Mustafa PAÇAL
Seçim öncesi ve seçim sonrası belki de en çok konuşulan kavram “istikrar” oldu. 7 Haziran seçimleri sonrası koalisyon hükümetlerinin bir istikrar sağlayamayacağı yönünde pek çok sayıda yorum ve eleştiri yapıldı.
Seçim sonuçlarının bir koalisyonu işaret etmesinin özellikle ekonomi çevreleri bakımından çokça sakıncası dile getirildi. Zaten seçim sonuçlarını bir türlü kabullenemeyen Erdoğan için bu yollu değerlendirmeler kendi politikasına destek oldu. Sonuçta Devlet Bahçeli’nin “hayırcı siyaseti” yüzünden bir koalisyon hükümeti kurulamadı.
Şimdi 1 Kasım seçimleri sonrası tek başına iktidarı yeniden elde etmiş bir AKP hükümetinin işbaşına geçecek olması istenen istikrarı sağlayabilecek mi?
Eğer bu ülke Türkiye ve bu parti Erdoğan’ın AKP’si olursa, bu, epeyi bir optimist yaklaşım olur.
Nedenleri çok fazla olsa da bence önemli olanları sıralayarak neden AKP tek parti olarak geçmişte sağlamış olduğu istikrarı sağlayamaz ya da neleri yaparsa sağlayabilir onları anlatmaya çalışacağım.
Her şeyden önce geçmiş iktidar döneminde yapmış olduğu her “açılımı” gereği gibi tamamlamamış olmasının içinde bulunduğumuz bunalım ortamının nedenleri olarak görülmesinin önemini belirtmek gerekiyor.
Ne Kürt sorunu, ne yeni anayasa, ne AB ilişkileri, ne Alevi, ne azınlıklar ve ne de Roman sorunu açılımlarının tamamlanmasını bırakın, bugün bu sorunlar her anlamda daha da içinden çıkılmaz bir hâl aldı.
Bu sorunların açılımının yapılarak sonra orta yerde bırakılması başta ekonomiye ve demokrasi sürecinin akamete uğramasına neden oldu.
Sadece Kürt sorunu ve yeni anayasa sorunu alanlarında bugün gelinmiş olan nokta tam anlamıyla tüm ekonomik ve toplumsal sorunların kaynağını oluşturdu.
Milletin adamı diye bu açılımları yapan Erdoğan bugün artık devletin adamı olarak bu sorunların giderek kangrenleşmesinin nedeni oldu.
Onun için AKP’nin tek başına iktidar olması istikrar sağlayacağı anlamına gelmez.
Çünkü;
Ortadoğu ülkelerinin hemen hepsiyle kavgalı, ABD ve AB ile sürekli sorun yaratma temelli bir ilişki içinde olan Erdoğan ve onun AKP’si seçimleri tek başına iktidar olarak kazanmış olsa bile bu dış politika ile istikrar sağlayamaz.
Global ekonominin bu kadar sorunlu olduğu bir dönemde cari açık ve büyüme sorunları ile yüksek enflasyon ve kur riski altında olan bir ekonomi için Erdoğan siyaseti bir istikrar getiremez.
Aynı Erdoğan ve onun AKP’si eline geçirdiği bu iktidar fırsatını yeniden demokratikleşme ve yeniden ekonomide şahlanış olarak da değerlendirebilir.
Baştan söyleyeyim hiç umudum yok ancak yine de söylemek boynumuzun borcu olsun.
- Çatışmalar durur ve Kürt sorunu için müzakere sürecine yeniden başlanırsa (yalnız bu noktada PKK ve HDP’nin rolü de önemli);
- Basına ve medyaya karşı sansür, baskı ve yasaklamalar kaldırılırsa;
- “Paralel yapı” diye yapılan hukuksuzluklar sona erdirilirse;
- Bölge siyasetinde yeniden karşılıklı çıkarları amaçlayan barışçı bir dış politika izlenilirse;
- Devletin bir denge ve denetleme içinde çalışması sağlanırsa;
- Yeni anayasa sürecine yeniden dönülür ve süreç “başkanlık” tartışmalarıyla bloke edilmezse. Yani Türkiye’nin temel sorununun hükümet biçiminde değil demokratik bir hukuk devleti sorununda olduğu dikkate alınırsa;
- Sorunların çözümü için başlatılan “açılımlar” talepler dikkate alınarak sonuç odaklı sürdürülürse;
- Ekonomide yapısal sorunların çözümüyle birlikte bir büyüme programı uygulanırsa…
Yani, Erdoğan ve onun AKP’sinin bugüne kadar kaybettiği olumlu yanlarını yeniden kazanmanın siyasetini yapmasını tavsiye etmeye çalışıyorum.
Tabii ki ne yapacaklarına kendileri karar verecek.
Bizden söylemesi…
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025