı ahlaki sorumluluğunu daha fazla yerine getirmiş olur.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025