Mustafa PAÇAL
Asgari ücret tartışmalarının yapıldığı alan bir hayli genişleyerek siyaset alanı dâhil, tüm ülke gündeminde ilk sıralarda yer aldı.
Bence iyi de oldu.
Çünkü emek, ücret ve sendika gibi konular ve sorunlar kamuoyu gündeminde kendine “özel ideolojik” nedenler yüzünden hemen hiç yer bulamıyor.
Neyse konumuza, asgari ücrete dönelim.
Önce, her ne kadar adı asgari ücret ise de –yani bunu duyan memleketin en düşük ücreti, diğer ücretler bunun üzerindedir diye düşünse de– bu, gerçek durumu yansıtmaktan uzak kalır
Çünkü ülkede beş milyondan fazla işçi –ki bu kayıtlı olanlardır– asgari ücretle çalışıyor. Yani asgari olması gereken ücret aslında yaygın reel bir ücret durumundadır.
Bir de çokça kayıt dışı olan tarım kesimi ve küçük işletmelerde asgari ücret dahi ödenmiyor. Ki bu sayı da iki milyon civarındadır.
Bu da işin başka bir vahim boyutunu oluşturmaktadır.
Diğer yandan dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı olan gelirinin dört bin beş yüz lira, açlık sınırının da yaklaşık bin beş yüz lira olduğu bir ülkede asgari ücretin bin lira net olmasının yarattığı “çalışırken yoksullaşma” durumunu buna ilave ettiğimizde asgari ücretin ne denli önemli bir sosyo-ekonomik enstrüman olduğu kendiliğinde ortaya çıkmaktadır.
CHP’nin 7 Haziran seçimlerinden önce ortaya attığı bir vaat olarak gündeme gelen asgari ücret artışına her ne kadar AKP sözcüleri “kaynak nerede” diye itiraz etmeye çalışmış olsalar da 1 Kasım seçimleri öncesi onlar da “topa girmek”, diğer partiler gibi karar vermek zorunda kaldılar.
CHP’yi asgari ücret ve diğer sosyal politikaları nedeniyle kutluyorum.
Bu gelişmelerden sonra asgari ücret 1.300 net ile AKP’nin seçim vaatleri arasında yerini aldı.
Son durum şu; AKP hükümeti, 1 Aralık tarihinde toplanması öngörülen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na bu seçim vaadini taşıyacağını ve buradan da bu oranda bir artışla yeni asgari ücretin belirleneceğini açıklamış oldu.
Bu durum üzerine ortalığı aldı bir pazarlık, iş dünyası sözcüleri bu artışlar olursa işsizlik artar ya da biz bu parayı verelim ama siz de bize vergi ve esnek çalışma gibi alanlarda ne tür kolaylıklar sağlayacaksınız demeye başladı.
Ayrıca işyerlerinde yapılan işlerin ağır ve tehlikeli olmasına ve bölgesel sosyo-ekonomik gerçekleri dikkate alan ayrı ayrı asgari ücret tespitleri de bu tartışmalara ilave olarak sürüyor.
Bu tartışmalar bize bir şey gösteriyor. Bir, mevcut asgari ücreti tespit sistemi hatalı ve yanlış; iki, asgari ücret gibi konu ve sorunları yanlış zeminde tartışıyoruz.
Bir kere asgari ücret tartışması siyasilerden ziyade ekonomik ve sosyal aktörlerin konuşacağı bir konudur.
İkincisi asgari ücretin komisyon eliyle belirlenmesi kaldırılmalıdır.
Asgari ücret sosyal taraflar arasında sektörel, bölgesel ve iş riski gibi faktörler dikkate alınarak ücret adaleti temelinde toplu pazarlık ile belirlenmelidir.
Asgari ücret üzerinden alınan vergiler sosyal nedenler dikkate alınarak daha da uygun oranlara indirilmelidir.
Asgari ücret oranlarını artışında reel asgari geçim şartları dikkate alınmalıdır.
Toplu iş sözleşmesi düzeni ile asgari ücret arasında olan hassas dengelere dikkat edilmelidir.
Asgari ücret artışının getirdiği ilave maliyetler devlet tarafında kimi muafiyetleri sağlanarak azaltılabilir. Bu da asgari ücret artışının ekonomik büyümeye ilave katkı sağlamasıyla giderilebilir.
Yani sürdürülebilirliği olan bir konuyu içinden çıkılmaz gibi göstermeyin.
Sonunda 1.300.TL olacak asgari ücrete, bir de ev geçindirmek gözüyle bakmanızı tavsiye ederim.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020