Nejat ERDİM
Son bir ay içersinde Cizre'de yaşananlar herkesin aklına şu soruyu getiriyor: "acaba 90'lı yıllara geri mi dönüyoruz?"
Malumunuz 90'lı yıllarda bölgede Devletin içindeki bazı odaklarca Kürt aydın ,gazeteci ve yurtsever yurttaşlara karşı binlerce faili meçhul(!) cinayetin işlendiği; söz de PKK ile etkin mücadele(!) adına Hizbullah'ın ve JİTEM in bu cinayetlerde aktif biçimde rol oynadığı, o karanlık ve korkunç yılların bugün benzerinin Cizre'de tekrar tezgahlanmak istendiği yönünde ciddi şüpheler var.
Tıpkı o dönemlerde bu faili meçhul(!) katliamların merkezi olarak seçilen Batman, Diyarbakır ve Silvan ile özellikle Gebze havzasında Kürt iş adamlarına yönelik cinayetlerin işlendiği Kocaeli bölgesinde olduğu gibi Cizre'de de aynı korkunç ve kirli yöntemlerle daha henüz 12 yaşındaki çocuklara karşı alçakça ve korkunç bir katliamların tezgahlandığını görüyoruz.
Cizre'de son bir ayda yaşanan olaylar ve peşinde sokak ortasında işlenen cinayetlerin faillerine hala ulaşılamamış olması bizi Devlet ve özellikle polis teşkilatı içinde gizli bir yapılanmanın olabileceği noktasında şüpheye düşürüyor.
Hükümetten habersiz ve hatta hükümeti başta çözüm süreci olmak üzere iç politikada zor duruma sokmak ve daha da ötesi mevcut duruma karşı bir operasyon olarak nitelendirilebilinecek böylesi olayların bir takım güçlerin harekete geçmiş olabilecekleri konusunda düşünmeye değer.
Doğrusu iktidarın tüm suçlamalara rağmen bu durumu tasvip edip içine sindirebileceğini düşünmek çok mantıklı gelmiyor,zira bugün yaşananlar hem iç politikada hükümeti zora sokuyor, hem de çözüm sürecine yönelik bir sabotaj olarak kabul edilebilecek böylesi bir durumun doğuracağı sonuçların ne de denli korkunç olabileceğini en çok ta AKP biliyordur; işte böylesi bir tabloya iktidarın göz yumacağını sanmıyorum.
İktidara karşı bir olası bir komplonun varlığı eğer cidden şüpheden öteye,bir realiteye dönüşürse, bu olayların şifresi çözüldüğünde işaretlerin bizi nereye götüreceği konusunda birçok ihtimalden söz etmek mümkün.
Özellikle Kobani eylemlerinde Van'da çekildiği söylenen bir görüntüde Polis panzerlerinin panzerlerle yol kenarındaki araçları yanmakta olan araçların içine sürmesi bize hala iktidara diş gösteren bir yapının varlığını gösteriyordu.
Bugün Cizre'de yaşanılanlara bakılırsa ve görüntülerle tespit edilen plakasız polis araçlarının varlığı ayrıca düşündürücüdür.
Tüm bunlar bir yana adeta toplumsal bir yara olan Hrant Dink cinayeti ve bu cinayette parmağı olduğu mahkeme kararı ile saptanan Ercan Demir'in böylesi hassas ve böylesi provokasyona açık bir bölgeye, tam da olayların en kontrolden çıktığı bir dönemde Cizre'ye Emniyet Müdürü olarak atanması açıkçası anlaşılır gibi değil.
Son bir ay içinde yaşanan bu karmaşada istihbaratın tüm bu olup bitenler hakkında hala suçlulara ulaşamamış(!) olması da doğrusu ayrıca manidardır.
Kobani olaylarında, özellikle Diyarbakır'da yaşanan olaylarda kısa sürede başta Yasin Börü'nün öldürülmesinde olmak üzere birçok olayda faillere ulaşılması ve hatta Bingöl Emniyet Müdürüne yönelik silahlı saldırının faillerinin(?) birkaç saat içinde tespit edilip öldürülmeleri 120 bin nüfuslu Cizre'de bir ay içinde işlenen 7 cinayetin faillerine hala ulaşılamaması akıllara birçok soru işareti getiriyor.
Ya katilleri koruyan bir güç var ve bu güce diz çöktürmek öyle kolay gibi görünmüyor,ya da bu kaostan nemalanan bazı güçler profesyonelce bu cinayetleri işleyebiliyor ve işleme ye de devam edecek gibiler.
Öte yandan olaylarda ciddi anlamda bazı kesimlerce şüpheli görülen Huda Par cephesinin ivedilikle bu konuda kendini aklaması gerekir.
Kürtler arasında bir "kör dövüşünü" tetiklemek ve PKK-Huda Par çatışmasına zemin hazırlamak için kollarını sıvayıp hazırda bekleyen Kürt düşmanlarına karşı hangi düşüncede ve hangi siyasi yapıya sahip olursa olsun bir uzlaşının sağlanmasını ve Kürtler arasında bir akil heyetin bu provokasyona karşı el birliği ile mücadele etmesi gerekir.
Bölgedeki sivil toplum örgütleri ve cemaatlerin biran önce harekete geçmesi kaçınılmazdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.06.2015
4.02.2015
19.05.2015
14.05.2015
9.02.2015
8.02.2015
4.04.2015
28.03.2015
24.03.2015
23.03.2015