Mustafa PAÇAL
Seçim hakkında benim yorumum daha sade; Erdoğan istediği oranda oy alamasa da, bir kez daha kazandı.
Şimdi bu noktadan ileriye doğru bir değerlendirme yapmak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türkiye’yi orta ve uzun vadede nasıl bir gelecek bekliyor daha çok buna bakmak bence önem kazanıyor.
Bir kere siyasi rejimin otoriter rengi daha da koyulaşarak devam edecek gibi gözüküyor.
Çünkü Erdoğan her ağzını açtığında ya tehdit savuruyor ya da nefret söyleminde bulunuyor.
“‘Paralel devlet’ operasyonu Köşk’e çıksam da devam edecek” demesi, demokratikleşme, yeni anayasa için belirgin hiçbir söylemde bulunmaması, Çözüm süreci ve Kürt sorunu hakkındaki sürecin halen ne olacağının bilinmemesi, otoriter bir yönetim sürecinin devam edeceğini gösteren alametler olarak kendini gösteriyor.
Bu değerlendirmeleri sadece biz yapmıyoruz.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarından sonra da ABD ve AB ülkelerinden gelen mesajlar da içerik olarak Erdoğan üzerinden bir demokratikleşme umudu taşımıyor.
Bunların Erdoğan ve etrafındaki zevat için bir önemi olmayabilir.
Yani seçimi kazanmış olmaları sağırlıklarını sürdürmeye yetebilir.
Bizim kaderimiz mi ne bilinmez ama dünyada genelde seçimleri “genel iyileşme” mesajı veren partiler kazanırlar; ancak bu bizde böyle olmadı ve olmuyor.
Özellikle ihtiyacımız olan demokratikleşme ve hukuk devleti ekseninde hiçbir umut vermediği hâlde Erdoğan seçimleri kazanabiliyor.
Böyle bakıldığında herkesin kaybettiği bir seçim yaşamış olduk.
Erdoğan seçimin galibi olsa da toplumsal kutuplaşma ve gerginliği devam ettirecek olması ve Türkiye’nin demokratikleşme gibi temel sorunlarında ilerleme sağlayacak güveni verememesi Türkiye için bir kayıp olmuştur.
Ayrıca anket şirketlerinin belirttiği oy oranlarının altında kalması da kendisi bakımından başka bir kaybın nedeni oldu.
CHP-MHP çatı bloku --her ne kadar Ekmel Bey “galiptir bu yolda mağlup olan” dediyse de-- bu seçimin başlıca mağlubu oldu.
Yani Ekmel Bey bu sözü ile “seçimi ben değil siz kaybettiniz” demek istedi.
Bu durumun özellikle CHP içinde tartışmalara ve arayışlara neden olması, parti yönetiminde değişikliğe de neden olabilir.
Demirtaşseçimde yüzde 10’a çok yakın bir oy alarak amacına ulaşmış bir aday oldu. Demirtaş böylelikle hem kendi oylarını artırmış oldu ve hem de Ekmel Bey’e gidecek kimi oyları kendisine çekerek, nispeten Ekmel Bey’in ikinci tura kalmamasına neden oldu.
Demirtaş için bir diğer başarı ise söylemi ile siyasete “yeni demokratik bir dil” kazandırması oldu.
Türkiye bu seçimde umutsuzluğu tercih etti dersek abartılı bir yaklaşım göstermiş olmayız.
Çünkü soru net, Erdoğan bu saatten sonra siyasi ve kişisel yetkisini ve enerjisini demokratikleşme ve hukuk devleti için mi kullanır,yoksa otoritesini güçlendirmek için mi?
Bence ikinci seçenekten yana bir yönetim gösterecek; çünkü 17 Aralık psikozu onu böyle davranmaya itiyor.
Bu durumda devlet yapısı ve toplumsal süreçlerdeki tahribat devam edecek ve gerilim daha da yükselecek diye tahmin ediyorum.
Kuşkusuz yanılmak isterim ancak işaretler bunun gösteriyor.
Bu duruma ekonomik bozulmalar da eşlik ediyor.
Yıllık enflasyonun yüzde 9-10 bandında seyretmesi, cari açık ve kamu maliyesindeki dengesizliklerin yanı sıra ekonomik durgunluğun belirtileri şimdiden ortaya çıkmış gözüküyor.
Bırakın küresel ekonomik etkileri sadece Suriye ve Irak’taki çatışmaların ekonomik etkileri bile bu durumun ortaya çıkmasında sarsıcı gözüküyor.
Böyle de olsa Erdoğan’ın fazlaca bir seçeneği kalmadı.
Ya demokratikleşmenin ve zenginleşmenin önünü açacak ya da Türkiye’yi bölgeden ve dünyadan soyutlanmış bir ülke durumuna getirecek.
Not: Erdoğan Amberin Zaman’dan özür dilemeli...
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020