Nejat ERDİM
Pandoranın kutusu bir kere açıldı, artık ne yaparsanız yapın bu saatten sonra mızrak çuvala sığmayacak!
İktidar partisinin sözcüsü ve aynı zamanda Başbakan yardımcısı olan Bülent Arınç ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki kavga giderek iki cepheden de destekçileri ile katlanarak devam ediyor ve kavga uzadıkça daha da acımasız ve çetin bir hal alıyor.
Bülent Arınç'ın Erdoğan'a yönelik peş peşe yönelttiği cesurca ve alışılmışın dışındaki eleştiriler tam anlamı ile Ankara'da şaşkınlık yaratmış durumda, ama belli ki bu kavga Arınç ve Erdoğan kavgasından çok Hükümet ve Erdoğan kavgası görüntüsü veriyor; özellikle Arınç'ın tepki ve eleştirilerine hükümet kanadından herhangi olumsuz bir yorumun yapılmamış olması bunun en belirleyici işaretidir zaten.
Ama bu kavgayı kontrolden çıkartan ve belki de bundan sonra iktidar partisi içinde çok daha büyük kavgaları ve peşinden kopuşları getirecek olan esas hamle hiç kuşkusuz ki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Bülent Arınç için attığı twitter mesajlarıydı.
Arınç'ı Paralelciler ile iş tutmakla suçlayıp acilen istifaya çağıran Gökçek'in mesajları kelimenin tam anlamı ile gündeme bomba gibi düştü, herkes bu sert mesajların nasıl karşılık bulacağını merakla bekliyordu.
Yeri geldiğinde Erdoğan'a bile meydan okuyan Arınç'ın kendi partisinden ve kendi yönetimine bağlı bir belediye başkanının bu sert ve seviyesiz çıkışına karşı mutlaka bir cevap vereceğini doğrusu hepimiz bekliyorduk; ama beklemediğimiz ve tahmin edemediğimiz bir şey vardı, o da Gökçek'in üslubunun değil, icraatlarının hedef alınmasıydı.
Arınç, çok açık ve net bir şekilde Gökçek'i yolsuzlukla suçlarken, Ankara'nın adeta parsel parsel paralelcilere ve onların etrafındakilere nasıl da kuralsızca ve ahlaksızca peşkeş çekildiğini dile getirirken ; aynı zamanda Gökçek'in bu çıkışının bir başka gerekçesini de Oğlunu 7 Haziran seçimlerinde AKP'den vekil gösterme çabalarından biridir diyordu özetle...
Emin olun ki Arınç'ın sadece kıyısından, köşesinden dile getirdiği bu iğrenç alışverişin çok daha geniş çaplı olarak önümüzdeki günlerde sadece Ankara ile sınırlı kalmayacağını, iktidarın elindeki birçok belediye'de sorgulanacağı gerçeğidir.
Bu kavganın AKP içinde iki farklı kutuplaşmayı tetiklediğini, bu andan itibaren Erdoğan ve Davutoğlu etrafında bir ayrışmanın hızla kendine yer bulacağını kestirmek güç değil.
Özellikle tüm bu yaşananlardan sonra Davutoğlu için kaçınılmaz iki yol gözüküyor.
Davutoğlu, ya saraya bağlılığını daha da pekiştirmek için 7 Haziran seçimleri için oluşturulacak milletvekili listesini Erdoğan'ın istediği gibi şekillendirecek; ki bu artık düşük bir ihtimal veya tam aksine listeyi kendi ekibi ile oluşturup aleni olarak Erdoğan'a meydan okuma sayılabilecek bir yolu tercih edecek.
Yaşanan sürecin ve gürültünün sadece bireysel bir kavga olmadığını ve bu kavgayı tetikleyecek daha birçok artçının yaşanabileceğini kestirmek güç değil, ama esas kestirilemeyen büyük depremin şiddeti ve ne zaman olacağıdır.
Erdoğan'ın adeta hayalini kurduğu ve bu uğurda partisini bir bakıma bilediği başkanlık sistemine geçişin artık çok daha zor olacağını ve hele HDP'nin barajı aşması ile bu Erdoğan için bir "tatlı" hayal olan Başkanlık sisteminin tam anlamı ile bir "sükutu hayal'e" dönüşeceği gerçeğidir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.06.2015
4.02.2015
19.05.2015
14.05.2015
9.02.2015
8.02.2015
4.04.2015
28.03.2015
24.03.2015
23.03.2015