Mustafa PAÇAL
Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu kritik durum, bölgesel ve uluslararası siyasi ve ekonomik gelişmelerden daha çok içinde bulunduğu politik ve ekonomik durumdan kaynaklanıyor.
Ekonomide genel küresel yavaşlamanın yanı sıra belirsizliklerin daha fazla artmış olması ve buna ilaveten bölgesel sorun alanlarının buna eklenmesi, Türkiye’nin içinde bulunduğu kaotik siyasi ortamla birleşince bunun ekonomi üzerinde çarpan etkisi kaçınılmaz olarak daha maliyetli oluyor.
Türkiye ekonomisini kırılgan duruma getiren yapısal reformların sürekli ertelenmesi bu ekonomik tablonun ortaya çıkmasına ilave ve önemli bir katkıyı ayrıca sağlıyor.
Bugün Çin ekonomisindeki sarsıntının yanı sıra Fed’in Eylül ayında dolar faizini artırması olasılığı ve AB ekonomilerindeki sorunlar küresel piyasalarda deprem etkisi yaratıyor. Bu depremin her ekonomide yarattığı hasar değişkenlikler gösteriyor.
Bizim gibi kırılgan ekonomilerde bu depremin hem şiddeti daha yüksek oluyor ve hem de artçı sarsıntıları daha fazla yıkım yaratıyor.
Bir doların üç lira sınırında dolaşması, borsada yaşanan üst üste şoklara kamu harcamalarındaki artışın eklenmesi, ihracat ve ithalat dengesizlikleri, turizm gelirlerinin düşmesine bugünkü Türkiye’nin siyasi istikrarsızlık ve terör ortamı da buna eklendiğinde sonuç olarak bu yılı ekonomide kayıp bir yıl olacağı gibi bunun 2016 yılına sarkacak artçı ekonomik ve siyasi etkileri de olacak gözüküyor.
Ayrıca hükümetin 2015 yılı ekonomik hedeflerine ulaşılmasının daha şimdiden gerçekleşmesinin oldukça zor olduğunu burada belirtmiş olalım.
Evet, Türkiye ekonomisinin kırılganlığına eşlik eden bu siyasi gündem durumu daha da içinde çıkılmaz hâle getiriyor.
Bunu bizlerin yanı sıra ekonomiden sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da daha önceleri söylüyordu. Babacan özellikle yargıdaki zafiyetin Türkiye ve demokrasi için nasıl bir tehdit oluşturduğunu daha yılın ilk günlerinde şu sözlerle anlatıyordu:
“Yargı sistemimiz mutlaka bağımsız ve tarafsız işlemeli. Eğer bu zayıf tablo devam ederse hem demokraside hem de ekonomide görmüş olduğumuz bu tabloyu bile gün gelir mumla arar duruma düşebiliriz. Bu kadar önemli. Hukuk ve demokrasi ekmek ve su gibi bir ihtiyaç.”
Şimdi hukuk devleti ve yargı sorununa ilaveten çözüm süreci ve demokratikleşme de gündemden kalkınca, bakın bu tabloya Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ne diyor:
“(…)Türkiye ne yazık ki şu anda dört bir yanı ateş çemberi olan bir ülke. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bunların üstesinden gelmek için Türkiye’yi çok daha güçlü bir şekilde konumlandırmalıyız. Bunun için de güçlü hükümetlere ve siyasi istikrarlara ihtiyaç var. Hatta her zamankinden çok daha fazla Türkiye’nin şu dönemde siyasi istikrara ihtiyacı var. Ancak siyasi istikrarla birlikte son 12-13 yılda kazanımlar korunabilir. Şu anda Türkiye’nin son 12-13 yıldır kazandığı kazanımlar tehdit altında. Siyasi istikrarsızlık maalesef yatırımların ötelenmesine, Türkiye’ye yatırımların gelmemesine neden oluyor. O nedenle Allah’ın izniyle önümüzdeki dönemde bu badireyi de atlatacağız.”
Bu açıklamalar Erdoğan’ın siyaseti ile taban tabana zıt açıklamalar; çünkü bugün siyasi istikrarsızlığın kaynağı, çözüm süreci masasına tekmeyi atan ve bölge siyasetinde çatışmacı bir yol izleyen kendisi oluyor.
Bir başka ifadeyle söyleyecek olursak şiddeti ve terörü iktidar için siyasi bir enstrüman hâline getirirseniz o ülke de ekonomi de “terör ekonomisi” olmak durumunda kalır.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar…
2.02.2026 - Dış politikada yeni motto: Yurtta barış, dünyada barış, Suriye’de savaş…
26.01.2026 - Kürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün?
12.01.2026 - Hoş gelemiyor yeni yıl…
3.01.2026 - RTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok…
28.12.2025 - İkinci Kürt baharı…
21.12.2025 - Eş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı?
13.12.2025 - Ücret asgari, yoksulluk azami…
6.12.2025 - Ters köşe...
1.12.2025 - Anton Çehov’un silahı gibi…
17.11.2025
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Ad Soyad Giriniz...
Kürdler değil de galiba Miroğlu arafta