Mustafa PAÇAL
İlk yazım nedeniyle herkese ve Haberdar ailesine merhaba…
Türkiye’ye dışarıdan bakıldığında hemen her alandaki görünümü sorunlu veya çok sorunlu bir ülke olarak görünüyor. Bunu raporlayan küresel kuruluşlar seçtikleri alanın değerlendirmelerinin objektif ölçülere ve uluslararası hukuk ve mesleki kurallara göre yapıyorlar.
Bu raporlar küresel ölçekte pek çok nedenle, o ülke hakkında bir referans noktası oluşturuyor.
Demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinden tutun da ekonomik ve sosyal diğer parametrelere kadar bu raporlar sizi dünya portföyünün içinde bir yere koyarak hakkınızda bir algı ve bir fikir oluşturuyor.
Daha önceki pozitif görünümünden hızla uzaklaşan Türkiye hakkında üst üste negatif raporlamaların gelmesi asla bir tesadüf olarak görülmemeli aksine bu raporlar “malumun ilamı” olarak değerlendirilmelidir.
Son olarak Avrupa Parlamentosu Türkiye raporu aynen bundan önceki AB ilerleme raporunun başına gelenler gibi otoriter yönetimin duvarına çarparak iade edildi, bundan önceki AB raporu da çöpe atılmıştı.
Bu raporlara bu tür siyasi muamele yapılmış olması bu raporların içindeki gerçekleri değiştirmeyeceği gibi bu raporlar küresel ölçekte hakkınızdaki algı ve fikirleri de değiştirmez.
Yani kendinizi aldatmış olursunuz.
AP raporu hakkında Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilişkilerin olumlu seyrettiğini belirterek "Bu dönemde böyle bir raporun önümüze getirilmesi tam anlamıyla provokatif bir yaklaşımdır, davranıştır" dedi.
Göçmen sorunu ve vize konularında AB ile yapılmış bir anlaşmanın Türkiye’nin insan hakları ve hukuk devleti alanındaki karnesine ve AB ilişkilerinin normalleşmesine ne tür olumlu bir katkı sağlayacağının iyimserliği bir kenara, hemen arkasından Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) vizesiz seyahat için gerekli olan tüm kriterleri yerine getirmesi gerektiğini ve bu kriterlerin Türkiye için "hafifletilmeyeceğini" söylemesi durum hakkında daha kapsamlı bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor.
Avrupa parlamentosunda oy çokluğu ile kabul edilen Türkiye raporunun bırakın AB kriterlerine uygunluğun ölçüldüğü ilerleme raporlarını, bu rapor Avrupa Konseyi (AK) anlaşmaları ve sözleşmeleriyle bile Türkiye’nin uyum sağlamadığı konusunda son yılların en uyarıcı raporu oldu.
İşin yanisi AB kriterlerinin yanı sıra doğal olarak AK anlaşmalarıyla da uyum sorunu yaşayan bir ülke durumuna düşürüldük.
Herhalde BM anlaşmaları ve giderek NATO üyeliğimizde sorunlu hale gelecek diye tahminde bulunmak zor olmasa gerekir.
Yeni bir raporda Sınır Tanımayan Gazeteciler (STG) örgütünden geldi.
STG, 2016 Dünya Basın Özgürlüğü raporunda 180 ülkenin değerlendirildiğini ve basın özgürlüğünde Türkiye’nin yine sınıfta kaldığını belirtiyor. 2015 yılına göre iki sıra daha gerileyen Türkiye’nin 151'inci sıraya düştüğü ve "gazetecilik yapmanın zor olduğu ülkeler arasında" yer aldığı raporda belirtiliyor.
Türkiye bu haliyle basın özgürlüğünde Uganda, Tanzanya, Kenya, İtalya, Yunanistan gibi ülkeler arasında geri kalırken, Rusya, İran, Irak, Cezayir, Nijerya, Ethiopia gibi ülkelerle aynı kategoride yer aldığının altı çiziliyor.
Şimdi bu raporu da çöpe mi atarlar yoksa geri iade mi ederler ne yaparlarsa yapsınlar bu rapor da basın özgürlüğü alanında oldukça kötü bir yerde olduğumuzu tokat atar gibi yeniden hatırlatıyor.
Bu raporları alt alta veya yan yana koyduğumuz zaman çıkarılacak sonuç Türkiye sıradan bir Ortadoğu ülkesi görünümünü veriyor.
Oysa 2023 yılında 500 milyar USD ihracat yapmayı, kişi başı 25 bin USD milli gelir elde etmeyi ve dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen bir ülke hakkında gelen bu raporlar bu hedeflere ulaşılmasını kesinlikle imkansız duruma getiriyor.
İktisatçılar her defasında söyledi. Hatta, AKP’li bakanlar da altını defalarca çizdi. Ekonomik büyüme ve rekabet için hukuk, demokrasi şart dedi.
Bölgesel ve uluslararası ilişkilerde zaten bu negatif tabloya paralel olarak tarihinin en kötü günlerini yaşanıyor olması işin tuzu biberini oluşturuyor.
Türkiye bu haliyle artık modern dünyadan kopmak üzere olan bir ülke durumunda bulunuyor.
Bu kopuşun insan hakları ve özgürlükler ile ekonomik ve sosyal alanda bir bedeli olacak.
Bakalım daha neler olacak…
MUSTAFA PAÇAL / HABERDAR
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020