Mustafa PAÇAL
Cumhurbaşkanlığı (CB) seçiminin siyasi etkileri devam ediyor. Erdoğan’ın Köşk’e çıkması ve yerini Davutoğlu’na bırakması ile AKP içinde üç dönem kuralının uygulanacak olması iktidar partisinde taşları yerinden oynattığı gibi parti içi iktidar mücadelesini de kızıştırmış oldu.
Dünkü kongre sonuçlarıyla AKP başkanlığı ve başbakanlık görevini bundan böyle Davutoğlu’nun yürüteceği şimdilik kesinleşmiş durumda; ancak parti içi gelişmeler, özellikle Abdullah Gül’ün bu süreçte oynayacağı rol, şimdiden AKP içindeki siyasi gelişmeleri ne kadar etkileyecek bu merak konusu, en azından Gül’ün üzerinden böyle bir siyasi etkinin olabileceği hesapları yapılıyor.
Ancak Gül, CB döneminde oynamış olduğu Erdoğan’la “uyumlu” tasarruflarıyla, AKP içinde Erdoğan ve Davutoğlu ile “uyumsuz” ne kadar bir siyasi etki oluşturabilecek, işte işin kestirilemeyen tarafını bu oluşturuyor.
CHP içinde ise Ekmel Bey’i CB adayı göstermenin yarattığı tartışmalar seçim sonuçlarından sonra daha da sertleşti. Selahattin Demirtaş’ın almış olduğu yüzde 10’a yakın oy oranı ise bu tartışmaya ayrı bir ivme kazandırdı.
CHP içinde “ulusalcı” kanat ile “yeni CHP” kanadı arasındaki tartışmalar partiyi yeniden olağanüstü kongreye taşıdı. Her dönem olduğu gibi bu sefer de tartışmaların merkezinde “kimin başkan” olacağı tartışması, partinin diğer yapısal sorunlarının önüne geçti.
CHP, ta 90’lı yılların başından beri global eksende olan politik ve ekonomik değişime uygun bir Türkiye programı üzerinde bir türlü bir tartışma ve arayış geliştiremedi.
2000’li yıllarda ise AKP karşısında bu durumunu bir türlü değiştiremediği gibi Sosyalist Enternasyonal (SE) üyesi de olan CHP, SE’nin Paris 2000 deklarasyonu gibi bir “global okumanın” Türkiye üzerindeki siyasi karşılığını bile kendi içinde tartışma gereği duymadı.
Daha çok, 1930 model “altı ok manifestosu” etrafında içe kapanmacı bir siyasi yol izleyen CHP, Avrupa solu gibi sol ve liberal değerlerin sentezi üzerinden kendine yeni bir siyasi yol da bulamadı.
Ve tüm çabalarına karşın oy oranı yüzde 25’leri aşamayan CHP, AKP karşısında siyasi seçenek olamadı.
Mütedeyyin çevrelerden oy alabilmek uğruna “o çevrelere yakın isimleri aday gösterirsek oylarımızı artırırız” gibi siyasi bir yanılgıya düşen CHP’nin aklına, bu çevrelerin oyunu almak için bunun dışında neler yapabiliriz sorusuna cevap aramak hiç gelmedi. Ve cumhuriyet tarihi boyunca devlet tarafından uygulanan bu göstermelik yaklaşımlara sarıldı. Aynı hatayı Kürt sorunu yaklaşımında da yaptı.
5-6 Eylül tarihlerinde olağanüstü kongreye gidecek olan CHP’nin tüm bunlara karşın yine gündeminde partinin siyasi stratejilerini değiştirecek bir tartışma bulunmuyor.
Oysaki Türkiye’nin gerçekten evrensel denklikte sosyal demokrat bir muhalefete oldukça fazla ihtiyacı var.
Bugünkü CHP sosyal demokrat bir parti görüntüsünden daha çok ulusalcı, milliyetçi yanıyla “merkez sağ” bir parti görüntüsü veriyor. Gezi öncesi yıllarda “merkez sol” görüntüsüne sahip olan AKP ile bugün iki parti merkez sağ siyasi kulvarda rekabet içine girmiş gözüküyorlar.
O nedenle CHP, merkez sağ kulvarı AKP’ye bırakıp “sol” kulvara geçerek siyaseten başarılı olabilir.
CB seçimlerindeki söylemi ve almış olduğu oyların artışı ile Selahattin Demirtaş bunun olabileceğini kısmen gösterdi.
Ekonomide son altı yıldır ortalama milli gelir artışı durdu.
Buna orta gelir tuzağı tanımlaması yapılıyor. Buna ortalama gelir artışının sıkışması da deniyor.
CHP de bir “orta sınıf tuzağı” içinde sıkışmış durumda. Buradan, ancak diğer toplumsal kesimlerin özgürlük ve zenginlik taleplerine sosyal demokrat bir perspektif içinde cevap vererek çıkabilir.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025