Nihat Ali Özcan
Türkiye uzun süreden beri, ABD’nin PKK ile ilişkilerinin kabul edilmez olduğunu her ortamda
dile getiriyor. ABD ise, PKK ile arasındaki ilişkiyi, yapay bir tanımlama ve coğrafya ile (Suriye) sınırlandırarak, sürdürmekte ısrar ediyor.
Yine itirazların arttığı, neredeyse Fırat’ın doğusunda çatışmaların yaygınlaşmasına ramak kaldığı bir aşamada, yeni ve ilginç bir gelişme yaşandı. ABD Adalet Bakanlığı, PKK’nın üst düzey üç yöneticisinin, yerini bildirenler için hatırı
sayılır miktarda ödül vereceğini açıkladı.
Bu açıklamadan kısa süre sonra ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, aynı zamanda ABD’nin eski Türkiye Büyükelçisi James Jeffri, PKK’nın terör örgütü olduğunu ancak, Suriye’de faaliyet gösteren PKK’lıların oluşturduğu PYD’yi terör örgütü olarak görmediklerini ifade etti. İçinde çelişkiler barındıran bu açıklamalar farklı mahfillerde, farklı tepkiler aldı/almaya devam ediyor. Daha uzun süre de alacak gibi görünüyor.
Yaşananları anlamlandırmak, olası gelişmeleri farklı yönleriyle öngörebilmek için atılması gereken adımlar uzunca bir liste oluşturuyor. Özellikle de PKK gibi bir sorunun karakterini merkeze koyan, olayın taraflarını, hedef, strateji ve taktiklerini bütüncül olarak ele alan bir yaklaşımdan söz ediyoruz. Anlık iyi, kötü ayrımından değil. Örneğin, Türkiye kendi açısından tepki verirken, açıklamaların PKK üzerinde ne gibi etkileri olacağına da kafa yormak gerekiyor.
Kitap, zayıflığı bünyesinde taşıyan, meşruiyet kaygısıyla baş etmeye çalışan ve kendisini sürekli tehlike altında gören terör örgütlerinin en büyük sorununun “güven” olduğunu yazar. Bu hadisede “güven” sadece bir duygu meselesi değil, aynı zamanda bir akıl meselesidir. Özellikle de silahlı çatışma ortamlarında.
ABD’nin PKK liderlerini “ödül vaat edilen suçlu” mertebesine indirmesinin terörizm kitabında elbette bir karşılığı var. Bu hamle onları, teröristlerin dünyasını oluşturan “politik” hedeflerin “büyük kahramanın”dan, başına ödül konulan sıradan “suçluya” dönüştürmektedir.
Bu yaklaşım iki alanda itimatsızlık dalgası yaratacaktır. Bir yanda ABD ile PKK yönetimi arasında. Örgütün kuruluşundan 1999’a kadar ABD, Marksist ideoloji bağlamında, “kapitalist/emperyalist sömürgeci” bir güçtür. Ardından da ABD, Öcalan’ın yakalanmasındaki rolüyle PKK’ya büyük bir travma yaşatmıştı. Haliyle o bir zamanlar nefret edilen güçtü. Irak’ın işgali, iki tarafa güven inşasına yeni bir fırsat vermiş, bunun meyvelerini de Suriye’de toplamışlardı. PKK’nın açıklamalarına bakacak olursak, işler ve duygular değişiyor gibi. Bunun için Fırat’ın doğusunu, PKK’nın Rusya, Esad ve
İran’la ilişkilerini yakından izlemekte fayda var.
Öte yandan, örgüt içinde de çalkalanmalar kaçınılmazdır. Suriye’ye ataması yapılan PKK’lı militanların seçiminde “güvensizlik” büyük rol oynayacaktır. PKK gibi merkeziyetçi, Stalinist bir örgüt, PYD adıyla Suriye’de görev yapan, ABD ile iyi ilişki kurmuş militanlarına “olağan şüpheli” olarak bakacaktır. Nitekim örgüt tarihi, kültürü, “kolayca düşman ağına düşebilecek hain örnekleri”
ile doludur. ABD’nin açıklaması sonrasında manzara, örgüt içi krizin kaçınılmaz olduğunu söylüyor.
ABD, kendi çıkarları için bölgede olayları, ilişkileri yeniden tasarlamayı sürdürüyor. Hareketsiz kalmak yerine, fırsat alanlarına odaklanmak doğru bir yaklaşım olabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.06.2019
11.06.2019
28.05.2019
21.05.2019
8.05.2019
23.04.2019
19.04.2019
16.04.2019
10.04.2019