Mustafa PAÇAL
Türkiye Cumhuriyeti devleti, “hukuk devleti” olduğunu kanıtlamak için pek çok uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin altında imzası olan bir devlettir. BM yasaları, Avrupa Konseyi sözleşmeleri ilk akla gelen örnekleri oluşturuyor.
Ancak dünyadan Türkiye’ye, Türkiye’den dünyaya bakıldığında hiç de “hukuk devleti” gibi gözükmüyor. Bu hâlde hukuk devleti olduğunu göstermek için uluslararası sözleşmeleri imzalamak ve hattâ Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri arasında “hukuk devleti” tanımı yapmak yetmiyor ve yetemiyor.
Son olarak 2004 yılında yapılan bir anayasa değişikliği ile Anayasa’nın 90. maddesi değiştirilmiş ve bu değişikliğe göre “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletler arası antlaşma hükümleri geçerlidir” hükmü Anayasa’ya girdiği hâlde durum değişmemiştir.
Bir devlet düşünün ki hem uluslararası sözleşmeler ve antlaşmaları imzalayarak kabul ve taahhüt etmiş olsun ve hem de bunları anayasal güvence altına almış olsun ama tüm bunları yargı kararlarına yansıtmış olmasın.
Bu akla zarar durum hâlâ ve ısrarla sürdürülüyor.
Türkiye bugün gerek AİHM’e yapılan başvurularda ve gerekse de AYM’ye yapılan kişisel başvurular bakımından hukuk devleti olma özelliği tamamen deforme olmuş bir devlet durumundadır.
Şimdi hukuk devleti olamama durumu bu hâle gelmiş bir ülkede can ve mal güvenliği tehlike altında kalmış demektir.
Sıradan bir Ortadoğu ülkesi olmaya yüz tutmuş bir ülke durumuna kendisini düşüren Türkiye için her alanda güvensizlik de artmıştır.
Terör eylemleriyle oldukça sarsılan ve özellikle Suriye ve Ortadoğu’da izlediği yanlış ve hattâ suç içeren politikalarla kendi ayağına ateş eden Türkiye, bu zorlu ve karanlık durumdan oldukça zor çıkacak gibi gözükmektedir.
Hukuksuzluğun yerini şiddet alır.
Bugün de olan budur.
Güçlü bir hukuk devleti ve onu gösteren yargı kararları orta yerde yok ise işte o zaman “kim haklıysa değil kim güçlüyse o kazanır” saltanatı hüküm sürer.
İşte bugün Reza Zarrab olayı böyle bir durum için ibretlik bir örnek oluşturuyor.
Reza Zarrab ve onunla birlikte her türlü yolsuzluğa bulaşmış bakan çocuklarını bu ülkenin savcıları yargının karşısına diktiler. Yani haklı olan bir hukuk adamı olarak davrandılar ama güçlü olanlar onları yargının elinden alarak serbest bıraktılar. Orada da durmadılar Meclis Komisyonu kararı ile bu çocukların babası olan bakanları Yüce Divan’a göndermeyi engellediler.
17-25 Aralık dosyası bu devletin tarihinde bugüne kadar darbe dönemleri dâhil görülmemiş en büyük kepazeliktir. Bu dosya kapanacak cinsten bir dosya değildir. Bu durumun tüm siyasi ve hukuki sorumluluğun taşıyanlar yargı karşısına er geç çıkacak ve bunların hesabını verecektir.
İşte Reza Zerrab’ın ABD’de yakalanıp içeri atılması bu yargılamanın miladi başlangıcını oluşturacaktır diye düşünüyorum.
Reza’nın ABD’ye gitme nedeni üzerinde ne konuşulursa konuşulsun bu tutuklama ve yargılamanın buradaki işbirlikçileri üzerinde etkili sonuçları ortaya çıkacaktır. Reza Zarrab Türkiye’de birlikte iş tuttuğu ortaklarının isimlerini, işledikleri suçları ve dönen rüşvet ve kara paraları açıkladıkça 17-25 Aralık kepazeliği de daha fazla aydınlanacak ve bunun sonunda hem Reza Amerikan adalet sistemine göre ceza indirimi alacak ve hem de Türkiye’deki suç şebekesini ortaya çıkarmış olacaktır.
Artık bu saatten sonraki gelişmelerin siyasi ve hukuki sonuçlarını birlikte izleyeceğiz.
Kim kaçacak, kim kalacak nasıl sansasyonlar yaşanacak göreceğiz.
İşte bazen tak diye ortaya çıkan beklenmedik bir olay tüm bir zamanı değiştirebilir ve umudun yeşermesine yeniden neden olabilir.
Ben bu durumun hukuk devleti olma yolunda etkilerinin olumlu olacağını düşünüyorum.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025