Mustafa PAÇAL
17 Aralık operasyonu, zihnî, siyasi ve ekonomik hayatımızda tarihî bir sarsıntıya neden oldu. Öyle ki gelişmeler, bölgesel ve küresel ölçekte Türkiye’nin durumu hakkında, demokrasiden ve hukuk devletinden uzaklaşıldığı değerlendirmelerini yeniden gündeme getirdi.
Kuşkusuz bu değerlendirmelerin kritik yanını Başbakan’ın tutum ve davranışları oluşturuyor.
Karşımızda, önceleri olduğu gibi demokratikleşme, hukuk devleti ve barış sürecini ilerletmesini ve diğer yandan yolsuzlukların üzerine kararlı olarak gitmesini beklediğimiz bir başbakan olması gerekirken; yargıyı siyasallaştıran, hukuk devleti kurallarını hiçe sayan ve bu nedenle yargıda ve polis teşkilatında binlerce insanı yerinden eden ve herkesi bir şekilde tehdit eden bir başbakan var.
İzmir Savcısı ile Adalet Bakanı’nın görüşmelerine baktığımızda, bırakın artık “ileri demokrasiyi”, nasıl bir despotik dönemden geçtiğimizi daha iyi anlıyoruz. Başbakan’ın ağzından hakaret ve tehditler eksik olmuyor. Çok sinirli ve oldukça da kibirli davranıyor. Herkesi tehdit ediyor. AB, muhalefet liderleri, Hoca Efendi, savcılar ve son olarak TÜSİAD Başkanı da bu kervana katıldı.
Bu arada, bu başbakan üzerinden hâlâ demokratikleşme, yeni anayasa ve Kürt sorununun çözümü için zihnen umudunu koruyanlar da bulunuyor. Oysaki duruma bir de şu açıdan baktığımızda durum oldukça vahim gözüküyor.
Başbakan sözüm ona “paralel devlet” mazeretine karşı yolsuzlukların üzerini örtmek ve demokratikleşme sürecini rafa kaldırmak için etrafında yeni ittifaklar oluşturuyor.
Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden görülmesi ve darbecilerin serbest bırakılması üzerinden CHP ile, Öcalan ve KCK’lıların serbest bırakılması üzerinden BDP ile muhafazakâr, cumhuriyetçi ve Kürtçü bir siyasi cephe oluşturmak istiyor.
Bu cephe, “Cemaat’in devletten temizlenmesi” ile hem AB kriterlerine uygun bir demokratikleşmeyi önlemek ve hem de Kürt sorununun çözümünü Öcalan’ın isteklerine indirgeyen bir mutabakat sağlayabilir.
Böylesi bir siyasi mutabakat işler mi, bilmiyorum. Ancak bildiğimi bir şey var ki, bu, devletin dinî, milli ve ideolojik ekseninde iktidar ve muhalefetin yeniden konsolide olması anlamına geliyor.
Ekonomi tam anlamıyla bir bilinmezler durumuna düştü. 2014 yılına ilişkin tüm ekonomik öngörü ve projeksiyonlar yeniden revize edilmeye muhtaç hâle geldi. Fed kararlarıyla başlayan döviz kurlarında yukarıya doğru, TL’nin değerinde aşağıya doğru hareketlilik, siyasi gelişmelerle daha da artmaya başladı.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) “gizli faiz” artışı sağlamış olmasına ve döviz piyasalarına bir seferde üç milyar dolar gibi müdahalelerde bulunmasına rağmen doların yükselişi engellenemedi.
Bunun üzerine PPK dün itibarı ile üç ayrı kalemde faiz oranlarını neredeyse yüzde yüze yakın artırmak zorunda kaldı. Bu karardan sonra döviz kurlarının ateşi şimdilik düşmeye başladı.
Bu gelişmelerden sonra Türkiye ekonomisi, siyasi gelişmeleri de dikkate aldığımızda halen daha kırılgan bir duruma düşebilir.
Çünkü hükümet döviz kurlarındaki artışa rağmen başta enerji fiyatları olmak üzere mart sonunda yapılacak yerel seçimlere kadar zam yapmayacak, yani seçim ekonomisi uygulayacak gibi gözüküyor. Seçim ekonomisi paketinin içinde başkaca ilavelerin neler olacağına dair, hükümet düzeyinde hazırlıkların sürdüğü biliniyor.
Böyle olacaksa o zaman bütçe disiplininden uzaklaşma kaçınılmaz olacaktır.
Ayrıca küresel ekonomik iklim, Fed’in izleyeceği politikalar ve içerideki gergin siyasi gündemin etkisi yabancı sermaye girişinde muhtemel aksaklıklar, beraberinde dış finansman ihtiyacında sorunlar yaratabilir.
Kısaca 2014 yılı politik ve ekonomik zorlukların yaşanacağı bir yıl olacak, daha yılın bir ayı dolmadan bu belli oldu.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025