Mustafa PAÇAL
Konular yine döndü dolaştı kamuoyu gündemine getirildi.
Kiralık işçilik, taşeron çalıştırılması ve kıdem tazminatı fonu konularında geriye dönük yedi sekiz yıldır süren tartışmalara yeniden başladık.
Özellikle kıdem tazminatı konusunda sosyal taraflar arasında bir “mutabakat” olmadan herhangi bir adım atılmayacağı yönünde yaklaşımlar olduysa da geldiğimiz noktada bu durumun tartışmalı olduğunu görüyoruz.
Diğer yandan seçim dönemi vaatleri arasında bulunan taşeron işçilik sorununda yapılan yasal düzenlemelere rağmen hâlâ yeterli adımların atılmamış olması gündemdeyken şimdi de kiralık işçilik vekıdem tazminatı konusu yeniden gündeme taşınmış oldu.
Aslında öteden beri AKP hükümetleri çalışma yaşamını daha fazla kuralsız ve daha fazla güvencesiz çalıştırma yönünde siyasi tasarruflarda bulunmayı yeğlediler.
Seçim vaatleri arasında yer alan taşeron işçiler konusunda da kimi adımlar atılmış olmasına rağmen uygulamanın sadece kamu kesimiyle sınırlı bırakılmış olması genel olarak taşeron işçilik alanında sorunların devam edeceğini gösteriyor.
Kıdem tazminatı fonu tartışmaları her ne kadar seçim dönemlerinde dillendirilmemiş bile olsa hükümet bu konuyu tekrar gündeme getirerek konunun yeniden tartışılmasının önünü açtı.
Daha önceki tartışmaların sonunda sosyal tarafların “mutabakatı” olmadan bu konu çözümlenmeyecek denmiş olsa da yeni Çalışma Bakanı bu konuda ısrarcı olacağının işaretlerini verdi.
İşçi sendikaları konfederasyonları arasında ortak bir yaklaşım olsa da bu durumun değişebileceği yönünde özellikle işçiler arasında kaygılar da yok değil.
Fonun nasıl bir idari yapısı olacağından tutun da, fona yatırılacak kıdem gün sayısı kaç olacak ve fonda biriken tazminatların hangi şart ve usulde geri alınabileceğine kadar bir dizi sorun hem tartışılıyor ve hem de bu tartışmalar işçiler arasında haklı kaygılar yaratıyor.
Kıdem tazminatı hakkının herkes için güvence altına alınması ve reel olarak bu haktan faydalanma oranın yaygınlaştırılması ve son olarak bu hakkın bir sosyal hak olarak korunması yönünde hemen kimsenin bir itirazı yok.
Sorun bu hakkın mevcut yapı içinde hangi araçlarla korunacağı ve mevcut haklardan geriye gidişin olup olamayacağından kaynaklanıyor.
Kiralık işçilik sorunu ise ısıtılıp ısıtılıp temcit pilavı gibi habire gündeme getirilen bir başka sorun başlığını oluşturuyor.
Bu konu daha önceki yıllarda 2009 yılında yine gündeme getirilmişti.
Ve dönemin cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasayı özellikle “sosyal güvencelerden yoksun” olması nedeniyle veto etmişti.
Şimdi hükümet bir kez daha bu tasarıyı biraz makyaj yaparak yeniden Meclis’e getirmiş bulunuyor.
Yasa tasarısı özetle; işveren çeşitli nedenlerle geçici olarak işgücüne ihtiyaç duyarsa ki, bunlar genelde mevsimlik işler ile aşırı sipariş ve bunun sonucu artan üretimin yapıldığı dönemler ve kimi çalışanların özel nedenlerle çalışamayacak olması gibi hâllerde ortaya çıkacak olan işgücü açığının geçici olarak kapatılması gibi nedenlere dayanıyor.
Diğer yanda tasarı on işçiye kadar işçi çalıştıran işyerlerinde kiralık işçilik için bir sınır getirmezken on işçiden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin yüzde 25’i kadar kiralık işçi çalıştırılabileceğine hükmediyor.
Ayrıca özel istihdam bürolarının açılmasını ve kiralık işçilerin buralardan temin edileceğini düzenleyen tasarı kiralık işçilerin birden çok işverene, altı ay ve işveren gerek görürse bir altı ay daha süre ile istihdam edilebileceğini öngörüyor.
Bu şekilde çalışacak kiralık işçiler pek çok haktan mahrum kalabilecek.
Kıdem tazminatında yararlanmama, yıllık ücretli izin hakkından mahrum olma, sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkını kullanama, emekliliği hak kazanamama gibi hakları elde edemeyecekler.
Her şeyden önce bu, güvencesiz ve kuralsız çalışmayı daha fazla yaygınlaştıracağı gibi 10 işçiye kadar işyerlerinde herhangi bir sınır getirilmemesi işletmelerin nerdeyse yüzde 50’den fazlasını oluşturan bu işyerlerinde yani toplam istihdamın yarısından fazlası sosyal güvenceden yoksun bir şekilde çalışmaya zorlanacak.
Geçen yıl kasım ayında Antalya’da düzenlenen G20 zirvesinde konuşan Ali Koç, “Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir” demişti.
İşte bu tür sosyal güvenceden yoksun çalışma düzenlemeleri yaparsanız. İşçilerin örgütlenme ve toplu pazarlık haklarını kullanamaz hâle getirirseniz. İnsan emeğini, üretimin hammadde veya enerji gibi bir girdisi olduğu zihniyetinden hareket ederseniz.
İşte bu uygulamalar adaletsizlik ve eşitsizlik doğurur.
Ali Koç herhâlde bunları demek istiyordu.
Şimdi kendisinden ve sosyal taraflardan bu uygulamaların daha insani ve sosyal olması için yeniden açıklamalarda bulunmasını bekliyoruz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025