Mustafa PAÇAL
Seçimler hafta sonu yapılacak yapılmasına da, şimdi, bir yandan seçim sonuçları diğer yandan seçim sonrası siyasi tablonun ne olacağı tam olarak belli değil.
Son on üç yıl içinde yapılan genel seçimlere kıyasla, ilk kez sonuçları tam olarak kestirilemeyen bir genel seçim yaşayacağız.
Böyle görüyorum, çünkü seçimin kritik olan noktasını bu seçimlere ilk kez parti olarak giren HDP’nin baraj sorunu oluşturuyor. Hâkim görüş HDP’nin barajı aşacağı yönünde olsa da, bu, konunun kritik olma önemini azaltmıyor.
Yine bu genel seçimlerde ilk kez AKP’nin tek başına iktidar olup olamayacağı tartışılır duruma geldi.
Özellikle HDP’nin yüzde 10 olan seçim barajını aşması hâlinde AKP’nin de yüzde 40 veya altında oy alması durumunda hükümeti kuracak kadar yani 276 milletvekili çıkaramayacağı tahminleri yapılıyor.
Şimdi bir de seçim kampanyalarında göze çarpanlara göz atalım.
Özellikle HDP listelerinde kadın adaylar neredeyse yarı yarıya ve toplumsal çeşitliliğin tüm renklerini barındırıyor.
HDP bu yanıyla diğer partilerle fark yaratıyor.
Ben de oyumu bu sefer HDP’ye vereceğim.
CHP’nin “sosyo-ekonomik menfaat paketi” oldukça gündemi sarsmış durumda. Her ne kadar hükümet çevreleri “kaynak nerede” diye karşı atağa geçtilerse de toplum bu seçim vaadini sevdi.
Yine CHP’nin adaylarını ağırlıkla ön seçim yaparak belirlemesi hem diğer partiler için demokrasi dersi oldu ve hem de parti örgütlerinin siyasi enerjisini seçim sürecinde konsolide etmesine neden oldu. CHP ayrıca kadın, genç ve etnik köken farklılıklarına listelerde daha fazla şans vererek bir başka olumlu adım daha attı.
MHP’ye gelince; o da kadın ve gençleri aday listelerinde daha görünür kılarak bir fark yarattı. Ancak bundan daha önemlisi MHP bu seçimlerde siyasetini ilk kez doğuya doğru götürdü.
HDP’nin daha fazla Türkiye partisi olma çabaları onu daha fazla batıya doğru gitmeye ne kadar zorladıysa, hemen benzer nedenlerle MHP’yi de doğuya doğru gitmeye zorladı.
AKP ilk kez bu seçimlere oldukça siyasi ve ekonomik sorunlarla girerek bunlara karşı daha çok geçmişte yaptıklarını anlatarak cevap vermeye çalıştı.
Öyle ki “Onlar konuşur, AKP yapar” sloganı tam bunun için icat edilmişti.
AKP’nin bir diğer sorunu ise demokratik yeni anayasa konusundan fazla “başkanlık sistemi” tartışmasını öne çıkarsa da bunun dozunu da seçim kampanyasının sonuna doğru azaltma ihtiyacı duydu.
Ve en önemlisi çözüm sürecinin tarafı olmalarına rağmen konuyu neredeyse inkâr eden bir duruma savrulmaları oldukça ibretlik bir durum ortaya çıkardı.
Demokratikleşme sorunu bu seçimlerde HDP dışında hemen tüm partilerin yeterince özen göstermediği bir sorun alanı oldu.
Yeni anayasa ve AB süreci bu seçim kampanyasında kendine fazla yer bulamadı.
Yine dış politikada “değerli yalnızlık” sorununun aşılması noktasına fazla vurgu yapılamadığı gözlendi.
Türkiye için seçim sonrası beklentiler; ağırlıkla demokratikleşme ve yeni anayasa konusunda olduğu kadar hukuk devleti alanında evrensel ölçülerde değişimi içeriyor.
Ayrıca siyasi kutuplaşmanın ortaya çıkardığı gerginliğin yumuşatılması ve özellikle Kürt sorununun çözümü için daha etkin çabaların gösterilmesi seçim sonrası diğer bir hayati sorun olarak kendini gösteriyor.
Bu seçimin galibinin kim veya kimler olacağı kadar bence bu sorunların çözümünde rol oynamak daha değerli gözüküyor.
Son olarak herkes sandığa giderek yurttaşlık görevini yapmalı.
Sadece oy vermekle kalmamalı oyunu saymasını da bilmeli…
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025